Yet ile Biten 7 Harfli Kelimeler



YET ile biten 7 harfli 40 kelime bulunuyor. Sonu YET olan 7 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yet ile başlayan 7 harfli kelimeler. İçinde Yet olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HÜVİYET21, ŞÖBİYET20, UZVİYET19, VAZİYET18, ZAFİYET18, SAFİYET16, ULVİYET16, VESAYET16, VASİYET16, BEGAYET15, HİDAYET15, KİFAYET15, RİVAYET15, VİLAYET15, VARİYET15, VELAYET15, HAMİYET14, HASİYET14, MAHİYET14, BİDAYET13, EHLİYET13, MEZİYET13, NİHAYET13, CEMİYET13, ŞENİYET12, ŞİKAYET12, TAZİYET12, ÜNSİYET12, CİNAYET12, AYNİYET11, AİDİYET11, DİRAYET11, EMNİYET10, İRSİYET10, KEMİYET10, MALİYET10, MERİYET10, SİRAYET10, İLLİYET9, KATİYET9


İLLİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿilliyyet)


[isim] [eskimiş] [felsefe]
  • Nedensellik

KATİYET (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿiyyet)


[isim] [eskimiş]
  • Kesinlik

EMNİYET (Kelime Kökeni: Arapça emniyyet)


[isim]
  • Güvenlik

    Kendi vatandaşlarının ırz, mal, can emniyeti hakkında teminat istiyorlar. - Ercüment Ekrem Talu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emniyet altına almak
  • emniyet etmek
  • emniyet vermek

Birleşik Kelimeler: emniyet amiri, emniyet durağı, emniyet düğmesi, emniyet kemeri, emniyet kilidi, emniyet pimi, emniyet supabı, emniyet şeridi


İRSİYET (Kelime Kökeni: Arapça irs̱iyyet)


[isim] [eskimiş] [biyoloji]
  • Kalıtım

KEMİYET (Kelime Kökeni: Arapça kemmiyyet)


[isim] [eskimiş]
  • Nicelik

    Onun koleksiyonculuğu, kemiyetteki kahramanlığı ise, boyuna keyfiyette arayıp asla bulamadığı kadını ne yapıp yapıp yakalayabilmek gayretinden. - Necip Fazıl Kısakürek


MALİYET (Kelime Kökeni: Arapça māliyyet)


[isim] [ekonomi]
  • Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı

Birleşik Kelimeler: maliyet fiyatı, değişken maliyet, değişmez maliyet


MERİYET (Kelime Kökeni: Arapça merʿiyyet)


[isim] [eskimiş]
  • Yürürlük

SİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça sirāyet)


[isim]
  • Hastalık başkalarına geçme, bulaşma

    Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Yayılma, dağılma

    Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sirayet etmek


AYNİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿayniyyet)


[isim] [eskimiş]
  • Aynılık

AİDİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾidiyyet)


[isim]
  • İlişkinlik

Birleşik Kelimeler: aidiyet eki


DİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça dirāyet)


[isim] [eskimiş] [ruh bilimi]
  • İnce şeyleri kavrayış

    Dikkat ve dirayetiyle her işin yolunda yürümesini temin etmişti. - Osman Aysu


ŞENİYET (Kelime Kökeni: Arapça şeʾniyyet)


[isim] [eskimiş]
  • Gerçeklik

ŞİKÂYET (Kelime Kökeni: Arapça şikāyet)


[isim]
  • Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı

    Vali ne yapsa hâkim onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şikâyet etmek
  • şikâyet getirmek
  • şikâyette bulunmak

Birleşik Kelimeler: şikâyet kutusu, şikâyetname


TAZİYET (Kelime Kökeni: Arapça taʿziyet)


[isim] [eskimiş]
  • Taziye

Birleşik Kelimeler: taziyetname


ÜNSİYET (Kelime Kökeni: Arapça unsiyyet)


[isim]
  • Alışkanlık

    Araya giren yıllar zarfında meslekten kopunca eski arkadaşlarıyla ünsiyeti de kopmuştu. - Osman Aysu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ünsiyet peyda etmek