Y İle Başlayan Kelimeler

Y ile başlayan 2176 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulucu yu kelimelik kelime hilesi olarakta kullanabilirsiniz.


Y ile başlayan Harf Sayısına Göre Kelime Listesi


15 Harfli Kelimeler

YABANCILAŞTIRMA, YANITLANDIRILMA, YANSIZLAŞTIRMAK, YARARLANDIRILMA, YASALAŞTIRILMAK, YAYGINLAŞTIRMAK, YOKSULLAŞTIRMAK, YÖRESELLEŞTİRME, YÜZSÜZLEŞTİRMEK

14 Harfli Kelimeler

YAKINLAŞTIRMAK, YANITLANDIRMAK, YANSIZLAŞTIRMA, YAPAYLAŞTIRMAK, YAPILABİLİRLİK, YARARLANDIRMAK, YARDIMSEVERLİK, YASAKLAYICILIK, YASALAŞTIRILMA, YASALLAŞTIRMAK, YASSILAŞTIRMAK, YATIŞTIRICILIK, YAVANLAŞTIRMAK, YAYGINLAŞTIRMA, YELKOVANGİLLER, YENİŞARBADEMLİ, YERELLEŞTİRMEK, YERLEŞTİRİLMEK, YETİŞTİRİCİLİK, YETKİLENDİRMEK, YİĞİTLENDİRMEK, YOĞUNLAŞTIRMAK, YOKSULLAŞTIRMA, YÖNLENDİRİLMEK, YUMURTLAYANLAR, YUVARLAKLAŞMAK, YÜKSEKLİKÖLÇER, YÜKÜMLENDİRMEK, YÜREKLENDİRİCİ, Devamını Gör

13 Harfli Kelimeler

YABANCILAŞMAK, YABANILLAŞMAK, YAKAMOZLANMAK, YAKINLAŞTIRMA, YAKIŞIKSIZLIK, YALOVAMİSKETİ, YANITLANDIRMA, YAPAYLAŞTIRMA, YAPILANDIRMAK, YAPISALLAŞMAK, YAPIŞTIRILMAK, YARAMAZLAŞMAK, YARARLANDIRMA, YARARLANILMAK, YASALAŞTIRMAK, YASALLAŞTIRMA, YASSILAŞTIRMA, YAVANLAŞTIRMA, YAVAŞLATILMAK, YEDİKIZKARDEŞ, YELPAZELENMEK, YENİLEŞTİRMEK, YERELLEŞTİRME, YERLEŞTİRİLME, YETENEKSİZLİK, YETİŞTİRİLMEK, YETKİLENDİRME, YILDIRIMKIRAN, YILDIRIMSAVAR, Devamını Gör

12 Harfli Kelimeler

YABANCILAMAK, YABANCILAŞMA, YABANILLAŞMA, YABANİLEŞMEK, YAĞMURLAYICI, YAĞMURSUZLUK, YAKAMOZLANMA, YAKIŞIKLILIK, YAKIŞTIRMACA, YAKLAŞTIRMAK, YALÇINLAŞMAK, YALDIZLANMAK, YALDIZLATMAK, YALNIZLAŞMAK, YALOVAİNCİSİ, YALTAKLANMAK, YANILTICILIK, YANKESİCİLİK, YANSITICILIK, YANTUTMAZLIK, YAPILANDIRMA, YAPINTICILIK, YAPISALCILIK, YAPISALLAŞMA, YAPIŞTIRILMA, YAPRAKKURUSU, YAPRAKLANMAK, YARADANCILIK, YARADILIŞTAN, Devamını Gör

11 Harfli Kelimeler

YABANCILAMA, YABANCILLIK, YABANİLEŞME, YADIRGANMAK, YADIRGATICI, YADIRGATMAK, YAFTALANMAK, YAĞDIRILMAK, YAĞIŞSIZLIK, YAĞMALANMAK, YAĞMURLAMAK, YAĞMURÖLÇER, YAKINLAŞMAK, YAKINSAKLIK, YAKIŞTIRMAK, YAKLAŞILMAK, YAKLAŞTIRMA, YALANCIKTAN, YALANLANMAK, YALANLATMAK, YALAYICILIK, YALAZLANMAK, YALÇINLAŞMA, YALDIZCILIK, YALDIZLAMAK, YALDIZLANMA, YALDIZLATMA, YALIÇAPKINI, YALINLAŞMAK, Devamını Gör

10 Harfli Kelimeler

YABANCILIK, YABANILLIK, YABANSILIK, YABANSIMAK, YABANTIRAK, YADIMLAMAK, YADIRGAMAK, YADIRGANMA, YADIRGATMA, YAFTALAMAK, YAFTALANMA, YAĞDIRILMA, YAĞILAŞMAK, YAĞIŞÖLÇER, YAĞMACILIK, YAĞMALAMAK, YAĞMALANMA, YAĞMURLAMA, YAKALANMAK, YAKALATMAK, YAKALIKSIZ, YAKINLARDA, YAKINLAŞMA, YAKINSAMAK, YAKIŞIKSIZ, YAKIŞTIRMA, YAKLAŞILMA, YALANCILIK, YALANLAMAK, Devamını Gör

9 Harfli Kelimeler

YABALAMAK, YABANİLİK, YABANSIMA, YADIMLAMA, YADIRGAMA, YADSINMAK, YAFTALAMA, YAĞDANLIK, YAĞDIRMAK, YAĞILAŞMA, YAĞLANMAK, YAĞLATMAK, YAĞLAYICI, YAĞLIDERE, YAĞMALAMA, YAĞMURLUK, YAĞMURSUZ, YAĞSIZLIK, YAHUDİLİK, YAKALAMAK, YAKALANIŞ, YAKALANMA, YAKALATMA, YAKALIKLI, YAKAMOZLU, YAKICILIK, YAKINSAMA, YAKIŞIKLI, YAKLAŞMAK, Devamını Gör

8 Harfli Kelimeler

YABALAMA, YABANCIL, YABANİCE, YABANLIK, YADSIMAK, YADSINMA, YAĞCILIK, YAĞDIRMA, YAĞIŞSIZ, YAĞLAMAK, YAĞLANMA, YAĞLATMA, YAĞLIKÇI, YAĞLILIK, YAĞMURLU, YAĞÖLÇER, YAHŞİHAN, YAHŞİLİK, YAHUDİCE, YAKAKENT, YAKALAMA, YAKARMAK, YAKILMAK, YAKINDAN, YAKINLIK, YAKINMAK, YAKINSAK, YAKIŞMAK, YAKLAŞIK, Devamını Gör

7 Harfli Kelimeler

YABANCI, YABANIL, YABANSI, YADİGAR, YADSIMA, YAĞHANE, YAĞILIK, YAĞILTI, YAĞIMSI, YAĞIŞLI, YAĞLAMA, YAĞMACI, YAHYALI, YAKACAK, YAKALIK, YAKAMOZ, YAKARCA, YAKARIŞ, YAKARMA, YAKASIZ, YAKILMA, YAKIMCI, YAKINDA, YAKINIŞ, YAKINMA, YAKINTI, YAKIŞIK, YAKIŞMA, YAKITÇI, Devamını Gör

6 Harfli Kelimeler

YABANİ, YAĞLIK, YAĞMAK, YAĞMUR, YAĞRIN, YAĞSIZ, YAHUDİ, YAKALI, YAKARI, YAKAZA, YAKICI, YAKMAÇ, YAKMAK, YALAKA, YALAMA, YALÇIN, YALDIZ, YALGIN, YALINÇ, YALLAH, YALMAN, YALNIZ, YALOVA, YALPAK, YALPIK, YALTAK, YALVAÇ, YAMACI, YAMALI, Devamını Gör

5 Harfli Kelimeler

YABAN, YABGU, YAFTA, YAĞAR, YAĞCI, YAĞIR, YAĞIŞ, YAĞIZ, YAĞLI, YAĞMA, YAĞSI, YAHEY, YAHNİ, YAHŞİ, YAHUT, YAKIM, YAKIN, YAKIŞ, YAKIT, YAKİN, YAKMA, YAKUT, YALAK, YALAN, YALAZ, YALIM, YALIN, YALIZ, YALPA, Devamını Gör

4 Harfli Kelimeler

YABA, YAFA, YAĞI, YAHU, YAKA, YAKI, YALI, YAMA, YANİ, YAPI, YARA, YARI, YASA, YAŞA, YATI, YAVE, YAYA, YAZI, YEDİ, YEİS, YEKE, YELE, YEME, YENİ, YETİ, YIKI, YISA, YIVA, YİNE, Devamını Gör

3 Harfli Kelimeler

YAD, YAĞ, YAK, YAL, YAN, YAR, YAS, YAŞ, YAT, YAY, YAZ, YEĞ, YEK, YEL, YEM, YEN, YER, YIL, YIR, YİV, YOĞ, YOK, YOL, YOM, YOZ, YÖN, YUF, YUH, YÜK, Devamını Gör

2 Harfli Kelimeler

YA, YE, YO


YA (Kelime Kökeni: Arapça yā)


[ünlem]
  • `Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü

    Yürü ya mübarek!

[edat]
  • Evet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ya Allah
  • ya Rabbi (veya Rab)
  • ya sabır
  • ya sabır çekmek
  • ya ya ya şa şa şa

Birleşik Kelimeler: yalelli

[bağlaç]
  • Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz

    Ya, bu adam kim?

  • Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz

    Yetişirim diyorsun, ya yetişemezsen?

  • Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz

    Biz de gelelim mi? -Gelin ya.

  • Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz

    Bu, söylenecek söz mü? -Söylenir ya. Azıcık yardımcı olsa ya.

  • Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz

    Sen geldin, ya Ahmet? Siz karnınızı doyurdunuz, ya ben ne yapayım?

  • Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde `hele, özellikle` anlamlarında kullanılan bir söz

    O çocuğun terbiyesine, zekâsına, çalışkanlığına diyecek yok, ya inceliği. Fırtına kırdı, döktü, yıktı, ya o ağaçlara verdiği zarar.

  • Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz

    Fena oğlan değildir, değildir ya, yalnız bu sarhoşluğu var. - Memduh Şevket Esendal

  • Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya

Birleşik Kelimeler: ya da, yahut, veya


YE


  • Türk alfabesinin yirmi sekizinci harfinin adı, okunuşu

YO


[ünlem]
  • `Hayır` anlamında kullanılan bir söz

    Dün bize geldiniz mi? -Yo.

  • `Yapmam, istemem, kabul etmem` anlamında kullanılan bir itiraz sözü
  • `Sakın` anlamında kullanılan bir uyarma sözü

    Yoo, güvercinlerime dokunmayınız, dedi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


YAD


[sıfat]
  • Yabancı

Birleşik Kelimeler: yad el, yad erklik, yad estetik, yad gerekirci

[isim]
  • Anma
  • Hatır, zihin

    Yâdımda ezelî ve mor bir fecir memleketi gibi kalan doğduğum yeri gözümün önüne getirmek isterim. - Ömer Seyfettin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yâd etmek
  • yâdını uyandırmak


YÜK


[isim]
  • Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi

    Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. - Falih Rıfkı Atay

  • Bir şeyin ağırlığı
  • Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar

    Bir araba yükü odun.

  • Eşya

    Bütün yükü bu bavul.

[mecaz]
  • Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev

    Ben bu yükün altına giremem. Bu yüke herkes katlanamaz.

[mecaz]
  • Tedirginlik veren şey, engel
[fizik]
  • Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı
[tarih]
  • Yüz bin kuruşluk mal veya tutar

    Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. - Tarık Buğra

[halk ağzında]
  • Doğacak bebek
[eskimiş]
  • Yüklük

    Haydi şu yüke giriver!.. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yük altına girmek
  • yük olmak
  • yükte hafif pahada ağır
  • yükünü almak
  • yükünü çekmek
  • yükünü tutmak
  • yük vurmak

Birleşik Kelimeler: yük arabası, yük asansörü, yükçeker, yük gemisi, yük hayvanı, yük katarı, yük odası, yük treni, yük vagonu, aşırı yük, baz yük, dökme yük, kuru yük, serbest yük, deve yükü, kar yükü, rüzgâr yükü


YUH


[ünlem] [hakaret yollu]
  • Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yuh çekmek


YUF


[ünlem]
  • Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz

Birleşik Kelimeler: yuf borusu


YÖN


[isim]
  • Belli bir noktaya göre olan yer, taraf
  • Bir şeyin belli bir noktaya baktığı yan, veçhe

    Binanın batı yönü.

  • Bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet

    Bolu yönüne.

[mecaz]
  • Tutulacak, izlenecek yol

    Bu yönde yapılacak araştırmalardan tiyatro tarihimiz için daha başka ipuçlarının çıkması da kuvvetle muhtemeldir. - Fahir İz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yön vermek

Birleşik Kelimeler: yön belirteci, yönbul, yön eki, yöneylem, yön gösterme eki, yön zarfı, ana yön, ara yön, asyön, tek yön, bu yönden, o yönden, şu yönden


YOZ


[sıfat]
  • Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan

    Yoz toprak. Yoz bitki.

[mecaz]
  • Kaba, adi, bayağı

    Yoz adam.

[mecaz]
  • Yozlaşmış, dejenere
[halk ağzında]
  • Kısır
[halk ağzında]
  • Davar sürüsü

    Yozların Karataş Dağı'na çıkar / Orada tavlanır, malların Üyük - Âşık Ali İzzet


YOM


[isim] [halk ağzında]
  • İyi talih, iyi haber

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yom tutmak


YOL


[isim]
  • Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
  • Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer

    Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. - Çetin Altan

  • Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi

    Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. - Ömer Seyfettin

  • İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer

    Su yolu. Sel yolu.

  • Yolculuk

    Yola çıkmak. Yoldan kalmak.

  • Gidiş çabukluğu, hız

    Bu vapurun yolu az.

  • Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi

    Celâl Bey'i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür. - Haldun Taner

  • Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik

    Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur.

  • Kumaşta bulunan çizgi
  • Kez, defa, kere, sefer
[argo]
  • Hile, tuzak
[halk ağzında]
  • Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan
[mecaz]
  • Gaye, uğur, maksat

    Bu yolda çok emek harcandı.

[mecaz]
  • Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem

    Bu işi yapmanın bir yolu vardır.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ... yoluna
  • yola (veya yollara) düşmek
  • yola (veya yoluna) koyulmak
  • yola çıkmak
  • yol açmak
  • yola dizilmek
  • yola düzülmek
  • yola gelmek (veya yatmak)
  • yola getirmek
  • yola gitmek
  • yol almak
  • yol aramak
  • yola revan olmak
  • yola vurmak
  • yol bulmak
  • yol çizmek
  • yolda kalmak
  • yoldan (veya yolundan) kalmak
  • yoldan çevirmek
  • yoldan çıkmak
  • yol etmek
  • yol gitmek
  • yol görünmek
  • yol göstermek
  • yol gözlemek
  • yol iz bilmek
  • yol kesmek
  • yollara dökülmek
  • yolları ayrılmak
  • yolları tutmak
  • yol şaşmak
  • yol tepmek
  • yol tutmak
  • yolu (veya yolunu) şaşırmak
  • yolu açık olmak
  • yolu açmak
  • yolu almak
  • yolu düşmek
  • yoluna bakmak
  • yoluna baş koymak
  • yoluna can (veya canını) vermek
  • yoluna çıkmak
  • yolun açık olsun
  • yoluna girmek
  • yoluna koymak
  • yoluna sapmak
  • yolunda gitmek (veya yürümek)
  • yolunda görünmek
  • yolunu beklemek (veya gözlemek)
  • yolunu bilmek
  • yolunu bulmak
  • yolunu değiştirmek
  • yolunu kaybetmek
  • yolunu kesmek
  • yolunu sapıtmak
  • yolunu tutmak
  • yolunu tutmak
  • yolunu yapmak
  • yol vermek
  • yol vurmak
  • yol yakınken
  • yol yapmak
  • yol yürümek

Birleşik Kelimeler: yol ağzı, yol ayrımı, yol azığı, yol bel, yolbil, yolbul, yol boyu, yoldüzler, yol erkân, yol evladı, yolgeçen hanı, yol halısı, yol haritası, yol harçlığı, yol işareti, yol kardeşi, yolkesen, yol kilimi, yol parası, yol uğrağı, yolüstü, yol yol, yol yordam, yol yorgunu, açık yol, açısal yol, altı yol, ana yol, bir yol, bölünmüş yol, çakıl yol, çıkar yol, dikenli yol, diplomatik yol, doğru yol, dört yol, duble yol, ekspres yol, kaçamak yol, kısayol, köprü yol, kötü yol, orta yol, otoyol, stabilize yol, tahsisli yol, tali yol, tam yol, tek yönlü yol, tercihli yol, uzak yol kaptanı, uzun yol sürücüsü, uzun yol şoförü, yan yol, gözü yolda, o yolda, kısa yoldan, ayakyolu, bisiklet yolu, boru yolu, cinyolu, çevre yolu, çıkış yolu, çözüm yolu, demir yolu, deniz yolu, döl yolu, geçim yolu, Gökyolu, Hacılaryolu, Hacıyolu, hak yolu, Harezmi yolu, hava yolu, idrar yolu, kara yolu, keçi yolu, koşu yolu, Samanyolu, seğirdim yolu, ses yolu, sıçan yolu, sidik yolu, suyolu, su yolu, yargı yolu, yaya yolu, keyfi yolunda, tıngırı yolunda


YOK


[sıfat]
  • Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
[isim]
  • Olmayan, bulunmayan şey

    Sen yoktan anlamaz mısın?

  • Yasak

    İçki, sigara yok.

[edat]
  • `Hayır` anlamında kullanılan bir söz

    Geldiler mi? -Yok, daha gelmediler.

[bağlaç]
  • Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz

    Verdiler, ne âlâ; yok vermediler, döner gelirsin.

[bağlaç]
  • Birinin söylediği sözlerden genelde kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz

    Yok kâğıdı kalmamış, yok mürekkebi iyi değilmiş, hasılı bir alay bahaneler!

    Yok ben seni adam ettim, yok haddini bil, yok üstümüze düşeni yapalım. - Attila İlhan

[edat]
  • Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir

    Yok, doğrusu iyi adam, kim ne derse desin.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yok ananın örekesi
  • yok canım
  • yok devenin başı (veya pabucu veya nalı)
  • yok etmek
  • yok oğlu yok
  • yok olmak
  • yok satmak
  • yoktan var etmek
  • yokum
  • yok yok

Birleşik Kelimeler: yok pahasına, yok yere, yok yoksul, yok yılı, vara yoğa, varı yoğu, hiç yoktan


YOĞ


[isim]
  • Eski Türklerde ölüler için yapılan tören

YİV


[isim]
  • Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
  • Bir dişli çarkta veya bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm
  • Bir sütun gövdesinin veya bir vazo karnının çevresine eşit aralıklarla paralel veya sarmal olarak uzunlamasına açılan oyuk
  • Ek çizgisi

    Kafatasının yivleri.

  • Saçta ayırma yeri

Birleşik Kelimeler: yivaçar


YIR


[isim] [halk ağzında]
  • Ezgi, türkü, nağme
  • Şiir