2. Harfi A Olan Kelimeler

ikinci harfi A olan 13483 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulma makinesi ni kelimelik kelime türetme olarakta kullanabilirsiniz


İKİNCİ Harfi A Olan Türkçe Göre Kelime Listesi


15 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞTIRABİLME, BAĞDAŞTIRICILIK, BAĞIMLILAŞTIRMA, BAĞIŞLANABİLMEK, BAĞIŞLATABİLMEK, BAĞIŞLAYABİLMEK, BAĞIŞLAYIVERMEK, BAĞITLANABİLMEK, BAĞITLAYABİLMEK, BAĞNAZLAŞTIRMAK, BAHARATLANDIRMA, BALDIRANŞERBETİ, BALLIBABAGİLLER, BALTALANABİLMEK, BALTALAYABİLMEK, BALTALAYIVERMEK, BALYALAYABİLMEK, BARBARLAŞABİLME, BARINDIRABİLMEK, BARIŞTIRABİLMEK, BASİTLEŞEBİLMEK, BASİTLEŞTİRİLME, BASMAKALIPLAŞMA, BAŞKALAŞABİLMEK, BAŞKALDIRABİLME, BAŞLATILABİLMEK, BAŞTEKNİSYENLİK, BAŞVURULABİLMEK, BATILILAŞABİLME, Devamını Gör

14 Harfli Kelimeler

BABALANABİLMEK, BAĞDAŞIKLAŞMAK, BAĞDAŞTIRILMAK, BAĞIMSIZLAŞMAK, BAĞIŞLANABİLME, BAĞIŞLATABİLME, BAĞIŞLAYABİLME, BAĞIŞLAYICILIK, BAĞIŞLAYIVERME, BAĞITLANABİLME, BAĞITLAYABİLME, BAĞLANTISIZLIK, BAĞNAZLAŞTIRMA, BAKTERİYOLOJİK, BAKTERİYOSKOPİ, BALDIRPATLATAN, BALIKÇILGİLLER, BALIKESİRLİLİK, BALIKLANDIRMAK, BALTALANABİLME, BALTALAYABİLME, BALTALAYICILIK, BALTALAYIVERME, BALYALAYABİLME, BANTLAYABİLMEK, BARBUNYAGİLLER, BARINDIRABİLME, BARIŞTIRABİLME, BARİZLEŞTİRMEK, Devamını Gör

13 Harfli Kelimeler

BABACANLAŞMAK, BABALANABİLME, BAĞDAŞABİLMEK, BAĞDAŞIKLAŞMA, BAĞDAŞTIRILMA, BAĞDAŞTIRMACI, BAĞIMLILAŞMAK, BAĞIMSIZLAŞMA, BAĞIRTABİLMEK, BAĞIŞLATILMAK, BAĞLANABİLMEK, BAĞLANIVERMEK, BAĞLANTILILIK, BAĞLATABİLMEK, BAĞLAYABİLMEK, BAĞLAYIVERMEK, BAĞRIŞABİLMEK, BAHSEDEBİLMEK, BAHŞEDEBİLMEK, BAKIŞIMSIZLIK, BAKTERİGİLLER, BAKTERİYOLOJİ, BAKTIRABİLMEK, BALABANLAŞMAK, BALIKLANDIRMA, BANDIRABİLMEK, BANKERZEDELİK, BANTLAYABİLME, BARINDIRILMAK, Devamını Gör

12 Harfli Kelimeler

BABACANLAŞMA, BABAYİĞİTLİK, BADANALANMAK, BADANALATMAK, BAĞDAŞABİLME, BAĞDAŞMAZLIK, BAĞDAŞTIRICI, BAĞDAŞTIRMAK, BAĞIMLILAŞMA, BAĞINTICILIK, BAĞINTILILIK, BAĞIRABİLMEK, BAĞIRIVERMEK, BAĞIRTABİLME, BAĞIŞLAMAMAK, BAĞIŞLATILMA, BAĞLAMACILIK, BAĞLANABİLME, BAĞLANIVERME, BAĞLATABİLME, BAĞLAYABİLME, BAĞLAYICILIK, BAĞLAYIVERME, BAĞNAZLAŞMAK, BAĞRIŞABİLME, BAĞRIŞTIRMAK, BAHARATÇILIK, BAHÇELİEVLER, BAHSEDEBİLME, Devamını Gör

11 Harfli Kelimeler

BABAANNELİK, BABAYANİLİK, BABAYİĞİTÇE, BACAKKALEMİ, BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA, BADİKLEŞMEK, BAĞDAŞIKLIK, BAĞDAŞILMAK, BAĞDAŞTIRMA, BAĞIMLAŞMAK, BAĞIMSIZLIK, BAĞIRABİLME, BAĞIRGANLIK, BAĞIRIVERME, BAĞIŞLANMAK, BAĞIŞLATMAK, BAĞIŞLAYICI, BAĞITLANMAK, BAĞITLAŞMAK, BAĞLANTISIZ, BAĞLAŞIKLIK, BAĞLAŞIMSIZ, BAĞLILAŞMAK, BAĞNAZLAŞMA, BAĞRIŞTIRMA, BAHÇIVANLIK, Devamını Gör

10 Harfli Kelimeler

BABACANLIK, BABALANMAK, BABASIZLIK, BACAKKIRAN, BACANAKLIK, BACKGROUND, BADANALAMA, BADEMCİLİK, BADİKLEMEK, BADİKLEŞME, BAĞDALAMAK, BAĞDAŞILMA, BAĞIMLAMAK, BAĞIMLAŞMA, BAĞIMLILIK, BAĞIŞÇILIK, BAĞIŞIKLIK, BAĞIŞLAMAK, BAĞIŞLANIŞ, BAĞIŞLANMA, BAĞIŞLATIŞ, BAĞIŞLATMA, BAĞIŞLAYIŞ, BAĞITLAMAK, BAĞITLANIŞ, BAĞITLANMA, BAĞITLAŞMA, BAĞITLAYIŞ, BAĞLAMALIK, Devamını Gör

9 Harfli Kelimeler

BABACANCA, BABACILIK, BABAFİNGO, BABALANMA, BABAYİĞİT, BADANASIZ, BADİKLEME, BADİRESİZ, BADMİNTON, BAĞCIKSIZ, BAĞDALAMA, BAĞDAŞMAK, BAĞDAŞMAZ, BAĞICILIK, BAĞIMLAMA, BAĞINTICI, BAĞINTILI, BAĞIRTKAN, BAĞIRTLAK, BAĞIRTMAK, BAĞIŞLAMA, BAĞITLAMA, BAĞLAMACI, BAĞLAMSAL, BAĞLANMAK, BAĞLAŞMAK, BAĞLATMAK, BAĞLAYICI, BAĞNAZLIK, Devamını Gör

8 Harfli Kelimeler

BABAANNE, BABAESKİ, BABAİLİK, BABAYANİ, BACABAŞI, BACAKLIK, BACAKSIZ, BAÇÇILIK, BADANACI, BADANALI, BADEMCİK, BADEMLİK, BADEMSİZ, BADISABA, BADİRELİ, BAĞBOĞAN, BAĞCIKLI, BAĞCILAR, BAĞCILIK, BAĞDAMAK, BAĞDAŞIK, BAĞDAŞIM, BAĞDAŞMA, BAĞILDAK, BAĞILLIK, BAĞIMSIZ, BAĞIRDAK, BAĞIRGAN, BAĞIRMAK, Devamını Gör

7 Harfli Kelimeler

BABACAN, BABACIK, BABACIL, BABAÇKO, BABADAĞ, BABAEVİ, BABAKÖŞ, BABALIK, BABASIZ, BABIALİ, BABİLİK, BACAKLI, BACANAK, BACASIZ, BACILIK, BADEMCİ, BADEMLİ, BADEMSİ, BADERNA, BAGETLİ, BAĞDADİ, BAĞDAMA, BAĞIMLI, BAĞINTI, BAĞIRMA, BAĞIRTI, BAĞIŞÇI, BAĞIŞIK, BAĞITÇI, Devamını Gör

6 Harfli Kelimeler

BABACA, BABALI, BADANA, BADEHU, BADELİ, BADEMA, BADİRE, BADİYE, BAĞCIK, BAĞDAŞ, BAĞDAT, BAĞICI, BAĞLAÇ, BAĞLAM, BAĞLIK, BAĞNAZ, BAĞRIŞ, BAĞSIZ, BAHANE, BAHŞİŞ, BAHTLI, BAKARA, BAKAYA, BAKICI, BAKİRE, BAKİYE, BAKKAL, BAKLAN, BAKMAK, Devamını Gör

5 Harfli Kelimeler

BABAÇ, BABAİ, BACAK, BAÇÇI, BADAS, BADAT, BADEM, BADIÇ, BADİK, BADYA, BAFRA, BAGAJ, BAGET, BAĞAN, BAĞCI, BAĞDA, BAĞIL, BAĞIM, BAĞIN, BAĞIR, BAĞIŞ, BAĞIT, BAĞLI, BAHAİ, BAHAR, BAHÇE, BAHİR, BAHİS, BAHRİ, Devamını Gör

4 Harfli Kelimeler

BABA, BABİ, BACA, BACI, BADE, BADİ, BAĞA, BAĞI, BAHT, BAKI, BAKİ, BAKS, BAKÜ, BALA, BALE, BALO, BANA, BANİ, BANK, BANT, BARA, BARI, BARİ, BARK, BARO, BASI, BATI, BATİ, BAYİ, Devamını Gör

3 Harfli Kelimeler

BAÇ, BAD, BAĞ, BAL, BAN, BAP, BAR, BAS, BAŞ, BAT, BAV, BAY, BAZ, CAĞ, CAM, CAN, CAR, CAZ, ÇAĞ, ÇAK, ÇAL, ÇAM, ÇAN, ÇAP, ÇAR, ÇAT, ÇAV, ÇAY, DAĞ, Devamını Gör

2 Harfli Kelimeler

FA, HA, LA, MA, RA, TA, YA


FA (Kelime Kökeni: İtalyanca fa)


[isim] [müzik]
  • Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses
  • Bu sesi gösteren nota işareti

Birleşik Kelimeler: fa anahtarı


HA


[ünlem]
  • İstek uyandırmak için kullanılan bir söz

    Ha göreyim seni! Ha gayret!

  • (ha:) Şaşma anlatan bir söz

    Amma güzel ha! Öyle oldu ha!

  • (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz

    Sakın ha bir daha yapma! Sakın ha ağlamanı istemiyorum. - Attila İlhan

  • (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz

    Ha, miralay arzu ederse o başka tabii! - Attila İlhan

[bağlaç]
  • Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz

    Ha ben gelmişim ha o. Ha bağ ha bahçe ha tarla.

[bağlaç]
  • Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir

    Yürü ha yürü, yol bitmiyor ki.

[edat] [kaba konuşmada]
  • Evet
[teklifsiz konuşmada]
  • (ha:) Soru bildiren bir söz

    Sen de geldin ha?

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ha babam (ha)
  • ha babam de babam
  • ha bire
  • ha deyince
  • ha gayret
  • ha şöyle
  • ha şunu bileydin

[kimya]
  • Hahniyum elementinin simgesi

LA (Kelime Kökeni: İtalyanca la)


[isim] [müzik]
  • Gam dizisinde `sol` ile `si` arasındaki ses
  • Bu sesi gösteren nota işareti
[kimya]
  • Lantan elementinin simgesi

RA


[kimya]
  • Radyum elementinin simgesi

TA (Kelime Kökeni: Farsça tā)


[zarf]
  • Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz

    Ta karşıda büyükannenin evine kadar götürdüler. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ta kendisi
  • ta ki

[kimya]
  • Tantal elementinin simgesi

YA (Kelime Kökeni: Arapça yā)


[ünlem]
  • `Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü

    Yürü ya mübarek!

[edat]
  • Evet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ya Allah
  • ya Rabbi (veya Rab)
  • ya sabır
  • ya sabır çekmek
  • ya ya ya şa şa şa

Birleşik Kelimeler: yalelli

[bağlaç]
  • Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz

    Ya, bu adam kim?

  • Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz

    Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?

  • Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz

    Biz de gelelim mi? -Gelin ya.

  • Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz

    Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya.

  • Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz

    Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?

  • Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz

    O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar.

  • Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz

    Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var. - Memduh Şevket Esendal

  • Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya

Birleşik Kelimeler: ya da, yahut, veya


BAÇ (Kelime Kökeni: Farsça bāc)


[isim] [tarih]
  • Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi

    Sirkeci'de oh diye gözlerini açtı, şehrin ta göbeğinde bacını verdiği köprüyü yavaş yavaş geçti. - Ömer Seyfettin

  • Zorla alınan para, haraç

    Galata'da baç alınan evler bir gece içinde istiklallerini ilan ederek en meşhur hamilerini kovmuşlardı. - Ömer Seyfettin


BAD (Kelime Kökeni: Farsça bād)


[isim] [eskimiş]
  • Rüzgâr

    Esme ey bad esme canan uykuda. - Faruk Nafiz Çamlıbel

Birleşik Kelimeler: badısaba


BAĞ


[isim]
  • Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne

    Ayakkabının bağı çözüldü.

  • Sargı

    Yaramın bağını değiştireceğim.

  • Bağlam, deste, demet

    Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz.

[mecaz]
  • İlgi, ilişki, rabıta

    Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. - Anayasa

[anatomi]
  • Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti

    Eklem bağı, asıcı bağ.

[denizcilik]
  • Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm
[müzik]
  • Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret

Birleşik Kelimeler: bağ doku, bağ-fiil, organik bağ, ağız bağı, ayak bağı, bel bağı, boyun bağı, diz bağı, domuzbağı, düzen bağı, etek bağı, göbek bağı, gönül bağı, göz bağı, kan bağı, kasık bağı, kol bağı, sancak bağı

[isim]
  • Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası
  • Meyve bahçesi

    Kadıköy'den Fenerbahçe'ye kadar olan saha, gözleri okşayan bağlarla örtülüdür. - Beynun Akyavaş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
  • bağ babadan, zeytin dededen kalmalı
  • bağ bayırda, tarla çayırda
  • bağ bozmak
  • bağ budamak
  • bağı ağlayanın yüzü güler

Birleşik Kelimeler: bağ bahçe, bağ bıçağı, bağboğan, bağ bozumu, bağ çubuğu, bağkesen


BAL


[isim]
  • Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde
  • Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı
  • Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bal alacak çiçeği bilmek (veya bulmak)
  • bal bal demekle ağız tatlanmaz
  • bal dök de yala
  • bal gibi
  • balı dibinden, yağı yüzünden
  • balın âlâsı oğlun tazesinden
  • balı olan bal yemez mi?
  • balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer
  • bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil
  • bal olan yerde sinek de olur
  • bal sağmak
  • bal tutan parmağını yalar

Birleşik Kelimeler: bal arısı, balçiçeği, bal dudak, balgümeci, balhane, bal kabağı, bal kelebeği, balköpüğü, bal mumu, bal özü, bal peteği, bal rengi, acı bal, deli bal, süzme bal, ağaç balı, çam balı, gümeç balı, gün balı, kedi balı, kehribar balı, meyan balı, oğul balı, pamuk balı


BAN (Kelime Kökeni: Hırv. ban)


[isim] [tarih]
  • Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan

BAP (Kelime Kökeni: Arapça bāb)


[isim] [eskimiş]
  • Kapı
  • Kitaplarda bölüm, başlık
  • Konu, husus

    Ben yine memnunum senden evladım / Sana ben bu bapta kusur bulmadım - Enis Behiç Koryürek

[dil bilgisi]
  • Arap dil bilgisinde mastar çeşitlerinden her biri

Birleşik Kelimeler: Babıali


BAR


[isim]
  • Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu

    Bahçesi var, bağı var, ayvası var, narı var / Atamızdan yadigâr bizde ata barı var - Halk türküsü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bar tutmak

Birleşik Kelimeler: barbaşı, bar havası

[isim]
  • Danslı, içkili eğlence yeri

    Barın kapısından bir adam fırladı. - Attila İlhan

  • Ayaküstü içki içilen eğlence yeri

    Barlarda, gazinolarda millî dilin konuşulduğunu pek işitmezdiniz. - Orhan Seyfi Orhon

  • Amerikan bar

    Barda yan yana oturuyor, içiyoruz. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: Amerikan bar

[isim]
  • Hava basıncı birimi
[isim] [halk ağzında]
  • Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bar bağlamak (veya tutmak)

[isim] [spor]
  • Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk

Birleşik Kelimeler: barparalel


BAS (Kelime Kökeni: Fransızca basse)


[isim] [müzik]
  • En kalın erkek sesi
  • Sesi böyle olan sanatçı
  • En kalın sesli orkestra çalgısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bas tutmak

Birleşik Kelimeler: basbariton, basgitar, basklarnet


BAŞ


[isim] [anatomi]
  • İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser

    Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. - Necati Cumalı

  • Bir topluluğu yöneten kimse

    Cumhurbaşkanı devletin başıdır. - Anayasa

  • Başlangıç

    Hafta başı. Ay başı. Yılbaşı. Satır başı.

  • Temel, esas

    Gücün, erdemliğin, bilimin, her şeyin başı paradır, para. - Halide Edip Adıvar

  • Arazide en yüksek nokta

    Dağın başı. Tepenin başı.

  • Bir şeyin genellikle toparlakça ucu

    Avucumuzun içinde sakladığımız sigaraların yanmış ucu ile fitillerin başını yaktık. - Falih Rıfkı Atay

  • Bir şeyin uçlarından biri

    Merdiven başında beni çağırdı. - Ayla Kutlu

  • Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet

    Yirmi baş koyun. Üç baş soğan.

  • Sarraflık hakkı
  • Bir şeyin yakını veya çevresi

    Güzel bir sonbahar havasında şair, havuz başına uzanır gibi oturmuş, güneşleniyordu. - Ahmet Kabaklı

  • `Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün` anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz

    Başbakan, başçavuş, başhekim, başkent, başöğretmen, başpehlivan, başrol, başsavcı.

  • Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği

    Başa güreşmek.

[denizcilik]
  • Deniz teknelerinde ön taraf

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ...-nın başında gelmek (veya yer almak)
  • baş (veya başı) çekmek
  • baş (veya başını) alamamak
  • başa çıkmak
  • başa çıkmak
  • başa gelen (dert) çekilir
  • başa gelmek
  • başa gelmeyince bilinmez
  • başa güreşmek
  • baş ağır gerek, kulak sağır
  • baş ağrıtmak
  • başa vermek
  • baş bağlamak
  • baş bulmak
  • baş çevirtmek
  • baş dille tartılır
  • baş döndürmek
  • baş edebilmek
  • baş edememek
  • baş eğmek
  • baş eldeyken
  • baş etmek
  • baş gelmek
  • baş göstermek
  • baş göz etmek
  • baş göz olmak
  • başı ağrımak
  • başı bağlanmak
  • başı belada olmak
  • başı belaya girmek (veya uğramak)
  • başı çatlamak
  • başı dara düşmek
  • başı daralmak
  • başı darda kalmak
  • başı derde girmek
  • başı dönmek
  • başı göğe ermek (veya değmek)
  • başı hoş olmamak
  • başı için
  • başı kazan gibi olmak
  • başım gözüm üstüne
  • başımla beraber
  • başına (...) gelmek
  • başına balta kesilmek (veya olmak)
  • başına bela açmak
  • başına bela almak
  • başına bela olmak (veya kesilmek)
  • başına bir hâl gelmek
  • başına çalmak
  • başına çalsın!
  • başına çıkarmak
  • başına çıkmak
  • başına çorap örmek
  • başına dert açmak
  • başına dert olmak (veya kesilmek)
  • başına devlet (veya talih) kuşu konmak
  • başına dikilmek
  • başına dikmek
  • başına dolamak
  • başına dünyanın belasını sarmak
  • başına ekşimek
  • başına gaile açmak
  • başına geçirmek
  • başına geçmek
  • başına geçmek
  • başına gelen başmakçıdır
  • başına gelmek
  • başına gelmek
  • başına güneş geçmek
  • başına iş açmak
  • başına iş çıkarmak
  • başına iş çıkmak
  • başına kâhya kesilmek
  • başına kakmak (veya kakınç etmek)
  • başına kalmak
  • başına kan çıkmak
  • başına karalar bağlamak
  • başına oturmak
  • başı nâra yanmak
  • başına sarmak
  • başına taç etmek
  • başına taş düşmek (veya yağmak)
  • başına vur, ağzından lokmasını al
  • başına vurmak
  • başına yıkmak
  • başın başı, başın da başı var
  • başında beklemek (veya durmak)
  • başında değirmen çevirmek
  • başında kavak yeli (veya yelleri) esmek
  • başından almak
  • başından aşağı kaynar sular dökülmek
  • başından atmak
  • başından büyük işlere girişmek (veya kalkışmak)
  • başından geçmek
  • başından kalkmak
  • başından korkmak
  • başından savmak
  • başında olmak
  • başında paralansın
  • başında torbası eksik
  • başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez
  • başını ağrıtmak
  • başını alıp gitmek
  • başını ateşlere yakmak
  • başını bağlamak
  • başını beklemek
  • başını belaya sokmak
  • başını bir yere bağlamak
  • başını bir yere sokmak
  • başını boş bırakmak
  • başını çatmak
  • başını çıkarmak
  • başını derde sokmak
  • başını dik tutmak
  • başını dinlemek
  • başını döndürmek
  • başını duman almak
  • başını ezmek
  • başını gözünü yarmak
  • başını istemek
  • başını kaldırmamak (veya kaldıramamak)
  • başını kaşımaya (veya kaşıyacak) vakti olmamak
  • başını koltuğunun altına almak
  • başını kurtarmak
  • başının altında
  • başının altından çıkmak
  • başını nâra yakmak
  • başının çaresine bakmak
  • başının derdine düşmek
  • başının etini yemek
  • başının gözünün sadakası
  • başını ortaya koymak
  • başını taştan taşa vurmak
  • başını toplamak
  • başını uçurmak
  • başını vermek
  • başını yakmak
  • başını yemek
  • başı sağ olsuna gitmek
  • başı sıkılmak (veya sıkışmak)
  • başı sıkıya gelmek
  • başı taşa değmek
  • başı tutmak
  • başı üstünde yeri olmak
  • başı yastığa düşmek
  • başı yastık yüzü görmemek
  • başı yerine gelmek
  • başı zapt olunmamak
  • baş kesmek
  • baş kes, yaş kesme
  • baş kıç olmak
  • baş kıç vurmak
  • baş kırılır (veya yarılır) fes (veya börk) içinde, kol kırılır yen (veya kürk) içinde
  • baş koşmak
  • baş koymak
  • baş nereye giderse ayak da oraya gider
  • baş olan boş olmaz
  • baş ol da istersen soğan başı ol
  • baş olmak
  • baş sağlığı, dünya varlığı
  • baş sallamak
  • başta (veya başında) bulunmak (veya olmak)
  • baştan aşmak
  • baştan çıkarmak
  • baştan çıkmak
  • baştan kara etmek
  • baştan kara gitmek
  • başta taşımak
  • baş tutamamak
  • baş tutmak
  • baş üstünde tutmak
  • baş üstünde yeri var
  • baş vermek
  • baş yakmak
  • baş yapmak
  • baş yastığı baş derdini bilmez
  • baş yemek

Birleşik Kelimeler: başağaç, başağırlık, başağrısı, baş ağrısı, başakortçu, başaktör, başaktris, başaltı, baş altı, başantrenör, başasistan, baş aşağı, başbakan, baş baş, baş başa, başbayan, başbayi, baş belası, baş bezi, baş bıçağı, baş bodoslaması, başbuğ, başçavuş, başdanışman, başdekorcu, başdelege, başdenetçi, başdenetmen, başdizgici, başdoktor, baş döndürücü, baş dönmesi, başdümenci, baş dümeni, başeczacı, başefendi, başeksper, başeser, başeski, başfiyat, başgardiyan, başgarson, başgedikli, başhakem, baş halatı, baş havlusu, başhekim, başhemşire, başhostes, başimam, başkafiye, başkahraman, başkaldırı, başkaldırmak, başkarakter, başkâtip, başkatsayı, başkemancı, başkent, başkesit, başkeşiş, başkilise, başkişi, başkomutan, başkonakçı, başkonsolos, başköşe, başkumandan, başlahana, başmabeyinci, başmakale, başmal, başmekân, başmisafir, başmuallim, başmubassır, başmuharrir, başmurakıp, başmüdür, başmüezzin, başmüfettiş, başmühendis, başmürettip, başmüsevvit, başmüşavir, başmüzakereci, başnokta, başoda, başoyuncu, başöğretmen, başörtü, başpapaz, başparmak, başpehlivan, başpiskopos, başrahip, başrejisör, başrol, başsağlığı, başsavcı, başspiker, başşehir, baştaban, baştabip, baş tacı, baştanımaz, başteknisyen, başucu, baş ucu, başuzman, başülke, başüstü, başüstüne, başvekâlet, başvekil, başvezir, başvurdurmak, başvurmak, başvuru, başvurulmak, başyapıt, başyardımcı, başyargıcı, baş yastığı, başyaver, başyazar, başyazı, başyazman, başyemek, başyıldız, başyönetmen, başyukarı, başa baş, başı açık, başı bağlı, başıboş, başıbozuk, başı bütün, başı dertte, başı devletli, başı dik, başı dimdik, başı dinç, başı dumanlı, başı havada, başı kabak, başı kalabalık, başı önünde, başı yerde, başı yukarıda, başı yumuşak, başına buyruk, baştan savma, akbaş, alabaş, altınbaş, baltabaş, büyükbaş, delibaş, demirbaş, elmabaş, erbaş, iribaş, kancabaş, karabaş, Kızılbaş, kocabaş, küçükbaş, sallabaş, sıkma baş, tokmakbaş, topbaş, üst baş, yaş baş, yeşilbaş, astsubay başçavuş, astsubay kıdemli başçavuş, adam başı, adımbaşı, asesbaşı, aşçıbaşı, atbaşı, aybaşı, ay başı, bacabaşı, barbaşı, bezirgânbaşı, binbaşı, borazancıbaşı, böcekbaşı, bölükbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, çeşme başı, çeşnicibaşı, çıbanbaşı, dağbaşı, dağ başı, dakika başı, dersbaşı, dört başı mamur, düğüncübaşı, elebaşı, eşekbaşı, hafta başı, hahambaşı, hamalbaşı, hekimbaşı, humbaracıbaşı, ırgatbaşı, işbaşı, kamçıbaşı, kayabaşı, kervanbaşı, kırkyılın başı, kocabaşı, koçbaşı, kolbaşı, koltukbaşı, köprübaşı, Köprübaşı, köşebaşı, kumbaşı, kuşbaşı, kuşçubaşı, kuyruklu yıldız başı, liste başı, madde başı, masabaşı, mehterbaşı, meme başı, mimarbaşı, müneccimbaşı, obabaşı, ocakbaşı, odabaşı, omuz başı, onbaşı, oymakbaşı, ön yüzbaşı, ördekbaşı, pazarbaşı, pınar başı, saat başı, sarbanbaşı, satır başı, sekbanbaşı, semazenbaşı, sofra başı, söz başı, subaşı, şahincibaşı, tepebaşı, Tepebaşı, ustabaşı, yanı başı, yârenbaşı, yılanbaşı, yılbaşı, yiğitbaşı, yüzbaşı, canla başla, bir başına, adam başına, başlı başına, çocuk başına, kadın başına, kendi başına, kız başına, kişi başına, parça başına, tek başına, yalnız başına, aklı başında, işbaşında eğitim, masabaşında, yanı başında

[isim] [eskimiş]
  • Çıban