T İle Biten Kelimeler

T ile biten 2293 türkçe kelime bulundu.Kelimelen.com kelime bulucu yu kelimelik kelime hilesi olarakta kullanabilirsiniz.


T ile biten Harf Sayısına Göre Kelime Listesi


15 Harfli Kelimeler

ADEMİMERKEZİYET, ANTİEMPERYALİST

14 Harfli Kelimeler

ANTİKAPİTALİST, FUNDAMENTALİST, İDAREİMASLAHAT, KARBONMONOKSİT, KELİMEİŞEHADET, KİLOGRAMKUVVET

13 Harfli Kelimeler

ADABIMUAŞERET, ANSİKLOPEDİST, BASÜBADELMEVT, BERAATİZİMMET, BİLAKAYDUŞART, ÇAĞLAYANCERİT, EKSPRESYONİST, FİZYOTERAPİST, HADEMEİHAYRAT, HİDROKARBONAT, HİLAFIHAKİKAT, İNDETERMİNİST, İNDİVİDÜALİST, İRRASYONALİST, KARBONDİOKSİT, KÜKÜRTDİOKSİT, MENFAATPEREST, MÜTEKABİLİYET, STRÜKTÜRALİST, SÜRNATÜRALİST, VİYOLONSELİST Devamını Gör

12 Harfli Kelimeler

ANTİKOMÜNİST, ANTİSEMİTİST, DİYARIGURBET, EMPRESYONİST, ENFLASYONİST, ENTOMOLOJİST, FAKRUZARURET, GLASYOLOJİST, HATTIHAREKET, İADEİZİYARET, KARBONHİDRAT, KARİKATÜRİST, KAYDIİHTİYAT, KEMALİAFİYET, MACERAPEREST, MERKANTİLİST, MIKNATISİYET, MUVAFFAKİYET, MUZAFFERİYET, MÜKELLEFİYET, MÜKEMMELİYET, MÜSTACELİYET, MÜŞKÜLPESENT, NAZARIDİKKAT, PROPAGANDİST, PSİKİYATRİST, RUHUMÜCERRET, SİNEYİMİLLET, SPERMATOZOİT, Devamını Gör

11 Harfli Kelimeler

AMERİKANİST, BAŞMÜSEVVİT, CENİNİSAKIT, CÜRMÜMEŞHUT, DETERMİNANT, DETERMİNİST, DEVRİSAADET, DOĞUBEYAZIT, ELASTİKİYET, EMPERYALİST, FİDYEİNECAT, FİZYOLOJİST, FORMALDEHİT, GAYRİMAHDUT, GROSSMARKET, HARİMİİSMET, HAYALPEREST, HİPERBOLOİT, HİPERMARKET, HUDAYİNABİT, İKTİSADİYAT, İLLÜZYONİST, İRREDANTİST, KABLELMİLAT, KOLEKTİVİST, KOLONYALİST, MAKYAVELİST, MATERYALİST, MUAYYENİYET, Devamını Gör

10 Harfli Kelimeler

ANESTEZİST, ANTAGONİST, ARİSTOKRAT, ASRISAADET, ATEŞPEREST, BAKTERİSİT, BASKLARNET, BAŞVEKALET, BİKARBONAT, CEVVALİYET, CİBİLLİYET, CUMHURİYET, ÇAKIRKANAT, EHLİSÜNNET, ELEKTROLİT, ENVAİÇEŞİT, ESERİCEDİT, FAHRENHAYT, FEDERALİST, FİKRİSABİT, FİLATELİST, FOLKLORİST, GRAMKUVVET, HAKKANİYET, HAKKISÜKUT, HAMİLİKART, HASSASİYET, HAYVANİYET, HİNTERLANT, Devamını Gör

9 Harfli Kelimeler

ABULLABUT, AHLAKİYAT, AKARYAKIT, ANATOMİST, ANTİKATOT, ANTİSEMİT, ANTROPOİT, APANDİSİT, BABAYİĞİT, BEŞERİYET, BUHARKENT, CAHİLİYET, CİVANMERT, DANİŞMENT, DEFİHACET, DEODORANT, DOĞANKENT, DOĞANYURT, EHEMMİYET, EHLİBEYİT, EHVENİYET, EKALLİYET, EKOLOJİST, EKONOMİST, EKSERİYET, ENSEFALİT, ERİTROSİT, ETİMESGUT, EVLEVİYET, Devamını Gör

8 Harfli Kelimeler

ABIHAYAT, ADEMİYET, AKÇAABAT, AKÇAKENT, AKVARİST, ALAMİNÜT, ALENİYET, ALKALOİT, ALPİNİST, ALŞİMİST, ALTAYİST, AMELİYAT, AMPİRİST, ANARŞİST, ANHİDRİT, ANTİASİT, ANTRASİT, ANTRİKOT, ARAGONİT, ARYANİST, ASABİYET, ASELBENT, ASFALTİT, ASİMPTOT, ASSOLİST, ASTİGMAT, ASTRONOT, AVANGART, BAKLİYAT, Devamını Gör

7 Harfli Kelimeler

ABLAVUT, AFERİST, AHTAPOT, AİDİYET, AKLİYAT, AKROBAT, AKSÖĞÜT, AKTİNİT, ALAKART, ALDEHİT, ALFENİT, AMETİST, ANALİST, ANDEZİT, ANEKDOT, ANEROİT, ANTERİT, ANTİDOT, ANTRAKT, ANZAROT, APARKAT, ARABİST, ARBALET, ARGONOT, ARNAVUT, ARTERİT, ARZİYAT, ASKARİT, AŞKABAT, Devamını Gör

6 Harfli Kelimeler

ABDEST, ABSENT, ABSÜRT, ADALET, ADAVET, ADENİT, AFİYET, AHİRET, AKAMET, AKARET, AKIBET, AKYURT, ALAMET, ALTÜST, AMYANT, ANADUT, ANTANT, APARAT, APATİT, APOLET, APSENT, ARAFAT, ARAROT, ARASAT, ARAŞİT, ARİYET, ARTİST, ARTT, ASALET, Devamını Gör

5 Harfli Kelimeler

AHFAT, AHLAT, AHRET, AİDAT, AKAİT, AKDUT, AKONT, AKORT, ANGUT, ANKET, ANTET, APORT, ARGIT, ARKIT, ARMUT, ASİST, ASKAT, ASTAT, ATLET, AVDET, AVRAT, AVRET, AVURT, AYGIT, AYRIT, BADAT, BAGET, BAĞIT, BALAT, Devamını Gör

4 Harfli Kelimeler

ABAT, AÇIT, ADET, AFAT, AFET, AĞIT, AHİT, AKİT, AKUT, ALET, AMİT, AMUT, ANIT, ANOT, ANUT, AORT, ASİT, AŞIT, AYET, AYIT, AZAT, AZİT, AZOT, BAHT, BANT, BENT, BİAT, BRİT, BRÜT, Devamını Gör

3 Harfli Kelimeler

AFT, AİT, ALT, ANT, ART, AST, AUT, BAT, BET, BİT, BOT, BUT, CET, ÇAT, ÇIT, ÇİT, DUT, FİT, FUT, GÖT, GUT, HAT, HİT, HÖT, JET, JÜT, KAT, KET, KIT, Devamını Gör

2 Harfli Kelimeler

AT, ET, İT, OT, UT


AT


[isim]
  • Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül
  • Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ata arpa yiğide pilav
  • ata binen nalını, mıhını arar
  • ata binersen Allah'ı, attan inersen atı unutma
  • ata da soy gerek, ite de
  • at, adımına göre değil adamına göre yürür
  • ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli
  • ata et, ite ot vermek
  • ata eyer gerek, eyere er gerek
  • at at oluncaya kadar sahibi mat olur
  • at beslenirken kız istenirken
  • at binenin, kılıç kuşananın
  • at binicisine göre kişner
  • at bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bulunmaz
  • at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
  • at gibi
  • atı alan Üsküdar'ı geçti
  • atı atasıyla, katırı anasıyla
  • atım tepmez, itim kapmaz deme
  • atına bakan ardına bakmaz
  • atın bahtsızı arabaya düşer
  • atın dorusu, yiğidin delisi
  • atını sağlam kazığa bağlamak
  • atın ölümü arpadan olsun
  • atın ürkeği, yiğidin korkağı
  • atın varken yol tanı, ağan varken el tanı
  • at ile avrat yiğidin bahtına
  • at izi it izine karışmak
  • at koşturacak kadar
  • at koşturmak
  • atla arpayı dövüştürmek (veya dalaştırmak)
  • atla deve değil
  • atlarını itlerini nallamak
  • atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz
  • atlar tepişir, arada eşekler ezilir
  • at nalı kadar
  • at olur, meydan olmaz (veya bulunmaz), meydan olur (veya bulunur), at olmaz (veya bulunmaz)
  • at oynatmak
  • at ölür, itlere bayram olur
  • at ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır
  • at pazarında eşek osurtmuyoruz!
  • atta, avratta uğur vardır
  • attan düşene yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek
  • attan inip eşeğe binmek
  • at var, meydan yok
  • at yedi günde, it yediği günde
  • at yiğidin yoldaşıdır

Birleşik Kelimeler: at arabası, at bakıcısı, atbalığı, atbaşı, at cambazı, at donu, at gözlüğü, at gözlüklü, at hırsızı, at kestanesi, atkuyruğu, at meydanı, at sineği, banko at, çıplak at, binek atı, denizatı, Flaman atı, koşu atı, koşum atı, yarış atı

[kimya]
  • Astatin elementinin simgesi

ET


[isim]
  • İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka

    Bu koyunda hiç et yok, pek zayıf.

  • Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi
  • Ten

    Gömleği yırtılmış, eti görünüyor.

  • Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm

    Bu zeytinde et denecek bir şey yok.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • et bağlamak
  • ete kemiğe dönüştürmek (veya büründürmek)
  • eti budu yerinde (veya etine dolgun)
  • eti kemiği
  • eti kemiğine yapışmak
  • etinden et koparmak (veya kesmek)
  • eti ne budu ne?
  • eti senin, kemiği benim
  • et kanlı gerek, yiğit canlı
  • et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa ne yapılır?
  • etle tırnak arasına girilmez
  • etle tırnak gibi
  • et ne kadar arık olsa üstüne ekmek yaraşır
  • etten duvar örmek
  • etten önce çömleğe düşmek
  • et tırnak olmak
  • et tırnaktan ayrılmaz
  • et tutmak

Birleşik Kelimeler: et beni, et kafalı, et kesimi, et kırımı, et lokması, etobur, et sığırı, et sineği, et sotesi, et suyu, et şeftalisi, et tavuğu, et toprak, et unu, etyaran, etyemez, beyaz et, kaba et, kara et, kırmızı et, lop et, kül rengi et sineği, balıketi, balık eti, dana eti, diş eti, diş eti ünsüzü, göğüs eti, koyun eti, kurban eti, kuzu eti, sığır eti, soya eti, tavşan eti, tavuk eti, balıketinde


İT


[isim]
  • Köpek
[hakaret yollu]
  • Değersiz, terbiyesiz kimse

    Babaları da zaten itin biri. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • it ağzını kemik tutar
  • it değmekle deniz pis olmaz
  • it derisinden post olmaz
  • it dişi domuz derisi
  • ite atsan yemez
  • ite ot, ata et vermek
  • it gibi çalışmak
  • iti an, taşı eline al (veya çomağı hazırla)
  • iti ite kırdırmak
  • itin ahmağı baklavadan pay umar
  • itin götüne (veya kıçına) sokmak
  • itin kuyruğunda
  • iti öldürene sürütürler
  • it ite (buyurur), it de kuyruğuna
  • it iti ısırmaz
  • it izi at izine karışmak
  • it kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanırmış
  • itle çuvala girilmez
  • itle dalaşmaktan çalıyı dolaşmak yeğdir
  • it ölüsü gibi
  • it sürü, para kazan
  • it sürüsü kadar
  • it ulur, birbirini bulur
  • it ürür, kervan yürür

Birleşik Kelimeler: itayağı, itboğan, itburnu, it canlı, it dalaşı, itdirseği, it elli, it hıyarı, it kopuk, itkuyruğu, itoğluit, it üzümü, ekin iti


OT


[isim] [bitki bilimi]
  • Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler

    Etrafımızda uzun otlar, yalçın kayalar vardı. - Aka Gündüz

[sıfat]
  • Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş

    Ranzalardan birinin üst yatağında bir ot şilte üzerinde, soyunmadan uzanan ve iki eli ensesinin altında düşünen ben. - Necip Fazıl Kısakürek

[eskimiş]
  • Zehir
[eskimiş]
  • İlaç
[argo]
  • Esrar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ot gibi
  • ot gibi yaşamak
  • ot tutunmak
  • otu çek köküne bak
  • ot yoldurmak

Birleşik Kelimeler: otobur, otyiyenler, acı ot, karacaot, sütlü ot, abdestbozan otu, adamotu, ağı otu, ağızotu, altın otu, andız otu, ardıç otu, avcı otu, ayrık otu, bağırsak otu, balık otu, bambul otu, ban otu, basur otu, beşparmak otu, bit otu, boğan otu, boy otu, burun otu, canavar otu, ciğer otu, çalgıcı otu, çayır otu, çiriş otu, çivit otu, çöreotu, çörek otu, dağ dalak otu, dalak otu, danakıran otu, deli otu, dereotu, dilotu, diş otu, dolama otu, dolma otu, domuz ayrık otu, domuz otu, dulaptal otu, dulavrat otu, eğir otu, eğrelti otu, engerek otu, esrar otu, eşek otu, evliya otu, fare otu, fıtık otu, gebre otu, gelin otu, geyik otu, göbek otu, güzelavrat otu, hamam otu, hasır otu, horozcuk otu, İdris otu, imparator otu, kabakulak otu, kanarya otu, kandıra otu, kan otu, kartallı eğrelti otu, kasık otu, kaşık otu, kedi otu, kelebek otu, kene otu, kıl otu, kırlangıç otu, kokulu çayır otu, kovan otu, koyun otu, kuduz otu, kum otu, kurbağa otu, kurşun otu, kuş otu, küstüm otu, limon otu, lohusa otu, marsıvan otu, mayasıl otu, melek otu, mercan otu, meyhaneci otu, misk otu, mübarek otu, nevruz otu, nezle otu, oğul otu, Oltu otu, ökse otu, öksürük otu, ölmez otu, pamuk otu, panzehir otu, pelin otu, pire otu, pisik otu, pisipisi otu, sabun otu, sakar otu, sancı otu, sarımsak otu, sedef otu, selam otu, semizotu, sıçanotu, sıraca otu, siğil otu, sinir otu, solucan otu, sökü otu, süpürge otu, süt otu, şerbetçi otu, şeytan otu, şifa otu, tarak otu, taşkıran otu, tavşancıl otu, turp otu, tükürük otu, türüz otu, tüylü dalak otu, uyuz otu, yakı otu, yapışkan otu, yara otu, yavşan otu, yoğurt otu, yüksük otu, zemberek otu, zembil otu, ciğer otları, sinir otları


UT


[isim]
  • Utanma duygusu

Birleşik Kelimeler: ut açıcı, ut yeri

[isim] [müzik]
  • Klasik Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, mızrapla çalınan bir çalgı

    Ferhunde, burada sevdiği bir ut muallimiyle evlenip bahtiyar olmuştu. - Reşat Nuri Güntekin


ANT


[isim]
  • Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem
  • Kendi kendine söz verme, ahit

    Andım var, bu işi yapacağım.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • andını bozmak
  • ant içmek
  • ant olsun
  • ant verdirmek
  • ant vermek

Birleşik Kelimeler: ant kardeşi


ART


[isim]
  • Arka, geri

    Ardında kapı koyu karanlık bir sonsuzluğa açılıyordu. - Tarık Buğra

  • Bir şeyin öbür yüzü
[sıfat]
  • Arkada bulunan

    Art damak ünsüzü. Art teker.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ardı arası (veya arkası) kesilmemek (veya gelmemek)
  • ardı kesilmemek
  • ardına (veya arkasına) düşmek
  • ardına kadar açık
  • ardından atlı kovalamak
  • ardından gitmek
  • ardından sapan taşı yetişmez
  • ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz
  • ardını almak (veya getirmek)
  • ardını bırakmamak
  • ardını kesmek
  • art eteğinde namaz kılmak

Birleşik Kelimeler: art alan, art arda, art avurt, art bölge, art damak, art düşünce, art elden, art niyet, art oda, art teker, art yetişim, art zamanlı, iğne ardı, ardı ardına, ardı sıra, artsız arasız


AST


[isim]
  • Alt
  • Birinin buyruğu altında olan görevli, madun
  • Birine göre alt aşamada olan kimse, madun
[askerlik]
  • Rütbe veya kıdemce küçük olan asker

Birleşik Kelimeler: astsubay


AUT (Kelime Kökeni: İngilizce out)


[isim] [spor]
  • Dış

    Aut çizgisinden nefis bir orta... - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • auta atmak
  • auta çıkmak


AFT (Kelime Kökeni: Fransızca aphte)


[isim] [tıp]
  • Ağız içinde görülen zemini beyaz, ağrılı küçük yara

AİT (Kelime Kökeni: Arapça ʿāʾid)


[sıfat]
  • İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ait olmak


ALT


[isim]
  • Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı

    Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. - Ziya Osman Saba

  • Bir nesnenin tabanı

    Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. - Osman Cemal Kaygılı

  • Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü

    Altına sandalye çekmek.

  • Bir şeyin yere yakın bölümü
  • Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun
[sıfat]
  • Sınıflamalarda ikinci derecede olan

    Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.

[sıfat]
  • Birkaç şeyden aşağıda olan

    Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alt değirmen güçlü akar
  • alt etmek
  • altı alay üstü kalay
  • altı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)
  • altına etmek (veya kaçırmak)
  • altına imza atmak
  • altına imza koymak
  • altında kalmak
  • altında kalmamak
  • altından çapanoğlu çıkmak
  • altından girip üstünden çıkmak
  • altından kalkamamak
  • altını çizmek
  • altını değiştirmek
  • altını ıslatmak
  • altını kapatmak
  • altını kısmak
  • altını üstüne getirmek
  • altı tutmak
  • altı yaş olmak
  • alt olmak
  • alt perdeden konuşmak
  • altta kalanın canı çıksın
  • altta kalmak
  • alttan almak
  • alttan güreşmek
  • altta yok üstte yok

Birleşik Kelimeler: alt alta, alt başlık, alt bölüm, alt cins, alt çene, alt deri, alt diş, alt dudak, alt familya, alt geçit, alt gerilim, alt güverte, alt hava yuvarı, alt ırk, alt karşıt, alt kat, alt katman, alt kavuşum, alt kurul, alt sınıf, alt şube, alt tabaka, alt takım, alt tarafı, alt tür, altüst, alt yanı, altyapı, alt yazı, alt yazıcı, altı üstü, alttan alta, ayakaltı, bardakaltı, başaltı, baş altı, bayrakaltı, bilinçaltı, dam altı, denizaltı, deniz altı, deri altı, dilaltı, dil altı bezleri, ev altı, gözaltı, göz altı, hasıraltı, kahvaltı, kapıaltı, kaymakaltı, koltuk altı, köprüaltı çocuğu, Kubbealtı, kulak altı bezi, merdiven altı, normalaltı, rüzgâraltı, silahaltı, su altı, şuuraltı, topaltı, toprak altı, üst deri altı, yastıkaltı, yemekaltı, yeraltı, yer altı, el altında, el altından


BİT


[isim] [hayvan bilimi]
  • Yarım kanatlılar alt takımına giren, insan ve memeli hayvanların vücudunda asalak olarak yaşayan böcek, kehle (Pediculus)

    Baş biti. Vücut biti.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • biti kanlanmak
  • bit kadar

Birleşik Kelimeler: bit otu, bitpazarı, bityeniği, bit yeniği, kabuklu bit, ağaç biti, arı biti, asma biti, buğday biti, çiçek biti, ekin biti, fındık biti, fidan biti, kasık biti, su biti, tahta biti, tavuk biti, yaprak biti


BOT (Kelime Kökeni: İngilizce boat)


[isim]
  • Küçük gemi

    Şu botta bu kadar er var, içlerinde gözüm bir seni tuttu. - Haldun Taner

  • Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal

Birleşik Kelimeler: borda botu, çıkarma botu, varagele botu

[isim]
  • Uzun konçlu, kapalı ayakkabı

    Botlarımı çıkartırken yatağın altında Mine'nin bez terliklerini görüyorum. - Ahmet Ümit


BUT


[isim]
  • İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü
  • Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü

Birleşik Kelimeler: kaba but, kadınbudu