İçinde Kab Bulunan Kelimeler
İçinde KAB olan 160 kelime bulunuyor. İçerisinde KAB geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Kab ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
HİSSİKABLELVUKU31,
14 Harfli Kelimeler
KABADAYILAŞMAK25, KABADAYILANMAK22, KABULLENMİŞLİK21
13 Harfli Kelimeler
KABADAYILAŞMA24, AYAKKABICILIK23, KABAHATSİZLİK23, KABADAYILANMA21, KABALAŞTIRMAK20, MUKABELECİLİK20, MÜTEKABİLİYET20
12 Harfli Kelimeler
FINDIKKABUĞU33, KABİLİYETSİZ20, KABALAŞTIRMA19, BIRAKABİLMEK18, KABAHATLİLİK18, KARAKABARCIK18, REKABETÇİLİK17
11 Harfli Kelimeler
BÖCEKKABUĞU33, DENİZKABUĞU27, HOKKABAZLIK22, KABADAYILIK19, KABZIMALLIK19, MUKABELESİZ19, ACIKABİLMEK18, KABUKLAŞMAK18, KABALACILIK18, AYAKKABILIK17, BİLMUKABELE17, BURKABİLMEK17, BIRAKABİLME17, KABAKLAŞMAK17, KABAKGİLLER17, KABARECİLİK16, KABULLENMEK15,
10 Harfli Kelimeler
HÜSNÜKABUL22, KABURGASIZ22, KABADAYICA20, KABAHATSİZ20, KABLELVUKU20, AYAKKABICI19, GAYRİKABİL18, KABLOCULUK18, ACIKABİLME17, ÇIKABİLMEK17, KABARCIKLI17, KABUKLAŞMA17, MUKABELECİ17, BIKABİLMEK16, BURKABİLME16, ÇAKABİLMEK16, KABAKLAŞMA16, KABALAŞMAK16, BAKABİLMEK15, RESMİKABUL15
Tümünü Gör
9 Harfli Kelimeler
KABUĞUMSU23, BALKABAĞI21, VOKABÜLER20, KABURGALI17, ÇIKABİLME16, KABARTICI16, BIKABİLME15, ÇAKABİLME15, KABABURUN15, KABAHATLİ15, KABALAŞMA15, BAKABİLME14, MÜTEKABİL14, REKABETÇİ14, KABARTILI13, KABİLİYET13, ANITKABİR12,
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
AHZÜKABZ22, HOKKABAZ18, KABUSSUZ17, KABLOSUZ16, KABUKSUZ16, MUNKABIZ16, KABADAYI15, KABIZLIK15, KABZIMAL15, KABALACI14, KABARCIK14, AYAKKABI13, KABARECİ13, AKABİNDE12, KABİLDEN12, MURAKABE12, MUKABELE12, AKABİLME11, KABAKLIK11, KABALİST11
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
KABOTAJ19, KABADÜZ16, KABAŞİŞ15, KABLOCU14, KABURGA14, KABAHAT13, KABAKÇI13, KABARIŞ13, AŞKABAT12, KABATAŞ12, KABUKSU12, KABUSLU12, KABLOLU11, KABUKLU11, MUKABİL11, TEKABÜL11, KABALIK10, KABARIK10, KABARMA10, KABARTI10
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
KABACA11, EKABİR8, KABALA8, KABANA8, KABARA8, KABARE8, KABİLE8, KABİNE8
5 Harfli Kelimeler
KABIZ11, KABZA10, KABUS9, KABLO8, KABUK8, KABUL8, AKABE7, KABAK7, KABAN7, KABİL7, KABİN7, KABİR7
4 Harfli Kelimeler
KABA6, KABE6
KABA
-
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. - Ömer Seyfettin
-
Taneleri iri
Kaba çakıl.
-
Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse)
Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar. - Refik Halit Karay
-
Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
Kaba bir yün döşekle temiz bir şilte, yastık yorgan buldum. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer
-
Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü
Çocuklardan biri ağzından çok fena, çok kaba bir şey kaçırdı. - Osman Cemal Kaygılı
Ata Sözleri ve Deyimler
- kabasını almak
Birleşik Kelimeler: kababurun, kaba but, kabadayı, kaba düzen, kaba et, kaba kâğıt, kabakulak, kaba kurgu, kaba kuşluk, kaba kuvvet, kaba saba, kaba sakal, kaba sıva, kaba sofu, kaba su, kabaşiş, kabataslak, kaba tekne, kaba yapı, kaba yel
KÂBE
- Mekke'de bulunan, Müslümanlarca kıble olarak kabul edilen ve hac ibadeti yapılırken tavaf edilen kutsal yer
- Bir kimsenin taptığı, kutsal saydığı yer
AKABE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳabe)
- Tehlikeli, sarp ve zor geçit
KABAK
- Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)
- Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü
- Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile
-
Kabak kemane
Siperin içinde birkaç nefer ayakta ileriye bakıyor, öbürleri aşağı oturmuş konuşuyorlar, gülüyorlar, türkü söylüyorlar, kabak çalıyorlar. - Ömer Seyfettin
- Ham, tatsız (kavun, karpuz)
-
Tüysüz, dazlak
Kaba kabak gibi tıraşlı! - Halide Edip Adıvar
- Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği)
- Bilgisiz, görgüsüz, kaba
- Kısa boynuzlu hayvan
Ata Sözleri ve Deyimler
- kabak (birinin) başına (veya başında) patlamak
- kabak çıkmak
- kabak gibi
Birleşik Kelimeler: kabak çekirdeği, kabak çiçeği, kabak dolması, kabak elması, kabak kafalı, kabak kemane, kabak tadı, kabak tatlısı, başı kabak, armut kabağı, asma kabağı, bal kabağı, barut kabağı, boru kabağı, helvacı kabağı, kantar kabağı, kestane kabağı, sakız kabağı, su kabağı, testi kabağı, yan kabağı
KABAN (Kelime Kökeni: Ermenice)
- Dik yokuş
-
Tepe
Seher vakti keklik çıkar kabana / Sallandıkça püskül değer tabana - Halk türküsü
- Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi
KABİL (Kelime Kökeni: Arapça ḳābil)
-
Olabilir
Ben onu bir göreyim, dedi, kabil mi? - Peyami Safa
Ata Sözleri ve Deyimler
- kabil değil
- Türlü, gibi, benzer
- Tür, cins
Birleşik Kelimeler: bu kabîl
KABİN (Kelime Kökeni: Fransızca cabine)
-
Küçük, özel bölme
Az sonra asansör kabininin çıkardığı sesi yeniden duydu. - Osman Aysu
- Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme
- Uçakta yolcuların oturduğu bölüm
-
Plajda soyunma yeri
Sonra kabinini gösterdi Özer'e. Hadi giyin, kabinimin kapısından gel al beni. - Necati Cumalı
Birleşik Kelimeler: kabin amiri, banyo kabini, duş kabini, pilot kabini, telefon kabini
KABİR (Kelime Kökeni: Arapça ḳabr)
-
Mezar
Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: kabir azabı, kabir suali, Anıtkabir
EKÂBİR (Kelime Kökeni: Arapça ekābir)
-
Büyükler, devlet büyükleri, ileri gelenler
Kaymakam beyin hemen arkasında kalan ekâbiri umursamadan sıtma doktoru da kalkmıştı. - Tarık Buğra
-
Kendini beğenmiş kimse
Senin gibi ekâbir bir adam bu tür haberlerin peşinde koşturmaz. - Ahmet Ümit
KABALA (Kelime Kökeni: İngilizce cabala)
- Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı
- Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı
- Bu öğretinin yandaşlarının tamamı
- Götürü, toptan
KABANA (Kelime Kökeni: Fransızca cabane)
- Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda
KABARA
- Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi
- Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi
- Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi
KABARE (Kelime Kökeni: Fransızca cabaret)
- Çeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri
- Meyhane
Birleşik Kelimeler: kabare tiyatrosu
KABİLE (Kelime Kökeni: Arapça ḳabīle)
-
Boy (II)
Avla geçinen bir kabile, bu gıdaları tesadüfe borçlu olduğuna inanabilir. - Cemil Meriç
KABİNE (Kelime Kökeni: Fransızca cabinet)
- Bakanlar Kurulu, hükûmet
-
Hekim muayenehanesi
Rengi doktor kabinelerinin kapılarındaki cilalı siyah levhalar gibi parlıyor. - Aka Gündüz
-
Kabin
Bir kabineye girip soyundum. - Sait Faik Abasıyanık
- Hela
Ata Sözleri ve Deyimler
- kabine çekilmek
- kabine düşmek