İçinde Kab Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde KAB olan 7 harfli 23 kelime bulunuyor. İçinde KAB olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Kab ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
KABOTAJ19,
KABALAK
-
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü
Kendisi, ayağında postallar, sırtında kaput, başında kabalak, Çanakkale cehenneminde askerliğini yaparken... - Yusuf Ziya Ortaç
- Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki
REKABET (Kelime Kökeni: Arapça reḳābet)
-
Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış
Bu seferki kovuluşun sebebi meslek rekabeti değil, meslek ahlakı idi. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- rekabet etmek
Birleşik Kelimeler: ezelî rekabet
KABALIK
- Kaba olma durumu
-
Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet
Bu kabalığımı şimdiki vaziyetime bağışlayınız. - Peyami Safa
Ata Sözleri ve Deyimler
- kabalık etmek
KABARIK
-
Kabarmış olan
Kabarık göğsündeki parlak kıvılcımlı tüyleri, altından bir zırh gibiydi. - Ömer Seyfettin
- Çıkıntısı olan, tümsekli
Birleşik Kelimeler: kabarık deniz
KABARMA
-
Kabarmak işi
Böyle birdenbire kabarmayı, sonra yine birdenbire sönüvermeyi anlıyorum. - Nazım Hikmet
-
Duygulanma
Bir de mektuplar okunurken ve selamlar söylenirken içinde tuhaf bir kabarma beliriyordu. - Halide Edip Adıvar
- Kendini üstün görme, büyüklük taslama
- Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle büyük denizlerde suların yükselmesi, met(I)
KABARTI
-
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer
Bunlar biraz eğildikleri zaman cübbelerin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür. - Falih Rıfkı Atay
MAKABİL (Kelime Kökeni: Arapça māḳabl)
- Bir şeyin öncesi, geçmişi
Birleşik Kelimeler: makabline şamil
KABLOLU
- Kablosu olan
- Kablo aracılığıyla işlevini yapan (araç, gereç)
Birleşik Kelimeler: kablolu yayın
KABUKLU
- Kabuğu olan
Birleşik Kelimeler: kabuklu bit
MUKABİL (Kelime Kökeni: Arapça muḳābil)
-
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş. - Atatürk
- Bir şeyin karşısında bulunan
-
Karşılıklı
Hatta bir halıdaki mukabil iki şekilden bile biri diğerine tamamıyla müşabih değildir. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
-
Karşılık olarak
Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir. - Abdülhak Şinasi Hisar
-
Rağmen
Oraya altın parlaklığı veren guruplara mukabil buradan her sabah pırıl pırıl bir güneş doğduğunu da ben çok defalar gördüm. - Asaf Halet Çelebi
TEKABÜL (Kelime Kökeni: Arapça teḳābul)
- Karşılık olma, karşılama, yerini tutma
- Karşı olum
Ata Sözleri ve Deyimler
- tekabül etmek
A
-
Şaşma, hatırlama, sevinme, acıma, üzülme, kızma vb. duyguların anlatımına güç kazandıran söz
A, ne güzel!
A, sen burada mıydın?
KABATAŞ
- Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KABUKSU
-
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu
Kabuksu tüyler.
KÂBUSLU
-
Karabasan dolu, sıkıntılı ve korkulu
Zeynep yatağına dönünce derin ve kâbuslu bir uykuya daldı. - Halide Edip Adıvar