İçinde Ar Bulunan 5 Harfli Kelimeler



İçerisinde AR olan 5 harfli 337 kelime bulunuyor. İçinde AR olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ar ile başlayan 5 harfli kelimeler. ar ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ARPEJ18, FARİĞ18, GARAJ18, BARAJ16, VARGI16, JARSE15, PARAF15, RÖGAR15, VAR15, VAR15, ZAĞAR15, ARŞİV14, AVŞAR14, AFŞAR14, AĞYAR14, DUVAR14, DAĞAR14, FAR14, JAKAR14, YUVAR14, YAĞAR14, ZARİF14, CİVAR14, ARPÇI13, ÇARPI13, DAVAR13, EDVAR13, FARBA13, FARAD13, GARİP13, GAROZ13, HIZAR13, HARAP13, MARUF13, PARPA13, ŞOPAR13, VARDA13, ARGAÇ12, AHCAR12, BUHAR12, ÇAPAR12, ÇARŞI12, DÜÇAR12, ARP12, FULAR12, GARAZ12, HIYAR12, HAZAR12, HAR12, HARİÇ12, İZHAR12, İHZAR12, PARÇA12, PAZAR12, ŞARAP12, ŞAR12, UYGAR12, VARİS12, VARTO12, VARMA12, YARGI12, ZARCI12, CİHAR12, ARİFE11, AREFE11, ARDIÇ11, AVARE11, AVARA11, BARCI11, BAR11, BAHAR11, DEPAR11, EFKAR11, FİRAR11, FİLAR11, FARİL11, GAR11, HUMAR11, HARBE11, HAR11, HARIM11, İFTAR11, İHBAR11, LİVAR11, LARVA11, PARYA11, RÖTAR11, SARGI11, ŞARYO11, TARAF11, TARİF11, VARAN11, VARAK11, VAKAR11, VARİL11, VARİT11, VARTA11, YAR11, ARICI10, ARGON10, ARGIT10, ARGIN10, ARMUZ10, ARSIZ10, BİZAR10, BOYAR10, BARÇA10, BARDO10, BARİZ10, ÇOMAR10, DUBAR10, DUYAR10, DARCA10, DAR10, DAR10, HİSAR10, HARAM10, HAREM10, HARIN10, HARİM10, HARİS10, HARLI10, HASAR10, ILGAR10, İŞYAR10, İCBAR10, KARGI10, KARGO10, LUGAR10, LARGO10, MARUZ10, POLAR10, PARİS10, PARSA10, PINAR10, SİGAR10, SARPA10, SARİH10, SARİG10, SARIZ10, SAR10, SAGAR10, ARI10, YAR10, YAZAR10, ZARSI10, CİDAR10, ARKOZ9, ARIZİ9, ARIZA9, ARTIŞ9, ARTÇI9, ARŞIN9, ARACI9, AYYAR9, BİDAR9, BARBA9, BARDA9, ÇIKAR9, ÇINAR9, ÇARIK9, ÇASAR9, DİYAR9, DARBE9, DİDAR9, GİTAR9, HARAR9, HARİR9, HARTA9, IZRAR9, İŞMAR9, İHTAR9, KARGA9, KARHA9, KAR9, KARŞI9, LAGAR9, MEZAR9, MARİZ9, MARAZ9, MACAR9, PARKA9, PARKE9, PAR9, SAR9, ŞUARA9, ŞAMAR9, ŞARKI9, TARİH9, UYARI9, YARDA9, YARIM9, CARLI9, ARKAÇ8, ARİZA8, ARDIL8, ARAZİ8, AYSAR8, ARİ8, ACARA8, AMBAR8, BASAR8, BARUT8, BARON8, BAROK8, BAREM8, ÇİTAR8, ÇARKA8, ÇAKAR8, ÇALAR8, DOLAR8, DAMAR8, KOYAR8, KAŞAR8, KAÇAR8, LEZAR8, MİYAR8, MARDA8, MARYA8, MEDAR8, NAÇAR8, NAZAR8, SARIM8, SARAY8, ŞİKAR8, ŞAR8, TARAZ8, TARİZ8, TAR8, YULAR8, YARIK8, YARIN8, YARMA8, ZARAR8, ZARTA8, CARTA8, ARİYA7, ARMUT7, ARDAK7, ARTIM7, AROMA7, ARABİ7, ARABA7, BİLAR7, BARAN7, BARAK7, BARKA7, BARİT7, BARET7, BALAR7, BEKAR7, BATAR7, DAKAR7, DEKAR7, DİNAR7, ISTAR7, ISRAR7, İBARE7, İDRAR7, İDARİ7, İDARE7, KOMAR7, KİBAR7, KÜRAR7, KUMAR7, KARYE7, KADAR7, KAYAR7, MİMAR7, MUARE7, MARTI7, MARON7, MARUL7, RADAR7, SONAR7, SUARE7, SARMA7, SARIK7, TOMAR7, TIMAR7, TARIM7, USARE7, YARAK7, YARAN7, YARAR7, YAREN7, YARKA7, ARKIT6, ARTMA6, ARTIN6, ARTIK6, ARSİN6, ARAMİ6, ARAMA6, ASTAR6, ALARM6, ESRAR6, ENSAR6, EMARE6, ILTAR6, KARIK6, KARIN6, KARLI6, KARST6, KARUN6, KARMA6, MAR6, MARKE6, MARKA6, MARAL6, ONLAR6, START6, SARAT6, SARAK6, SAKAR6, TUTAR6, TASAR6, TARTI6, ARENA5, ARTER5, ARAKA5, ATARİ5, AKTAR5, İNKAR5, İKRAR5, KARAT5, KARAR5, KARNE5, KATAR5, KAR5, KENAR5, NARİN5, TARAK5, TARLA5, TARİK5, TARET5, TATAR5


ARENA (Kelime Kökeni: Fransızca arena)


[isim]
  • Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
[mecaz]
  • Siyasi çekişmelerin geçtiği yer

ARTER (Kelime Kökeni: Fransızca artère)


[isim] [anatomi]
  • Atardamar

ARAKA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [bitki bilimi]
  • İri taneli bezelye

ATARİ


[isim]
  • Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü

AKTAR (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭṭār)


[isim]
  • Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân

İNKÂR (Kelime Kökeni: Arapça inkār)


[isim]
  • Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inkârdan gelmek
  • inkâr etmek


İKRAR (Kelime Kökeni: Arapça iḳrār)


[isim] [eskimiş]
  • Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikrar etmek
  • ikrar vermek


KARAR (Kelime Kökeni: Arapça ḳarār)


[isim]
  • Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı

    Bu kararı söyleyen sesin tesiri gözlerimizi yaşla doldurdu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[hukuk]
  • Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm

    Yargıç kararı.

[müzik]
  • Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • karara bağlamak
  • karara kalmak
  • karar almak
  • karar altına almak
  • karara varmak
  • karar bulmak
  • kararında bırakmak
  • karar kılmak
  • karar vermek

Birleşik Kelimeler: kararname, bir karar, kavlükarar, nihai karar, orta karar, tashihikarar, ara kararı, arama kararı, gıyap kararı, görevsizlik kararı, göz kararı, hakem kararı, mahkeme kararı, takipsizlik kararı


KARNE (Kelime Kökeni: Fransızca carnet)


[isim] [eğitim bilimi]
  • Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge

Birleşik Kelimeler: çalışma karnesi, sağlık karnesi


KATAR (Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭār)


[isim]
  • Tren

    Kendisini getiren metro katarı yoluna devam edip karanlık tünelde kaybolmuştu. - Osman Aysu

Birleşik Kelimeler: sürat katarı, turna katarı, yük katarı


KARNİ (Kelime Kökeni: Fransızca cornue)


[isim] [kimya]
  • Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap

KENAR (Kelime Kökeni: Farsça kenār)


[isim]
  • Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka

    O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi. - Orhan Veli Kanık

[matematik]
  • Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri

    Bir üçgenin kenarları.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kenar (veya kenarını) bastırmak
  • kenara atmak
  • kenara çekilmek
  • kenarda kalmak
  • kenar gezmek
  • kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olmaz

Birleşik Kelimeler: kenar atışı, kenar bobini, kenar mahalle, kenarortay, kenar semt, kenar suyu, kenarda köşede, kenarın dilberi, çeşitkenar, derkenar, dörtkenar, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar


NARİN (Kelime Kökeni: Farsça nārīn)


[sıfat]
  • İnce yapılı, yepelek, nazenin

    Narin bir kızcağızın yanındaki boş yere sokuldu. - Osman Cemal Kaygılı


TARAK


[isim]
  • Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç

    Bir ay boyunca, kırlaşan saçlarına tarak sürmedi. - Lâtife Tekin

[anatomi]
  • İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü
[hayvan bilimi]
  • Suda yaşayan hayvanlarda solungaç
[hayvan bilimi]
  • Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten)

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarak vurmak

Birleşik Kelimeler: tarak dubası, tarak işi, tarak kemiği, tarak otu, tas tarak, ayak tarağı, çobantarağı, deniztarağı, taşçı tarağı


TARLA


[isim]
  • Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası

    Denizciler aralarında, karadaki tarla sahiplerinden çok daha fazla, hem çok daha candan yardımlaşırlar. - Halikarnas Balıkçısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarla açmak
  • tarlada izi olmayanın harmanda sözü (veya yüzü) olmaz
  • tarlanın taşlısı, karının (veya kadının) saçlısı
  • tarlayı taşlı, kızı kardeşli yerden almalı

Birleşik Kelimeler: tarla faresi, tarla kuşu, tarla sıçanı, bamyatarlası, çeltik tarlası, dalyan tarlası, mayın tarlası