İçinde Yut Bulunan Kelimeler



İçinde YUT olan 48 kelime bulunuyor. İçerisinde YUT geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yut ile başlayan kelimeler. Yut ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

BOYUTLANDIRILIŞ29, BOYUTLANDIRILMA26

14 Harfli Kelimeler

BOYUTLANDIRMAK24, SOYUTLAŞTIRMAK24

13 Harfli Kelimeler

BOYUTLANDIRIŞ26, BOYUTLANDIRMA23, SOYUTLAŞTIRMA23

12 Harfli Kelimeler

KÜLYUTMAZLIK22

11 Harfli Kelimeler

BOYUTSUZLUK23, SOYUTLAŞMAK20, BOYUTLANMAK18, YUTTURULMAK17

10 Harfli Kelimeler

BOYUTLANIŞ20, SOYUTÇULUK20, UYUTUCULUK20, SOYUTLAŞMA19, BOYUTLULUK18, YUTTURMACA18, BOYUTLANMA17, BOYUTLAMAK17, SOYUTLAMAK16, YUTTURULMA16, SİNEKYUTAN14

9 Harfli Kelimeler

KÜLYUTMAZ18, BOYUTLAMA16, SOYUTLAMA15, UYUTULMAK15, YUTTURMAK14, YUTKUNMAK14

8 Harfli Kelimeler

BOYUTSUZ19, SOYUTLUK14, UYUTULMA14, YELYUTAN13, YUTULMAK13, YUTTURMA13, YUTKUNMA13

7 Harfli Kelimeler

UYUTUCU16, BOYUTLU14, UYUTMAK12, YUTULMA12

6 Harfli Kelimeler

UYUTMA11, YUTMAK10

5 Harfli Kelimeler

BOYUT11, SOYUT10, YUTUM10, KOYUT9, YUTMA9, YUTAK8


YUTAK


[isim] [anatomi]
  • Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk

Birleşik Kelimeler: yutak iltihabı


KOYUT


[isim] [matematik] [mantık]
  • Ön doğru

YUTMA


[isim]
  • Yutmak işi

    Ne bulursam yutmaya mecbur kalıyordum, zayıflamış, sersemlemiş, neşesizleşmiştim. - Refik Halit Karay


YUTMAK


[-i]
  • Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
[mecaz]
  • İnanmak, aldanmak, kanmak

    Bize numara yapma, yutacak enayi değiliz. - Sermet Muhtar Alus

[mecaz]
  • Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek
[mecaz]
  • İyice, eksiksiz olarak öğrenmek

    Bazen üçer yüz sayfalık iki kitabı birden, yirmi dört saat zarfında hatmedip yuttuğu olurdu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]
  • Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak

    Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor. - Memduh Şevket Esendal

[teklifsiz konuşmada]
  • Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak

    Ben bu ağır sözleri yutmam.

Birleşik Kelimeler: yutar hücre, sinekyutan, yelyutan, külyutmaz

[-i]
  • Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak

    Sakarya'nın doğusunda Türk Ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mâni olmaya çalışıyordu. - Halide Edip Adıvar


SOYUT


[sıfat] [felsefe]
  • Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre

    En soyut konuları çok çarpıcı somut örneklerle herkesin anlayacağı bir yalınlığa getirirdi. - Haldun Taner

[mecaz]
  • Anlaşılması, kavranılması güç

Birleşik Kelimeler: soyut ad, soyut isim, soyut sanat, soyut sayı


YUTUM


[isim]
  • Yutma işi

Birleşik Kelimeler: hece yutumu


UYUTMA


[isim]
  • Uyutmak işi

BOYUT


[isim]
  • Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı
[mecaz]
  • Genişlik, kapsam

    Belki öteden beri böyleydi ama son üç senedir radikalliği etrafındakilere kaygı verecek boyutlara ulaşmıştı. - Elif Şafak

[mecaz]
  • Durum, nitelik

    Yeni boyutlar, düşünme olanakları kazandığımı sanarak ayrıldım tiyatrodan. - Necati Cumalı

[matematik]
  • Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut

    Boyutları da çok farklı, ince uzun bir dergi. - Ahmet Ümit

[sinema] [televizyon]
  • Film veya fotoğrafta boyut, format

Ata Sözleri ve Deyimler

  • boyut katmak
  • boyut kazandırmak


UYUTMAK


[-i]
  • Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek
[mecaz]
  • Acı, keder vb.ni hafifletmek

    Yeisimi uyutmak için dimağımı tarih okumakla yoruyorum. - Reşat Nuri Güntekin

[mecaz]
  • İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak
[mecaz]
  • Aldatmak, kandırmak

    Bugün yarın diye uyuttun durdun beni. - Attila İlhan


YUTULMA


[isim]
  • Yutulmak işi

YELYUTAN


[isim] [halk ağzında]
  • Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık

YUTULMAK


[nesnesiz]
  • Yutma işi yapılmak

YUTTURMA


[isim]
  • Yutturmak işi

YUTKUNMA


[isim]
  • Yutkunmak işi

SİNEKYUTAN


[isim] [hayvan bilimi]
  • Sinekçil