Or ile Başlayan Kelimeler



OR ile başlayan 165 kelime bulunuyor. Başında OR olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Or ile biten kelimeler. İçinde or olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

ORMANSIZLAŞMAK25, ORTAKLAŞACILIK23, ORMANLAŞTIRMAK21, ORTAKLAŞTIRMAK20

13 Harfli Kelimeler

ORMANSIZLAŞMA24, ORTAKYAŞARLIK20, ORMANLAŞTIRMA20, ORTAKLAŞTIRMA19

12 Harfli Kelimeler

ORGANİZASYON24, ORDUBOZANLIK23, OROSTOPOLLUK22, ORGANOLEPTİK22, ORANTISIZLIK20, ORGENERALLİK17, ORTALAMASINA16, ORKESTRALAMA15, ORANTILANMAK15

11 Harfli Kelimeler

ORTAÖĞRENİM26, ORTAÖĞRETİM26, ORGANİZATÖR25, ORNİTOLOJİK23, ORİJİNALLİK21, ORİJİNALİTE21, ORGANLAŞMAK20, ORTAKLAŞACI19, ORKESTRASIZ18, ORTODOKSLUK18, ORYANTALİZM18, ORYANTASYON18, ORYANTİRİNG18, ORMANLAŞMAK17, ORTAKLAŞMAK16, ORYANTALİST15, ORANTILAMAK14, ORANTILANMA14, ORAMİRALLİK13

10 Harfli Kelimeler

ORNİTOLOJİ22, ORTOPEDİST19, ORGANLAŞMA19, ORDİNARYÜS18, ORANSIZLIK17, ORMANCILIK17, ORTAKYAŞAR16, ORTAKÇILIK16, ORMANLAŞMA16, ORKESTRACI16, ORTAKLAŞMA15, ORAKLAŞMAK15, ORKESTRALI13, ORANTILAMA13, ORNİTORENK12

9 Harfli Kelimeler

OROGRAFYA23, ORHANGAZİ21, ORDUBOZAN19, OROSTOPOL18, OROSPULUK18, ORGANİZMA18, ORTOPEDİK17, ORGANİKÇİ17, ORNİTOLOG16, ORANTISIZ16, ORTALIKÇI15, ORDULULUK15, ORANGUTAN15, ORAKÇILIK15, ORTODONTİ14, ORTANCALI14, ORGENERAL14, ORAKLAŞMA14, ORTAKLAŞA13, ORSALAMAK12
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

ORİJİNAL18, ORGCULUK18, ORTOPEDİ16, ORGANİZE16, ORMANSIZ15, ORTODOKS14, ORGANLIK14, ORTOKLAZ13, ORHANELİ13, ORGANTİN13, ORATORYO13, ORACIKTA13, ORYANTAL11, ORUNLAMA11, ORTAOKUL11, ORSALAMA11, ORMANLIK11, ORANTILI11, ORALILIK11, ORTALAMA10
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

ORDUGAH19, OROJENİ18, ORUÇSUZ17, ORDUEVİ17, ORTAKÖY16, ORDUSUZ16, ORGANZE15, ORANSIZ13, ORMANCI13, ORTAKÇI12, ORGANİK12, ORTANCA11, ORTAKÇA11, ORDİNAT10, ORKİNOS10, ORTALIK9, ORNATMA9

6 Harfli Kelimeler

ORDÖVR21, ORİJİN16, ORGAZM15, OROSPU14, ORDUCU14, ORUÇLU12, ORDULU11, ORAKÇI11, ORACIK11, ORTACA10, ORDİNO10, ORANCA10, ORTADA9, ORKİDE9, ORADAN9, ORTALI8, ORANTI8, ORANLI8, ORANLA7

5 Harfli Kelimeler

ORFOZ16, ORANJ15, ORGCU14, ORGAN10, ORTOZ10, ORTEZ9, ORTAÇ9, ORCİK9, ORTAY8, ORAYA8, ORASI8, ORADA8, ORTAM7, ORMAN7, ORLON7, ORİON7, ORALI7, ORTAK6, ORKİT6

4 Harfli Kelimeler

OR9, ORDU8, ORYA7, ORSA6, ORUN6, ORAK5, ORAL5, ORAN5, ORTA5

3 Harfli Kelimeler

ORG8, ORA4


ORA


[isim]
  • O yer

    Bizimkiler ora senin, bura benim derken bir ulu dağın başına geldiler. - Yaşar Kemal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • oralarda olmamak

Birleşik Kelimeler: oradan oraya


ORAK


[isim]
  • Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı

Birleşik Kelimeler: orak ayı, orak böceği, orak işi, beyinorağı, çalgı orağı


ORAL (Kelime Kökeni: Fransızca oral)


[sıfat]
  • Ağızcıl
[zarf]
  • Ağız yoluyla
[edebiyat]
  • Söze dayanan

ORAN


[isim]
  • Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo

    Yerli oyunların çeviri oyunlara oranı değişti ve yükseldi. - Metin And

[matematik]
  • İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı

    Üçün sekize oranı.

Birleşik Kelimeler: oran dışı, benzeşim oranı, doğum oranı, faiz oranı, ölüm oranı, vergi oranı


ORTA


[isim]
  • Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer

    Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[sıfat]
  • Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen
[sıfat]
  • Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan

    Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu. - Refik Halit Karay

[sıfat]
  • İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat
[fizik]
  • Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer
[matematik]
  • Orantı
[spor]
  • Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş

    Aut çizgisinden nefis bir orta... - Haldun Taner

[tarih]
  • Yeniçeri Ocağında tabur

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ortadan kaldırmak
  • ortadan kalkmak
  • ortadan kaybolmak
  • ortadan sır olmak
  • ortadan söylemek
  • ortasını bulmak
  • ortaya almak
  • ortaya atılmak
  • ortaya atmak
  • ortaya balgam atmak
  • ortaya çıkarmak
  • ortaya çıkmak
  • ortaya dökmek
  • ortaya düşmek
  • ortaya konuşmak
  • ortaya koymak
  • ortaya sürülmek
  • ortaya yayılmak

Birleşik Kelimeler: orta ağırlık, orta boy, Orta Çağ, orta dalga, orta damar, orta deri, orta dikme, orta direk, Orta Doğu, orta elçi, orta hakem, orta hâlli, orta hece düşmesi, orta hizmeti, orta işi, orta kaldırım, orta karar, orta karın, orta kat, orta kulak, orta kuşak, orta malı, orta masası, orta mektep, orta nokta, ortaokul, orta oyunu, ortaöğrenim, ortaöğretim, orta parmak, orta saha, orta sıklet, Orta Şark, orta şekerli, orta tedrisat, orta terim, orta uç, orta yaşlı, orta yaylak, orta yol, orta yuvar, orta yuvarlak, ortanın sağı, ortanın solu, aritmetik orta, büyük orta, küçük orta, ulu orta, yarı orta sıklet, deprem ortası, gün ortası, meyve ortası

[isim]
  • Çankırı iline bağlı ilçelerden biri

ORTAK


[isim]
  • Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner

    Bırakın, ortağıma bir telefon edeyim. - Haldun Taner

[sıfat]
  • Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek

    Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. - Necati Cumalı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ortak (veya kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş
  • ortak etmek
  • ortak olmak

Birleşik Kelimeler: ortak bölen, ortak çarpan, ortak dil, ortak fark, ortak gider, ortak hesap, ortak kat, ortak mülkiyet, ortak nesne, ortak ölçülmez sayılar, ortak özne, ortak payda, ortak tam bölen, ortak tümleç, ortak yapım, ortak yaşama, ortakyaşar, ortak yönetim, ortak yüklem, dert ortağı, çok ortaklı


ORKİT (Kelime Kökeni: Fransızca orchite)


[isim] [tıp]
  • Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi

ORSA (Kelime Kökeni: İtalyanca orza)


[isim] [denizcilik]
  • Yelkenleri rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip
[ünlem]
  • (o'rsa) Geminin, rüzgârın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz

    Orsa, diye bağırmasıyla dümeni basması bir oldu. - Halikarnas Balıkçısı

Birleşik Kelimeler: orsa alabanda, orsa boca


ORUN


[isim]
  • Özel yer

ORANLA


[zarf]
  • Herhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten

    Kahve caddeye oranla azıcık geride, bir bahçe içinde. - Salâh Birsel


ORTAM


[isim]
  • Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü

    Şu dehşet ortamının altında koskoca bir yalnızlar dünyası yatıyor. - Adalet Ağaoğlu

[mecaz]
  • Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü

    Sanat ortamı. Çalışma ortamı.

[ruh bilimi]
  • Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ortama ayak uydurmak
  • ortama uymak
  • ortam yaratmak

Birleşik Kelimeler: çoklu ortam, ekolojik ortam, iletişim ortamı, kültür ortamı, veri ortamı


ORMAN


[isim]
  • Ağaçlarla örtülü geniş alan

    Bütün evi bir ormanmış gibi rahatça ve her anlamda kullanabiliyorlardı. - Ayla Kutlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • orman gibi
  • orman taşlamak

Birleşik Kelimeler: orman çayırı, orman dizisi, orman evi, orman gülü, orman işletmesi, orman kaçkını, orman kanunu, orman kebabı, orman kibarı, orman koruma memuru, orman köylüsü, orman köyü, orman kuşağı, orman sarmaşığı, orman sıçanı, orman tavuğu, orman yeşili, deli orman, tropikal orman, vahşi orman, yağmur ormanları


ORLON (Kelime Kökeni: Fransızca orlon)


[isim]
  • Yapay dokuma ipliği
[sıfat]
  • Bu iplikle dokunmuş

ORİON (Kelime Kökeni: İngilizce orion)


[isim] [gök bilimi]
  • Avcı

ORALI


[sıfat]
  • O yerden olan

    Oralı mıdır, değil midir, beni zerre kadar ilgilendirmez. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • oralı (bile) olmamak