KA İle Başlayan Kelimeler

KA ile başlayan 2326 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulucu yu kelimelik kelime hilesi olarakta kullanabilirsiniz.


KA ile başlayan Harf Sayısına Göre Kelime Listesi


15 Harfli Kelimeler

KABİLİYETSİZLİK, KADEMELENDİRMEK, KADİFELEŞTİRMEK, KAHRAMANMARAŞLI, KALABALIKLAŞMAK, KAMBURLAŞTIRMAK, KAMULAŞTIRILMAK, KANGRENLEŞTİRME, KANSERLEŞTİRMEK, KANUNLAŞTIRILMA, KAPİTALİSTLEŞME, KARABATAKGİLLER, KARABİBERGİLLER, KARARLAŞTIRILMA, KARATAVUKGİLLER, KARINCAİNCİTMEZ, KARMANYOLACILIK, KARŞILAŞTIRILMA, KARŞILAŞTIRMACI, KARŞILAŞTIRMALI, KARTPOSTALCILIK, KAVRAMLAŞTIRMAK, KAYINBİRADERLİK Devamını Gör

14 Harfli Kelimeler

KABADAYILANMAK, KABADAYILAŞMAK, KABULLENMİŞLİK, KADASTROLANMAK, KADEMELENDİRME, KADİFELEŞTİRME, KADİRBİLMEZLİK, KADROLANDIRMAK, KAHRAMANLAŞMAK, KALABALIKLAŞMA, KALENDERLEŞMEK, KALINLAŞTIRMAK, KALIPLAŞMIŞLIK, KALORİFERCİLİK, KAMBURLAŞTIRMA, KAMULAŞTIRILMA, KANATLANDIRMAK, KANITLANDIRMAK, KANSERLEŞTİRME, KANUNLAŞTIRMAK, KAPASİTESİZLİK, KAPİTALİZASYON, KARAAĞAÇGİLLER, KARABORSACILIK, KARAKTEROLOJİK, KARAKTERSİZLİK, KARAMSARLAŞMAK, KARANFİLGİLLER, KARARLAŞTIRMAK, Devamını Gör

13 Harfli Kelimeler

KABADAYILANMA, KABADAYILAŞMA, KABAHATSİZLİK, KABALAŞTIRMAK, KAÇINILMAZLIK, KADASTROLAMAK, KADASTROLANMA, KADAVRALAŞMAK, KADINSILAŞMAK, KADİRBİLİRLİK, KADİRŞİNASLIK, KADROLANDIRMA, KAHRAMANLAŞMA, KAHRAMANMARAŞ, KAHVERENGİMSİ, KALAFATLANMAK, KALDIRIMCILIK, KALECİKKARASI, KALENDERLEŞME, KALINLAŞTIRMA, KALSİFİKASYON, KAMULAŞTIRMAK, KAMUSALLAŞMAK, KAMYONETÇİLİK, KANATLANDIRMA, KANGRENLEŞMEK, KANGURUGİLLER, KANITLANDIRMA, KANUNLAŞTIRMA, Devamını Gör

12 Harfli Kelimeler

KABAHATLİLİK, KABALAŞTIRMA, KABİLİYETSİZ, KADASTROLAMA, KADAVRALAŞMA, KADAYIFÇILIK, KADEMELENMEK, KADINDÜĞMESİ, KADINSILAŞMA, KADINTUZLUĞU, KADİFELEŞMEK, KAFATASÇILIK, KAFİYESİZLİK, KAKTÜSGİLLER, KALAFATÇILAR, KALAFATÇILIK, KALAFATLAMAK, KALAFATLANMA, KALBURABASTI, KALBURLANMAK, KALBURLATMAK, KALİFİKASYON, KALİFORNİYUM, KALİTESİZLİK, KALKERLEŞMEK, KALKINDIRMAK, KAMBİYOCULUK, KAMBURLAŞMAK, KAMULAŞTIRMA, Devamını Gör

11 Harfli Kelimeler

KABADAYILIK, KABAKGİLLER, KABAKLAŞMAK, KABALACILIK, KABARECİLİK, KABİLİYETLİ, KABLELMİLAT, KABUKLANMAK, KABUKLAŞMAK, KABULLENMEK, KABZIMALLIK, KAÇINGANLIK, KADEHDAŞLIK, KADEMELEMEK, KADEMELENME, KADEMSİZLİK, KADERSİZLİK, KADINGÖBEĞİ, KADINLAŞMAK, KADİFELEŞME, KADİRBİLMEZ, KADROLAŞMAK, KADROSUZLUK, KAFİRLEŞMEK, KAĞITLANMAK, KAHIRLANMAK, KAHPELENMEK, KAHPELEŞMEK, KAHRAMANLIK, Devamını Gör

10 Harfli Kelimeler

KABADAYICA, KABAHATSİZ, KABAKLAMAK, KABAKLAŞMA, KABALAŞMAK, KABALLAMAK, KABARCIKLI, KABARIKLIK, KABARTMALI, KABATASLAK, KABİLİNDEN, KABLELVUKU, KABLOCULUK, KABUKLANMA, KABUKLAŞMA, KABUKLULAR, KABULLENME, KABURGASIZ, KAÇAKÇILIK, KAÇIMSAMAK, KAÇINILMAZ, KAÇIRILMAK, KAÇIŞILMAK, KADEMELEME, KADERCİLİK, KADINCAĞIZ, KADINLAŞMA, KADINSILIK, KADİRBİLİR, Devamını Gör

9 Harfli Kelimeler

KABABURUN, KABAHATLİ, KABAKLAMA, KABAKULAK, KABALAŞMA, KABALLAMA, KABARTICI, KABARTILI, KABARTMAK, KABİLİYET, KABRİSTAN, KABUĞUMSU, KABURGALI, KAÇAMAKLI, KAÇIMSAMA, KAÇIRILMA, KAÇIRTMAK, KAÇIŞILMA, KAÇMAKLIK, KADAYIFÇI, KADEMESİZ, KADEMHANE, KADINBUDU, KADINHANI, KADINIMSI, KADINNİNE, KADIŞEHRİ, KADİFELİK, KADİRİLİK, Devamını Gör

8 Harfli Kelimeler

KABADAYI, KABAKLIK, KABALACI, KABALİST, KABARALI, KABARCIK, KABARECİ, KABARMAK, KABARTMA, KABIZLIK, KABİLDEN, KABLOSUZ, KABUKSUZ, KABUSSUZ, KABZIMAL, KAÇAKLIK, KAÇIKLIK, KAÇILMAK, KAÇIMSAR, KAÇINGAN, KAÇINMAK, KAÇIRMAK, KAÇIRTMA, KAÇIŞMAK, KADASTRO, KADEHÇİK, KADEHDAŞ, KADEMELİ, KADEMSİZ, Devamını Gör

7 Harfli Kelimeler

KABADÜZ, KABAHAT, KABAKÇI, KABALAK, KABALIK, KABARIK, KABARIŞ, KABARMA, KABARTI, KABAŞİŞ, KABATAŞ, KABLOCU, KABLOLU, KABOTAJ, KABUKLU, KABUKSU, KABURGA, KABUSLU, KAÇAKÇI, KAÇAMAK, KAÇIKÇA, KAÇILMA, KAÇINCI, KAÇINIK, KAÇINMA, KAÇINTI, KAÇIRIŞ, KAÇIRMA, KAÇIŞMA, Devamını Gör

6 Harfli Kelimeler

KABACA, KABALA, KABANA, KABARA, KABARE, KABİLE, KABİNE, KAÇGÖÇ, KAÇKIN, KAÇLIK, KAÇMAK, KADEME, KADİFE, KADİMİ, KADİRİ, KADRAJ, KADRAN, KADRAT, KADRİL, KAFACA, KAFALI, KAFEİN, KAFİLE, KAFİYE, KAFTAN, KAĞŞAK, KAHHAR, KAHİRE, KAİNAT, Devamını Gör

5 Harfli Kelimeler

KABAK, KABAN, KABIZ, KABİL, KABİN, KABİR, KABLO, KABUK, KABUL, KABUS, KABZA, KAÇAK, KAÇAR, KAÇIK, KAÇIŞ, KAÇLI, KAÇMA, KAÇTA, KADAR, KADEH, KADEM, KADER, KADIN, KADİM, KADİR, KADİT, KADRO, KADÜK, KAFES, Devamını Gör

4 Harfli Kelimeler

KABA, KABE, KAÇA, KAÇI, KADI, KAFA, KAFE, KAFİ, KAİL, KAİM, KAİN, KAJU, KAKA, KALA, KALE, KALP, KAMA, KAME, KAMP, KAMU, KANA, KANI, KANİ, KANO, KANT, KAOS, KAPI, KARA, KARE, Devamını Gör

3 Harfli Kelimeler

KAÇ, KAH, KAK, KAL, KAM, KAN, KAP, KAR, KAS, KAŞ, KAT, KAV, KAY, KAZ


KAÇ


[sıfat]
  • Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı

    Yakup Kadri'nin romanlarının kaç dile çevrildiğini bilen bile yoktur. - Çetin Altan

  • Birçok

    Kaç gündür ben de bunu söyleyecektim, söyleyemiyorum. - Orhan Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaç baharın yoğurdunu yemek
  • kaç para eder?
  • kaç paralık (adam veya şey)
  • kaç parça olayım!
  • kaç zamandır

Birleşik Kelimeler: kaç kaç, kaça kaç, kaçın kurası


KÂH (Kelime Kökeni: Farsça gāh)


[zarf]
  • Ara sıra

    İstanbul bu yüzden kâh gazsız kâh elektriksiz ve kâh kömürsüz kalabilir. - Burhan Felek


KAK


[isim] [halk ağzında]
  • Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu

    İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi. - Nihal Atsız

[sıfat] [mecaz]
  • Zayıf ve kuru (kimse)

KAL


[isim] [madencilik]
  • Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi

Birleşik Kelimeler: kalhane

[isim] [eskimiş]
  • Söz, lakırtı, laf

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kale almamak


KAM


[isim]
  • Şaman
[isim]
  • Zevk, mutluluk, tat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâm almak


KAN


[isim]
  • Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı

    Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı. - Ömer Seyfettin

[mecaz]
  • Soy

    O da benim kanımdan.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kan (veya kanı) başına çıkmak (veya sıçramak veya toplanmak)
  • kana boyamak (veya bulamak veya bulatmak)
  • kan ağlamak
  • kan akıtmak
  • kan akmak
  • kan alacak damarı bilmek
  • kan almak
  • kana susamak
  • kan beynine sıçramak (veya çıkmak)
  • kan boğmak
  • kan çanağı gibi
  • kan çekmek
  • kan çıkmak
  • kan dere gibi akmak
  • kan dökmek
  • kan gelmek
  • kan gitmek
  • kan gövdeyi götürmek
  • kan gütmek
  • kanı donmak (veya çekilmek)
  • kanı ısınmak
  • kanı içine akmak
  • kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar
  • kanı kaynamak
  • kanı kaynamak
  • kanı kurumak
  • kanına dokunmak
  • kanına ekmek doğramak
  • kanına girmek
  • kanına işlemek
  • kanına susamak
  • kanını emmek
  • kanını içine akıtmak
  • kanını kaynatmak
  • kanını kurutmak
  • kanını yerde koymak
  • kanı sulanmak
  • kanı temizlenmek
  • kanıyla ödemek
  • kan istemek
  • kan kaybetmek
  • kan kusturmak
  • kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek
  • kan olmak
  • kan olmak
  • kan oturmak
  • kan revan içinde
  • kan revan içinde kalmak
  • kan tere batmak
  • kan ter içinde
  • kan ter içinde kalmak
  • kan tutmak
  • kan vermek
  • kan yürümek

Birleşik Kelimeler: kan akçesi, kan aktarımı, kan ayaklı, kan bağı, kan bankası, kan basıncı, kan bilimi, kan çıbanı, kandamlası, kan davası, kan doku, kan dolaşımı, kan gazı, kan grubu, kan kanseri, kan kardeşi, kankırmızı, kan kırmızı, kankızıl, kankurutan, kan nakli, kan otu, kan pahası, kan parası, kan plazması, kan portakalı, kan pulcuğu, kan serumu, kan şekeri, kan taşı, kan unu, kan uyuşmazlığı, kan zehirlenmesi, kana kan, kanı ayaklı, kanı bozuk, kanı sıcak, ak kan, kirli kan, safkan, tazekan, temiz kan, kardeşkanı, tavşankanı


KÂP (Kelime Kökeni: Arapça kaʿb)


[isim] [eskimiş]
  • Aşık kemiği

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâbına varamamak

[isim]
  • İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne
  • Kap kacak
  • Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb
  • Kapak, cilt

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabına sığmamak

Birleşik Kelimeler: kap kacak, bileşik kap, birleşik kap, ayakkabı, deney kabı, kurutma kabı, su kabı, bileşik kaplar, birleşik kaplar

[isim]
  • Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi
  • Kadınların giydiği kolsuz üstlük

KAR


[isim]
  • Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı

    Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek
  • kar gibi
  • kar kuytuda, para pintide eğleşir
  • kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz
  • kar susuzluk kandırmaz

Birleşik Kelimeler: kar baykuşu, kar beyaz, kar çiçeği, kardelen, kar dikeni, kar fırtınası, kar helvası, kar ispinozu, kar kuşu, kar kuyusu, kar sapanı, kartopu, kar topu, karyağdı, kar yükü, kardan adam, buzul kar, kristal kar, sulu kar

[isim]
  • Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı
  • İş
[mecaz]
  • Yarar, fayda

    Bundan benim hiçbir kârım yok.

[ekonomi]
  • Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay
[ticaret]
  • Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâr bırakmak
  • kâr etmek
  • kâr etmemek
  • kâr getirmek
  • kârını tamam etmek
  • kârı olmamak
  • kâr koymak
  • kâr zararın kardeşidir (veya ortağıdır)

Birleşik Kelimeler: kâr haddi, kâr marjı, kâr merkezi, kâr payı, kâr paylaşımı, her hâlükârda, akıl kârı


KAS


[isim] [anatomi]
  • Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale

    Kol kasları. Kalp kası.

Birleşik Kelimeler: kas doku, kas tutukluğu, taraksı kas, delta kası, kalp kası


KAŞ


[isim] [anatomi]
  • Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar

    Alnında boncuk boncuk terler birikmişti, kaşlarının üstüne doğru sızıyordu. - Mahmut Yesari

  • Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm
[halk ağzında]
  • Sarp kayalık, uçurum
[halk ağzında]
  • Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set
[halk ağzında]
  • Ocağın veya şöminenin üst tarafında bulunan, üzerine malzeme konulan çıkıntı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaş (veya kaşını) yıkmak
  • kaş göz etmek
  • kaş göz işareti yapmak
  • kaşı (veya kaşları) çatılmak
  • kaşını gözünü eğmek
  • kaşının altında gözün var dememek
  • kaş ile göz, gerisi söz
  • kaşla göz arasında
  • kaşlarını çatmak
  • kaş yapayım derken (veya yaparken) göz çıkartmak (veya çıkarmak)

Birleşik Kelimeler: kaşbastı, kaş jölesi, çatık kaş, çatma kaş, karakaş, baca kaşı, civankaşı, eyer kaşı, ocak kaşı, yüzük kaşı

[isim]
  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri

KAT


[isim]
  • Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü

    Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey

    Bir kat yufka, bir kat peynir.

  • Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka
  • Giyeceklerde takım

    Birer kat elbise ile kalacağız. - Aka Gündüz

  • Apartman dairesi
  • Ön, yan

    Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır. - Salâh Birsel

  • Huzur
  • Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı

    Kumaşın katı.

  • Makam, mevki
  • Kez, defa, misil

    Bu, ondan iki kat pahalı.

[jeoloji]
  • Katman
[matematik]
  • Tekrarlanan bir sayının toplamı

    6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kat çıkmak

Birleşik Kelimeler: katbekat, kat görevlisi, kat irtifakı, kat kat, katsayı, kat yuvarı, alt kat, askat, asma kat, binkat, çekme kat, duyar kat, orta kat, ortak kat, üçkat, üst kat, yalın kat, yedi kat el, bahçe katı, bodrum katı, çatı katı, giriş katı, ocak katı, yer katı, zemin katı

[isim] [eskimiş]
  • Kesme, kesilme
  • İlgiyi kesme
  • Sonuca bağlama, bitirme
[edebiyat]
  • Kesme

Birleşik Kelimeler: katetmek, katolunmak


KAV


[isim]
  • Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
[halk ağzında]
  • Yılanın deri değiştirirken attığı deri

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kav gibi

Birleşik Kelimeler: kav mantarı, yılan kavı

[isim]
  • İçki mahzeni

KAY


[isim]
  • Yağmur, yaz yağmuru
[isim] [eskimiş]
  • Kusma

KAZ


[isim] [hayvan bilimi]
  • Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)

    Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar. - Çetin Altan

[sıfat] [mecaz]
  • Budala

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaz gelen yerden tavuk esirgenmez
  • kazı koz anlamak
  • kazın ayağı öyle değil

Birleşik Kelimeler: kaz adımı, kazayağı, kazboku, kaz kafalı, kazkanadı, kaz tüyü, deniz kazı, yaban kazı


KABA


[sıfat]
  • Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı

    Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. - Ömer Seyfettin

  • Taneleri iri

    Kaba çakıl.

  • Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)

    Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. - Refik Halit Karay

  • Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli

    Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[isim]
  • Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer
[mecaz]
  • Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü

    Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. - Osman Cemal Kaygılı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabasını almak

Birleşik Kelimeler: kababurun, kaba but, kabadayı, kaba düzen, kaba et, kaba kâğıt, kabakulak, kaba kurgu, kaba kuşluk, kaba kuvvet, kaba saba, kaba sakal, kaba sıva, kaba sofu, kaba su, kabaşiş, kabataslak, kaba tekne, kaba yapı, kaba yel