SAKAMETLİ Harflerini İçeren 6 Harfli Kelimeler



SAKAMETLİ harflerini içeren 6 harfli 40 kelime bulunuyor. 6 harfli SAKAMETLİ kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

LAMİSE8, MİSKET8, MİSKAL8, MESAİL8, MAKSAT8, MELİSA8, MASLAK8, SİLMEK8, SİLKME8, SATMAK8, SALMAK8, TESLİM8, TİMSAL8, TAKSİM8, TEMSİL8, ASETİK7, ASALET7, AKAMET7, AMETAL7, ALESTA7, ALEKSİ7, ALAMET7, İSTEKA7, İKAMET7, İMALAT7, KALSİT7, LASTİK7, LATEKS7, MAAİLE7, MAKTEL7, MAKALE7, SAATLİ7, SELİKA7, TASLAK7, TEKMİL7, TEMLİK7, KALİTE6, TALİKA6, TELAKİ6, TEKİLA6


KALİTE (Kelime Kökeni: Fransızca qualité)


[isim]
  • Nitelik

    Bizde de Türk edebiyatı ne kadar millî kaynaklara gitmiş ise kalite bakımından o kadar yükselmiştir, denilebilir. - Mehmet Kaplan

Birleşik Kelimeler: kalite çemberleri, kalite kontrolü, kalite riski


TALİKA (Kelime Kökeni: Rusça)


[isim] [eskimiş]
  • Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası

TELAKİ (Kelime Kökeni: Arapça telāḳī)


[isim] [eskimiş]
  • Buluşma, kavuşma

TEKİLA (Kelime Kökeni: İngilizce tequila)


[isim]
  • Sert bir Meksika içkisi

ASETİK (Kelime Kökeni: Fransızca acétique)


[sıfat] [kimya]
  • Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan

Birleşik Kelimeler: asetik asit


ASALET (Kelime Kökeni: Arapça aṣālet)


[isim]
  • Soyluluk

    Fakat çilekeş kadının asaletini biliyorum. - Necip Fazıl Kısakürek

[edebiyat]
  • Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu

AKAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāmet)


[isim] [eskimiş]
  • Kısırlık, verimsizlik
[mecaz]
  • Başarısızlık, sonuçsuzluk

    Bu mücadeleden ruhumun yorgun düştüğünü, akamete mahkûm kaldığını görüyorum. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • akamete uğramak


AMETAL (Kelime Kökeni: Fransızca amétale)


[isim] [kimya]
  • Metal olmayan element

    Klor, fosfor, oksijen ametaldir.


ALESTA (Kelime Kökeni: İtalyanca allesta)


[sıfat]
  • Harekete hazır, tetikte

    Şafak sökerken denizcilerin hepsi alesta idiler. - Halikarnas Balıkçısı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • alesta beklemek
  • alesta durmak
  • alesta tutmak


ALEKSİ (Kelime Kökeni: Fransızca alexie)


[isim] [tıp]
  • Okuma yitimi

ALAMET (Kelime Kökeni: Arapça ʿalāmet)


[isim]
  • Belirti, işaret, iz, nişan

    İnsanlığın belli bir sonuca yöneldiğini gösterir hiçbir alamet yok. - Cemil Meriç

[mecaz]
  • Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne

Birleşik Kelimeler: alametifarika, kıyamet alameti


İSTEKA (Kelime Kökeni: İtalyanca stecca)


[isim]
  • Bilardo oyununda toplara vurmak için kullanılan sopa

İKAMET (Kelime Kökeni: Arapça iḳāmet)


[isim]
  • Bir yerde oturma, eğleşme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ikamete memur edilmek
  • ikamet etmek


İMALAT (Kelime Kökeni: Arapça iʿmālāt)


[isim] [ticaret]
  • Ham madde işlenerek yapılan her türlü mal

Birleşik Kelimeler: imalathane, fason imalat, seri imalat


KALSİT (Kelime Kökeni: Fransızca calcite)


[isim] [mineraloji]
  • Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonatı

    Tebeşir bir tür kalsittir.