Yet ile Biten Kelimeler



YET ile biten 177 kelime bulunuyor. Sonu YET olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yet ile başlayan kelimeler. İçinde yet olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

ADEMİMERKEZİYET24

13 Harfli Kelimeler

MÜTEKABİLİYET20

12 Harfli Kelimeler

MUVAFFAKİYET34, MUZAFFERİYET31, MÜKELLEFİYET23, KEMALİAFİYET21, MÜSTACELİYET21, MÜKEMMELİYET19, MIKNATISİYET18

11 Harfli Kelimeler

MUAYYENİYET19, MÜESSİRİYET18, ELASTİKİYET14

10 Harfli Kelimeler

CEVVALİYET27, MEVKUFİYET26, MEVCUDİYET25, ŞEHVANİYET25, HAYVANİYET24, MÜPHEMİYET24, VAHDANİYET24, MAĞLUBİYET23, MAĞDURİYET23, MAHCUBİYET23, CUMHURİYET22, HÜSNÜNİYET21, MEŞGULİYET21, MEFTUNİYET20, MAZHARİYET20, MAHKÜMİYET20, HASSASİYET19, MECBURİYET19, MEBZULİYET19, MAHRUMİYET19
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

EVLEVİYET23, EHVENİYET21, HUSUSİYET19, MARUFİYET19, MÜDÜRİYET18, CAHİLİYET18, EHEMMİYET17, GALİBİYET17, HAYATİYET17, BEŞERİYET16, HAKİMİYET16, MEŞRUİYET16, MEZUNİYET16, MEYUSİYET16, RUHANİYET16, SALAHİYET16, SEBEBİYET16, MASUMİYET15, MASUNİYET14, MESULİYET14
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

MAHVİYET21, İZAFİYET19, FERDİYET18, KEYFİYET18, MUAFİYET18, ŞAHSİYET18, ZIDDİYET18, HAYSİYET17, KAVMİYET17, ZİHNİYET17, CİDDİYET17, FAALİYET16, FAİKİYET16, HÜRRİYET16, SIHRİYET16, TEVLİYET16, UBUDİYET16, ULUHİYET16, MADDİYET15, ZÜRRİYET15
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

HÜVİYET21, ŞÖBİYET20, UZVİYET19, VAZİYET18, ZAFİYET18, SAFİYET16, ULVİYET16, VESAYET16, VASİYET16, BEGAYET15, HİDAYET15, KİFAYET15, RİVAYET15, VİLAYET15, VARİYET15, VELAYET15, HAMİYET14, HASİYET14, MAHİYET14, BİDAYET13
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

SOVYET16, HAŞYET15, AFİYET14, VİNYET14, EZİYET11, ZİLYET11, MAİYET9, ARİYET8, İNAYET8, RİAYET8

5 Harfli Kelimeler

GAYET11, HEYET11, PAYET11, ŞAYET10, DİYET9, RÜYET9, NİYET7

4 Harfli Kelimeler

AYET6


AYET (Kelime Kökeni: Arapça āyet)


[isim] [din bilgisi]
  • Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri

    Unutmadığı ayetlerle namaz kılıyor, dua ediyordu. - Ömer Seyfettin


NİYET (Kelime Kökeni: Arapça niyyet)


[isim]
  • Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat

    Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek. - Ahmet Ümit

[din bilgisi]
  • Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • niyet çekmek
  • niyet etmek
  • niyet tutmak

Birleşik Kelimeler: art niyet, hüsnüniyet, iyi niyet


ARİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿāriyet)


[isim] [eskimiş]
  • Ödünçleme

    Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz. - Sait Faik Abasıyanık

[hukuk]
  • Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması

İNAYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿināyet)


[isim] [eskimiş]
  • İyilik, kayra, atıfet, ihsan, lütuf

    Gayret bizden, inayet Allah'tan. - Emine Işınsu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inayet etmek (veya eylemek)
  • inayet ola
  • inayette bulunmak


RİAYET (Kelime Kökeni: Arapça riʿāyet)


[isim]
  • Uyma, boyun eğme

    Edep ve erkâna riayet lazım. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • riayet etmek


MAİYET (Kelime Kökeni: Arapça maʿiyyet)


[isim]
  • Üst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler

Birleşik Kelimeler: maiyet memuru


DİYET (Kelime Kökeni: Arapça diyet)


[isim] [din bilgisi]
  • İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret

    Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın. - Ömer Seyfettin

[isim]
  • Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim

Birleşik Kelimeler: diyet uzmanı


RÜYET (Kelime Kökeni: Arapça ruʾyet)


[isim] [eskimiş]
  • Görme

ŞAYET (Kelime Kökeni: Farsça şāyed)


[bağlaç]
  • Eğer

    Bu parayı şayet sen ben vermezsek veren, başkaları olacak. - Ercüment Ekrem Talu


EZİYET (Kelime Kökeni: Arapça eẕiyyet)


[isim]
  • Zulüm

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eziyet çekmek
  • eziyet etmek
  • eziyet vermek

Birleşik Kelimeler: gâvur eziyeti


ZİLYET (Kelime Kökeni: Arapça ẕi'l-yed)


[isim] [hukuk]
  • Sahibi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan, elinde tutan kimse, eldeci

GAYET (Kelime Kökeni: Arapça ġāyet)


[zarf]
  • Pek, çok, pek çok, aşırı bir biçimde

    Soframızda gayet samimi birkaç misafirimiz bulunur. - Aka Gündüz


HEYET (Kelime Kökeni: Arapça heyʾet)


[isim]
  • Kurul

    Heyet ve miralay Galip Bey huzura girdiler. - Necip Fazıl Kısakürek

[eskimiş]
  • Gök bilimi
[eskimiş]
  • Biçim, kılık, dış görünüş

Birleşik Kelimeler: heyet raporu, umumi heyet, fasıl heyeti, hakem heyeti, ihtiyar heyeti, istişare heyeti, köy ihtiyar heyeti, mütevelli heyeti, tahrir heyeti, teftiş heyeti


PAYET (Kelime Kökeni: Fransızca paillette)


[isim]
  • Giysi vb. işlemek için kullanılan küçük, pırıltılı pul

BİDAYET (Kelime Kökeni: Arapça bidāyet)


[isim] [eskimiş]
  • Başlama, başlangıç

    Sevdasını, bidayette kıyısından köşesinden paylaşırken, zamanla tamamen sahiplenmiş. - Attila İlhan