Ka ile Başlayan Kelimeler

KA ile başlayan 2326 kelime bulunuyor. Başında KA olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ka ile biten kelimeler. İçinde ka olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

KARŞILAŞTIRMACI28, KADİFELEŞTİRMEK27, KAVRAMLAŞTIRMAK27, KARATAVUKGİLLER26, KARINCAİNCİTMEZ26, KARTPOSTALCILIK26, KAHRAMANMARAŞLI25, KARŞILAŞTIRILMA25, KARŞILAŞTIRMALI25, KAMBURLAŞTIRMAK24, KAPİTALİSTLEŞME24, KARMANYOLACILIK24, KABİLİYETSİZLİK23, KAMULAŞTIRILMAK23, KANGRENLEŞTİRME23, KARABİBERGİLLER23, KAYINBİRADERLİK22, KALABALIKLAŞMAK22, KANUNLAŞTIRILMA22, KADEMELENDİRMEK21
Tümünü Gör

14 Harfli Kelimeler

KAVRAYIŞSIZLIK32, KARAAĞAÇGİLLER28, KALIPLAŞMIŞLIK28, KADİFELEŞTİRME26, KAVRAMLAŞTIRMA26, KAPİTALİZASYON25, KABADAYILAŞMAK25, KARAKTEROLOJİK25, KAYINVALİDELİK25, KAYGILANDIRMAK25, KARTONPİYERSİZ25, KARIŞTIRICILIK25, KALORİFERCİLİK24, KARDİYOSKLEROZ24, KARANFİLGİLLER24, KAPASİTESİZLİK23, KAMBURLAŞTIRMA23, KARABORSACILIK23, KAHRAMANLAŞMAK23, KARŞILAŞTIRMAK23
Tümünü Gör

13 Harfli Kelimeler

KAVRAYIŞSIZCA33, KAHVERENGİMSİ29, KAPLUMBAĞALAR28, KADAVRALAŞMAK25, KAVMİYETÇİLİK25, KALSİFİKASYON24, KARAKTEROLOJİ24, KABADAYILAŞMA24, KAYGILANDIRMA24, KANGURUGİLLER23, KABAHATSİZLİK23, KAÇINILMAZLIK23, KALDIRIMCILIK23, KARBONİZASYON23, KAVİLEŞTİRMEK23, KAPILANDIRMAK22, KAHRAMANLAŞMA22, KAHRAMANMARAŞ22, KADINSILAŞMAK22, KAYINPEDERLİK22
Tümünü Gör

12 Harfli Kelimeler

KATRANKÖPÜĞÜ33, KARAGÖZCÜLÜK32, KADAYIFÇILIK28, KADINDÜĞMESİ28, KADINTUZLUĞU28, KARDİYOGRAFİ27, KARDİYOLOJİK27, KAPAROZCULUK25, KAPSAYICILIK25, KATIRKUYRUĞU25, KANSEROLOJİK24, KADAVRALAŞMA24, KADİFELEŞMEK24, KAFATASÇILIK24, KAFİYESİZLİK24, KAŞAĞILANMAK24, KAŞAĞILATMAK24, KARGAŞACILIK24, KALAFATÇILIK23, KALİFORNİYUM23
Tümünü Gör

11 Harfli Kelimeler

KADINGÖBEĞİ33, KAHVEHANECİ28, KAVRAYIŞSIZ28, KAVGASIZLIK27, KARDİYOGRAF26, KARDİYOLOJİ26, KANUNUEVVEL25, KAPLANBOĞAN25, KAVGALAŞMAK25, KALIPLAŞMIŞ24, KAYGISIZLIK24, KARTOGRAFYA24, KARPUZCULUK24, KANSEROLOJİ23, KAPKAÇÇILIK23, KAHPELEŞMEK23, KADİFELEŞME23, KADEHDAŞLIK23, KAHVALTILIK23, KAVUŞTURMAK23
Tümünü Gör

10 Harfli Kelimeler

KADINCAĞIZ27, KAPLUMBAĞA25, KARAGÖZLÜK25, KAHVALTICI25, KAYGISIZCA25, KAVGACILIK25, KARABUĞDAY24, KAHVERENGİ24, KAVGALAŞMA24, KAĞITÇILIK23, KAHVECİLİK23, KARYAĞDILI23, KAVRAYIŞLI23, KAFADAŞLIK22, KAFASIZLIK22, KABURGASIZ22, KAHPELEŞME22, KARGAŞASIZ22, KARPUZUMSU22, KAŞAĞILAMA22
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

KARAGÖZCÜ27, KADAYIFÇI24, KAHVEHANE23, KABUĞUMSU23, KARAÇAVUŞ22, KALENSÖVE22, KAPSAYICI21, KAPAROZCU21, KAFİYESİZ21, KAĞITHANE21, KAVURMACI21, KAVUŞULMA21, KARGAŞACI20, KAFATASÇI20, KAMÇIBAŞI20, KAZANÇSIZ20, KASVETSİZ20, KAŞPUSİYE20, KARTOGRAF20, KAVUNUMSU20
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

KAMUFLAJ25, KAHVEEVİ24, KAVGASIZ23, KAVAFİYE22, KAZAYAĞI21, KAVAFLIK21, KAVLAĞAN21, KARBOJEN20, KAĞIZMAN20, KARPUZCU20, KARYAĞDI20, KAVRAYIŞ20, KAYGISIZ20, KAVKISIZ20, KAPKAÇÇI19, KARCIĞAR19, KAĞŞAMAK19, KAHPECİK19, KAHVALTI19, KADEHDAŞ19
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

KAFDAĞI23, KAVGACI21, KARAGÖZ20, KAFFESİ20, KAHVECİ20, KAĞITÇI19, KABOTAJ19, KAVUŞUM19, KADAYIF18, KADIKÖY18, KAFADAŞ18, KAFASIZ18, KAĞŞAMA18, KAHPECE18, KAVUŞMA18, KAVGALI18, KAVUKÇU18, KAVUNCU18, KAVURGA18, KAVURUŞ18
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

KAÇGÖÇ22, KADRAJ17, KAŞAĞI17, KAZAĞI17, KAZGIÇ17, KAĞŞAK16, KAVLIÇ16, KAPICI15, KAPSIZ15, KAFACA15, KAMPÇI15, KAVRAÇ15, KAZEVİ15, KAVŞAK15, KAPÇIK14, KARAĞI14, KARPUZ14, KARGIŞ14, KAFİYE14, KAHHAR14
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

KAVAF17, KAHVE15, KAVGA15, KAVUZ15, KAŞİF14, KAPIŞ13, KAPUZ13, KAĞIT13, KAHPE13, KAĞNI13, KAFES12, KAFUR12, KAÇIŞ12, KAĞAN12, KAYIP12, KAYGI12, KAVAS12, KAVİM12, KAVİS12, KAVKI12
Tümünü Gör

4 Harfli Kelimeler

KAJU14, KAFA10, KAFE10, KA10, KA10, KAPI9, KAMP9, KAÇI8, KALP8, KAZI8, KAÇA7, KADI7, KAŞE7, KAYI7, KAZA7, KABA6, KAOS6, KAMU6, KABE6, KAYA6
Tümünü Gör

3 Harfli Kelimeler

KAV9, KAH7, KAP7, KAÇ6, KAŞ6, KAZ6, KAY5, KAM4, KAS4, KAK3, KAL3, KAN3, KAR3, KAT3

KAK

[isim]

[halk ağzında]

  • Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu

    İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi. - Nihal Atsız

[sıfat]

[mecaz]

  • Zayıf ve kuru (kimse)

KAL

[isim]

[madencilik]

  • Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi

Birleşik Kelimeler: kalhane

[isim]

[eskimiş]

  • Söz, lakırtı, laf

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kale almamak

KAN

[isim]

  • Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı

    Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı. - Ömer Seyfettin

[mecaz]

  • Soy

    O da benim kanımdan.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kan (veya kanı) başına çıkmak (veya sıçramak veya toplanmak)
  • kana boyamak (veya bulamak veya bulatmak)
  • kan ağlamak
  • kan akıtmak
  • kan akmak
  • kan alacak damarı bilmek
  • kan almak
  • kana susamak
  • kan beynine sıçramak (veya çıkmak)
  • kan boğmak
  • kan çanağı gibi
  • kan çekmek
  • kan çıkmak
  • kan dere gibi akmak
  • kan dökmek
  • kan gelmek
  • kan gitmek
  • kan gövdeyi götürmek
  • kan gütmek
  • kanı donmak (veya çekilmek)
  • kanı ısınmak
  • kanı içine akmak
  • kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar
  • kanı kaynamak
  • kanı kaynamak
  • kanı kurumak
  • kanına dokunmak
  • kanına ekmek doğramak
  • kanına girmek
  • kanına işlemek
  • kanına susamak
  • kanını emmek
  • kanını içine akıtmak
  • kanını kaynatmak
  • kanını kurutmak
  • kanını yerde koymak
  • kanı sulanmak
  • kanı temizlenmek
  • kanıyla ödemek
  • kan istemek
  • kan kaybetmek
  • kan kusturmak
  • kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek
  • kan olmak
  • kan olmak
  • kan oturmak
  • kan revan içinde
  • kan revan içinde kalmak
  • kan tere batmak
  • kan ter içinde
  • kan ter içinde kalmak
  • kan tutmak
  • kan vermek
  • kan yürümek

Birleşik Kelimeler: kan akçesi, kan aktarımı, kan ayaklı, kan bağı, kan bankası, kan basıncı, kan bilimi, kan çıbanı, kandamlası, kan davası, kan doku, kan dolaşımı, kan gazı, kan grubu, kan kanseri, kan kardeşi, kankırmızı, kan kırmızı, kankızıl, kankurutan, kan nakli, kan otu, kan pahası, kan parası, kan plazması, kan portakalı, kan pulcuğu, kan serumu, kan şekeri, kan taşı, kan unu, kan uyuşmazlığı, kan zehirlenmesi, kana kan, kanı ayaklı, kanı bozuk, kanı sıcak, ak kan, kirli kan, safkan, tazekan, temiz kan, kardeşkanı, tavşankanı

KAR

[isim]

  • Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı

    Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karda yürüyüp (veya gezip) izini belli etmemek
  • kar gibi
  • kar kuytuda, para pintide eğleşir
  • kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz
  • kar susuzluk kandırmaz

Birleşik Kelimeler: kar baykuşu, kar beyaz, kar çiçeği, kardelen, kar dikeni, kar fırtınası, kar helvası, kar ispinozu, kar kuşu, kar kuyusu, kar sapanı, kartopu, kar topu, karyağdı, kar yükü, kardan adam, buzul kar, kristal kar, sulu kar

[isim]

  • Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı
  • İş

[mecaz]

  • Yarar, fayda

    Bundan benim hiçbir kârım yok.

[ekonomi]

  • Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay

[ticaret]

  • Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâr bırakmak
  • kâr etmek
  • kâr etmemek
  • kâr getirmek
  • kârını tamam etmek
  • kârı olmamak
  • kâr koymak
  • kâr zararın kardeşidir (veya ortağıdır)

Birleşik Kelimeler: kâr haddi, kâr marjı, kâr merkezi, kâr payı, kâr paylaşımı, her hâlükârda, akıl kârı

KAT

[isim]

  • Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü

    Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. - Sait Faik Abasıyanık

  • Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey

    Bir kat yufka, bir kat peynir.

  • Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka
  • Giyeceklerde takım

    Birer kat elbise ile kalacağız. - Aka Gündüz

  • Apartman dairesi
  • Ön, yan

    Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır. - Salâh Birsel

  • Huzur
  • Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı

    Kumaşın katı.

  • Makam, mevki
  • Kez, defa, misil

    Bu, ondan iki kat pahalı.

[jeoloji]

  • Katman

[matematik]

  • Tekrarlanan bir sayının toplamı

    6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kat çıkmak

Birleşik Kelimeler: katbekat, kat görevlisi, kat irtifakı, kat kat, katsayı, kat yuvarı, alt kat, askat, asma kat, binkat, çekme kat, duyar kat, orta kat, ortak kat, üçkat, üst kat, yalın kat, yedi kat el, bahçe katı, bodrum katı, çatı katı, giriş katı, ocak katı, yer katı, zemin katı

[isim]

[eskimiş]

  • Kesme, kesilme
  • İlgiyi kesme
  • Sonuca bağlama, bitirme

[edebiyat]

  • Kesme

Birleşik Kelimeler: katetmek, katolunmak

KAM

[isim]

  • Şaman

[isim]

  • Zevk, mutluluk, tat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kâm almak

KAS

[isim]

[anatomi]

  • Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale

    Kol kasları. Kalp kası.

Birleşik Kelimeler: kas doku, kas tutukluğu, taraksı kas, delta kası, kalp kası

KAY

[isim]

  • Yağmur, yaz yağmuru

[isim]

[eskimiş]

  • Kusma

KABA

[sıfat]

  • Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı

    Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. - Ömer Seyfettin

  • Taneleri iri

    Kaba çakıl.

  • Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)

    Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. - Refik Halit Karay

  • Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli

    Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[isim]

  • Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer

[mecaz]

  • Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü

    Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. - Osman Cemal Kaygılı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kabasını almak

Birleşik Kelimeler: kababurun, kaba but, kabadayı, kaba düzen, kaba et, kaba kâğıt, kabakulak, kaba kurgu, kaba kuşluk, kaba kuvvet, kaba saba, kaba sakal, kaba sıva, kaba sofu, kaba su, kabaşiş, kabataslak, kaba tekne, kaba yapı, kaba yel

KAOS (Kelime Kökeni: Fransızca chaos)

[isim]

  • Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu

[mecaz]

  • Kargaşa

KAMU

[isim]

  • Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü
  • Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme

    Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. - Haldun Taner

[sıfat]

[eskimiş]

  • Hep, bütün

    Biz kimseye kin tutmayız / Kamu âlem birdir bize - Yunus Emre

Birleşik Kelimeler: kamu davası, kamu denetçisi, kamu diplomasisi, kamu düzeni, kamu eczacısı, kamu görevlisi, kamu güvenliği, kamu hizmeti, kamu hukuku, kamu idaresi, kamu kesimi, kamu kurumu, kamuoyu, kamu personeli, kamu sağlığı, kamu sektörü, kamu tanrıcı, kamu yararı, kamu yönetimi

KÂBE

[isim]

[din bilgisi]

  • Mekke'de bulunan, Müslümanlarca kıble olarak kabul edilen ve hac ibadeti yapılırken tavaf edilen kutsal yer

[mecaz]

  • Bir kimsenin taptığı, kutsal saydığı yer

KAYA

[isim]

  • Büyük ve sert taş kütlesi

    Yolun kenarındaki kayanın üstüne küfesini koydu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Kayaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaya gibi
  • kaya uçmazsa dere dolmaz

Birleşik Kelimeler: kaya balığı, kayabaşı, kaya güvercini, kaya hanisi, kaya horozu, kaya keleri, kaya lifi, kaya örümceği, kaya sansarı, kaya sarımsağı, kaya suyu, kaya tuzu, azmankaya, cam kaya, kesme kaya, kör kaya, mantar kaya, sapkın kaya, akınkayası, kömürkayası, kumkayası, sazkayası, tatlısu kayası

KAÇ

[sıfat]

  • Herhangi bir şeyin niceliğini sormak için kullanılan soru sıfatı

    Yakup Kadri'nin romanlarının kaç dile çevrildiğini bilen bile yoktur. - Çetin Altan

  • Birçok

    Kaç gündür ben de bunu söyleyecektim, söyleyemiyorum. - Orhan Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaç baharın yoğurdunu yemek
  • kaç para eder?
  • kaç paralık (adam veya şey)
  • kaç parça olayım!
  • kaç zamandır

Birleşik Kelimeler: kaç kaç, kaça kaç, kaçın kurası

KAŞ

[isim]

[anatomi]

  • Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar

    Alnında boncuk boncuk terler birikmişti, kaşlarının üstüne doğru sızıyordu. - Mahmut Yesari

  • Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm

[halk ağzında]

  • Sarp kayalık, uçurum

[halk ağzında]

  • Bağ ve bahçelerde toprak yığarak yapılan sınır, set

[halk ağzında]

  • Ocağın veya şöminenin üst tarafında bulunan, üzerine malzeme konulan çıkıntı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kaş (veya kaşını) yıkmak
  • kaş göz etmek
  • kaş göz işareti yapmak
  • kaşı (veya kaşları) çatılmak
  • kaşını gözünü eğmek
  • kaşının altında gözün var dememek
  • kaş ile göz, gerisi söz
  • kaşla göz arasında
  • kaşlarını çatmak
  • kaş yapayım derken (veya yaparken) göz çıkartmak (veya çıkarmak)

Birleşik Kelimeler: kaşbastı, kaş jölesi, çatık kaş, çatma kaş, karakaş, baca kaşı, civankaşı, eyer kaşı, ocak kaşı, yüzük kaşı

[isim]

  • Antalya iline bağlı ilçelerden biri