S İle Başlayan Kelimeler

S ile başlayan 4059 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulucu yu kelimelik kelime hilesi olarakta kullanabilirsiniz.


S ile başlayan Harf Sayısına Göre Kelime Listesi


15 Harfli Kelimeler

SABİTLEŞTİRİLME, SADELEŞTİRİLMEK, SAĞLAMLAŞTIRMAK, SALAHİYETSİZLİK, SALDIRGANLAŞMAK, SAMİMİYETSİZLİK, SANAYİLEŞTİRMEK, SAYDAMLAŞTIRMAK, SELLEMEHÜSSELAM, SEMBOLLEŞTİRMEK, SENDİKALAŞTIRMA, SEVİMLİLEŞTİRME, SEYREKLEŞTİRMEK, SIĞIRDİLİGİLLER, SIRADANLAŞTIRMA, SİLAHLANDIRILMA, SİLSİLEİMERATİP, SİNEMALAŞTIRMAK, SİSTEMLEŞTİRMEK, SLOGANLAŞTIRMAK, SONUÇLANDIRILMA, SORUŞTURMACILIK, SOSYALLEŞTİRMEK, SOSYOLENGÜİSTİK, SOYSUZLAŞTIRMAK, SÖMÜRGELEŞTİRME, SÖZLENDİRİCİLİK, STANDARDİZASYON, STERİLLEŞTİRMEK, Devamını Gör

14 Harfli Kelimeler

SABIRSIZLANMAK, SABİTLEŞTİRMEK, SABUNLAŞTIRMAK, SAÇMALAŞTIRMAK, SADELEŞTİRİLME, SAFLAŞTIRILMAK, SAĞLAMLAŞTIRMA, SAHİPLENDİRMEK, SAKIZLAŞTIRMAK, SAKİNLEŞTİRMEK, SALDIRGANLAŞMA, SANAYİLEŞTİRME, SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM, SARDUNYAGİLLER, SARIASMAGİLLER, SARIMSAKLANMAK, SARIMSAKLATMAK, SARMAŞIKGİLLER, SATHİLEŞTİRMEK, SAYDAMLAŞTIRMA, SAYFALANDIRMAK, SELAMÜNALEYKÜM, SEMBOLLEŞTİRME, SEMENDERGİLLER, SEMİZOTUGİLLER, SENKRONİZASYON, SERDENGEÇTİLİK, SERMUHARRİRLİK, Devamını Gör

13 Harfli Kelimeler

SABIRSIZLANIŞ, SABIRSIZLANMA, SABIRSIZLIKLA, SABİTLEŞTİRME, SABUNLAŞTIRMA, SAÇMALAŞTIRMA, SADAKATSİZLİK, SADELEŞTİRMEK, SAFLAŞTIRILMA, SAĞGÖRÜSÜZLÜK, SAHİLEŞTİRMEK, SAHİPLENDİRME, SAHTİYANCILIK, SAKIZLAŞTIRMA, SAKİNLEŞTİRME, SAKKAROZÖLÇER, SAKSAFONCULUK, SALAMURACILIK, SALTANATÇILIK, SANATSEVERLİK, SANAYİİNEFİSE, SANDALYECİLİK, SANTİMETRELİK, SAPTANIMCILIK, SARILAŞTIRMAK, SARIMSAKLAMAK, SARIMSAKLANMA, SARIMSAKLATMA, SATHİLEŞTİRME, Devamını Gör

12 Harfli Kelimeler

SABAHYILDIZI, SABIKASIZLIK, SABOTAJCILIK, SADAKATLİLİK, SADELEŞTİRME, SAFLAŞTIRMAK, SAFSATACILIK, SAĞLAMLAŞMAK, SAĞLAYICILIK, SAĞLIKSIZLIK, SAHİLEŞTİRME, SAİRFİLMENAM, SAKARYALILIK, SAKATATÇILIK, SAKKAROMETRE, SALAHİYETSİZ, SALAHİYETTAR, SALDIRGANLIK, SALDIRICILIK, SALDIRMAZLIK, SALGINLAŞMAK, SALIVERİLMEK, SALLANDIRMAK, SALLAPATİLİK, SAMİMİLEŞMEK, SAMİMİYETSİZ, SANAYİLEŞMEK, SANDALGİLLER, SANDIKLANMAK, Devamını Gör

11 Harfli Kelimeler

SABABUSELİK, SABAHLATMAK, SABIRSIZLIK, SABİTLEŞMEK, SABREYLEMEK, SABUKLANMAK, SABUNKÖPÜĞÜ, SABUNLANMAK, SABUNLAŞMAK, SAÇAKLANMAK, SAÇIŞTIRMAK, SAÇMALAŞMAK, SADRAZAMLIK, SAFLAŞTIRMA, SAFTARONLUK, SAFTİRİKLİK, SAFTORİKLİK, SAĞIRLAŞMAK, SAĞLAMCILIK, SAĞLAMLAMAK, SAĞLAMLAŞMA, SAĞLIĞINIZA, SAHİPLENMEK, SAHİPSİZLİK, SAHNELENMEK, SAHNELETMEK, SAHTEKARLIK, SAKALLANMAK, SAKALSIZLIK, Devamını Gör

10 Harfli Kelimeler

SAADETHANE, SABAHÇILIK, SABAHLAMAK, SABAHLATMA, SABAHLEYİN, SABANKIRAN, SABİTKADEM, SABİTLEŞME, SABREYLEME, SABUKLAMAK, SABUKLANMA, SABUNCULUK, SABUNLAMAK, SABUNLANIŞ, SABUNLANMA, SABUNLAŞMA, SABUNLAYIŞ, SAÇAKLANMA, SAÇALANMAK, SAÇIŞTIRMA, SAÇMACILIK, SAÇMALAMAK, SAÇMALAŞMA, SADAKATSİZ, SADELEŞMEK, SAFRANBOLU, SAĞGÖRÜSÜZ, SAĞIRLAŞMA, SAĞLAMLAMA, Devamını Gör

9 Harfli Kelimeler

SAATÇİLİK, SAATLERCE, SABAHLAMA, SABAHLARI, SABIKASIZ, SABOTAJCI, SABRETMEK, SABUKLAMA, SABUNHANE, SABUNLAMA, SAÇALAMAK, SAÇALANMA, SAÇMALAMA, SSIZLIK, SADAKATLİ, SADELEŞME, SADİSTLİK, SAFÇASINA, SAFLAŞMAK, SAFSATACI, SAGUCULUK, SAĞALTICI, SAĞALTMAK, SAĞBEĞENİ, SAĞDIÇLIK, SAĞDIRMAK, SAĞDUYULU, SAĞGÖRÜLÜ, SAĞLAMLIK, Devamını Gör

8 Harfli Kelimeler

SAADETLE, SAADETLİ, SAATİNDE, SABAHLIK, SABAHTAN, SABIKALI, SABIRSIZ, SABİTLİK, SABRETME, SABUNİYE, SABUNLUK, SABUNSUZ, SACAYAĞI, SAÇALAMA, SAÇILMAK, SAÇKIRAN, SAÇMALIK, SADIKANE, SADİKLİK, SADİSTÇE, SADRAZAM, SAFDERUN, SAFİYANE, SAFLAŞMA, SAFTARON, SAFTİRİK, SAFTORİK, SAĞALMAK, SAĞALTIM, Devamını Gör

7 Harfli Kelimeler

SAATLİK, SABAHÇI, SABAHKİ, SABIRLA, SABIRLI, SABOTAJ, SABUNCU, SABUNLU, SACAYAK, SAÇAKLI, SAÇILIŞ, SAÇILMA, SAÇINTI, SAÇMACI, SADAKAT, SADAKLI, SADAKOR, SADARET, SADELİK, SADEYAĞ, SADIKÇA, SAFAHAT, SAFİYET, SAFRALI, SAFSATA, SAĞALMA, SAĞANAK, SAĞDUYU, SAĞGÖRÜ, Devamını Gör

6 Harfli Kelimeler

SAADET, SAATÇİ, SAATLİ, SABAHA, SABIKA, SABİTE, SABOTE, SABURA, SAÇMAK, SSIZ, SAÇULA, SADAKA, SADECE, SADİST, SADİZM, SAFARİ, SAFDİL, SAFFET, SAFİHA, SAFKAN, SAFLIK, SAFRAN, SAGUCU, SAĞDIÇ, SAĞICI, SAĞKOL, SAĞLAM, SAĞLIK, SAĞMAK, Devamını Gör

5 Harfli Kelimeler

SABAH, SABAN, SABIK, SABIR, SABİT, SABUH, SABUN, SABUR, SAÇAK, SAÇIK, SAÇIŞ, SAÇLI, SAÇMA, SADAK, SADET, SADIK, SADIR, SADİK, SADME, SAFÇA, SAFER, SAFHA, SAFİR, SAFRA, SAGAR, SAĞCI, SAĞIM, SAĞIN, SAĞIR, Devamını Gör

4 Harfli Kelimeler

SAAT, SABA, SABİ, SABO, SAÇI, SADA, SADE, SAFA, SAFİ, SAGU, SAĞI, SAHA, SAHİ, SAHN, SAİK, SAİR, SAKA, SAKE, SAKİ, SAKO, SALA, SALI, SALT, SAMİ, SANA, SANI, SAPA, SARA, SARF, Devamını Gör

3 Harfli Kelimeler

SAC, SAÇ, SAF, SAĞ, SAH, SAK, SAL, SAM, SAN, SAP, SAV, SAY, SAZ, SEK, SEL, SEM, SEN, SER, SES, SET, SIĞ, SIK, SIR, SİF, SİH, SİK, SİM, SİN, SİS, Devamını Gör

2 Harfli Kelimeler

SE, Sİ, SU


SE


  • Türk alfabesinin yirmi ikinci harfinin adı, okunuşu
[isim]
  • Üç

Birleşik Kelimeler: ciharıse

[kimya]
  • Selenyum elementinin simgesi

Sİ (Kelime Kökeni: İtalyanca si)


[isim] [müzik]
  • Gam dizisinde la ile do arasındaki ses
  • Bu sesi gösteren nota işareti
[kimya]
  • Silisyum elementinin simgesi

SU


[isim]
  • Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab
  • Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu

    Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı. - Falih Rıfkı Atay

  • Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı

    Portakal suyu. Domates suyu.

  • Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı

    Çiçek suyu. Gül suyu.

  • Yemeğin sıvı bölümü

    Belki de iki bardak turşu suyu içecek. - Sait Faik Abasıyanık

  • Kez

    Meyveleri iki su yıka.

  • Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik

    Bu bıçağın suyunu iyi vermemişler.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • su almak
  • su basmak
  • su çekmek
  • sudan çıkmış balığa dönmek
  • sudan geçirmek
  • suda pişmiş
  • su dökmek
  • su dökünmek
  • su etmek
  • su gelmek
  • su gibi
  • su gibi akmak
  • su gibi aziz ol!
  • su gibi bilmek (veya okumak)
  • su gibi ezberlemek
  • su gibi gitmek
  • su gibi olmak
  • su gibi terlemek
  • su görmemiş
  • su götürür yeri olmamak
  • su içinde
  • su içinde kalmak
  • su iktiza etmek
  • su kaçırmak
  • su kapmak
  • su katılmamış
  • su kesmek
  • su koyuvermek
  • su küçüğün, söz (veya sofra veya yemek) büyüğün
  • sular kararmak
  • sular seller gibi
  • su sabun görmemek
  • su uyur, düşman uyumaz
  • su vermek
  • suya düşmek
  • suya göstermek
  • suya götürüp susuz getirmek
  • su yapmak
  • suya sabuna dokunmamak
  • suya salmak
  • suyu baştan (veya başından) kesmek
  • suyu çıkmak
  • suyu getiren de bir, testiyi kıran da
  • suyu görünce teyemmüm bozulur
  • suyu ısınmak (veya kaynamak)
  • suyu kesilmiş değirmene dönmek
  • suyu mu çıktı?
  • suyuna gitmek
  • suyun akıntısına gitmek
  • suyuna tirit
  • suyun başı
  • suyunca gitmek
  • suyu nereden geliyor?
  • suyunu almak
  • suyunu çekmek
  • suyunun suyu
  • suyu seli kalmamak
  • su yürümek
  • su yüzü görmemiş
  • su yüzüne (veya üstüne) çıkmak
  • su yüzüne çıkmak

Birleşik Kelimeler: su akrebi, su altı, su askıları, su aygırı, su baldıranı, su bardağı, subasar, su basıncı, su baskını, su bidonu, su bilgisi, su bilimi, su biti, su bitkileri, su bombası, su borusu, su boyası, su böceği, su bölümü çizgisi, su böreği, su cenderesi, su çıkrığı, suçiçeği, su çulluğu, su damarı, su değirmeni, su deposu, su dolabı, su düzeyi, sugötürmez, su hattı, su ısıtıcısı, suibriği, su kabağı, su kabı, su kamışı, su karanfili, su kayağı, su kaybı, su kaydırağı, su keleri, su kemeri, su kesesi, su kesimi, su keteni, su kızağı, su kireci, su korkusu, su küre, su mantarları, su mercimeği, su mermeri, su muhallebisi, su nanesi, suoku, suölçer, su örümceği, su parkı, superisi, su piresi, su rezenesi, su saati, su samuru, susarımsağı, su sarnıcı, su sayacı, su seviyesi, su sığırı, su sineği, suşeridi, su tabakası, su tankeri, su tası, su taşkını, su tavuğu, su tedavisi, su terazisi, su teresi, su testisi, su topu, su tulumbası, su türbini, su ürünleri, su yatağı, su yelvesi, su yılanı, suyolu, su yolu, su yoncası, su yosunu, su yuvarı, sudan ucuz, acı su, ağır su, akarsu, aksu, atık su, bağlı su, basınçlı su, bengi su, iç su, kaba su, karasu, kara su, küllü su, oksijenli su, öz su, pis su, serbest su, sert su, tatlı su, tazyikli su, yumuşak su, havadan sudan, altın suyu, arpa suyu, bel suyu, besi suyu, bulaşık suyu, cam suyu, can suyu, çamaşır suyu, çiçek suyu, çilek suyu, deniz suyu, dirim suyu, domates suyu, dümen suyu, elma suyu, er suyu, et suyu, gül suyu, ham besi suyu, havuç suyu, ıslatma suyu, içme suyu, imamsuyu, katran suyu, kaya suyu, kaynak suyu, kenar suyu, kibrit suyu, kireç suyu, koruk suyu, kuyu suyu, limon suyu, maden suyu, memba suyu, meyve suyu, nane suyu, portakal suyu, saf su, safra suyu, şalgam suyu, tavuk suyu, turşu suyu, üzüm suyu, vişne suyu, yüzsuyu, zemzem suyu, kara suları, yer altı suları

[isim]
  • Sutaş

SAC


[isim]
  • Yassı demir çelik ürünü
[sıfat]
  • Bu üründen yapılan

    İskenderun'da evimize taşındığımız günlerde sac sobamıza elden düşme borular alınmıştı. - Ayla Kutlu

  • Bu nesneden yapılmış, üzerinde yufka yapılan dışbükey pişirme aracı

    Esmer, sacda pişirilmiş bir somun ekmeği, eliyle parçalayıp sofradakilerin önüne dağıttı. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: sacayağı, sacayak, sac böreği, sac ekmeği, sac kavurması, sac kebabı, çalkantı sacı


SİK


[isim] [kaba konuşmada]
  • Erkeklik organı

SİM (Kelime Kökeni: Farsça sīm)


[isim] [eskimiş]
  • Gümüş
  • Genellikle işlemelerde kullanılan, gümüş görünüşünde ve parlaklığında olan iplik vb
[sıfat]
  • Gümüş gibi parlayan
[isim] [halk ağzında]
  • İşaret

SİN


[isim] [eskimiş]
  • Mezar

    Sana ibret gerek ise / Gel göresin bu sinleri - Yunus Emre

[isim] [eskimiş]
  • Yaş (I)

    Hoş uyanık da olsam biz sindekileri artık erkekten saymazlar ya. - Haldun Taner


SİS


[isim] [coğrafya]
  • Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman

    Kalküta'yı süt mavisi bir akşam sisi kaplıyor. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: sis bombası, sis farı, sis lambası, sis perdesi, buz sisi


SİT (Kelime Kökeni: Fransızca site)


[isim]
  • Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı

Birleşik Kelimeler: sit alanı


SİZ


[zamir]
  • Çokluk ikinci kişi zamiri
  • Bir kişiye saygı ve incelik belirtisi olarak kullanılan bir seslenme sözü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • siz bilirsiniz
  • sizden
  • sizden iyi olmasın
  • size (veya sizlere) ömür
  • size doyum olmaz
  • siz sağ olun

Birleşik Kelimeler: sizli bizli


SKİ (Kelime Kökeni: İngilizce ski)


[isim] [spor]
  • Kayak

    Sokaktan sırtlarında skileriyle birkaç sporcu gülüşerek geçmiş. - Sait Faik Abasıyanık


SOF (Kelime Kökeni: Arapça ṣūf)


[isim] [eskimiş]
  • Bir çeşit sertçe, ince yünlü kumaş
  • Ham ipekten yapılmış astarlık kumaş

    Ankara sofu.


SOL


[sıfat]
  • Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı

    Sol el. Sol kulak.

[isim]
  • Bu taraftaki yön

    Sola dönmek.

[isim]
  • Sosyalizme yakın görüşte olan grup
[isim] [spor]
  • Boksta sol yumrukla vuruş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sola kaymak
  • sol eli beklemek
  • sol tarafından kalkmak
  • sol yapmak

Birleşik Kelimeler: sol açık, sol bek, sol eğilimli, sol haf, sol iç, sol şerit, solda sıfır, ortanın solu

[isim] [müzik]
  • Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses
  • Bu sesi gösteren nota işareti

Birleşik Kelimeler: sol anahtarı

[isim]
  • Peru para birimi

SOM


[sıfat]
  • İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif

    Köşk, som gümüş bir parmaklıkla ikiye bölünmüştür. - Salâh Birsel

  • Katışıksız
[isim]
  • Rıhtımın su üstünde olan bölümü
[isim] [hayvan bilimi]
  • Somon balığı
  • Kırgızistan para birimi

SON


[sıfat]
  • Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı

    Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. - Peyami Safa

  • En arkada bulunan

    Son vagon.

  • Artık ondan ötesi veya başkası olmayan

    Son atlıkarıncayı Kadırga meydanında birkaç yıl evvel görmüştüm. - Hasan Âli Yücel

[isim]
  • Uç, sınır
  • Olanca

    Son kuvvetiyle: Ya Ali! diye bağırdı. - Memduh Şevket Esendal

[isim]
  • Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet

    Kışın sonu. Bu yolun sonu.

[isim] [mecaz]
  • Ölüm
[isim] [anatomi]
  • Döl eşi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sona ermek
  • sona kalan dona kalır
  • son bulmak
  • son kozunu (veya kartını) oynamak
  • son noktayı koymak
  • son pişmanlık fayda vermez (veya etmez)
  • sonu gelmek
  • sonu gelmemek
  • sonunu almak
  • sonunu getirememek
  • son vermek

Birleşik Kelimeler: son adam, sonbahar, son birim, son çeyrek, son dakika, son derece, son deyiş, son ek, son görev, son gürlüğü, son hızla, son kânun, son kerte, son nefes, sonnot, son ses, son söz, son teşrin, son turfanda, son ütücü, son vazife, son yolculuk, çeyrek son, yarı son, baştan sona, hafta sonu, harman sonu, satır sonu, süre sonu, vade sonu, önünde sonunda