HOPURDATMA Harflerini İçeren 5 Harfli Kelimeler



HOPURDATMA harflerini içeren 5 harfli 44 kelime bulunuyor. 5 harfli HOPURDATMA kelime türetme listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Hopurdatma ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Hopurdatma olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HARAP13, HUMOR12, HURDA12, PUDRA12, TOHUM12, HUMAR11, HURMA11, HAMUR11, HAMUT11, MUHAT11, MAHUT11, MAHUR11, MATUH11, POMAT11, POTUR11, TOPUR11, TROMP11, APOTR10, APORT10, DORUM10, DOMUR10, HARAM10, MAHRA10, MATAH10, RAMPA10, TAPMA10, TAMAH10, DURMA9, HARTA9, RAHAT9, TAHRA9, DRAMA8, DAMAT8, DAMAR8, MARDA8, ORADA8, TORUM8, ARMUT7, AROMA7, MURAT7, ORTAM7, OTAMA7, TOMAR7, ARTMA6


ARTMA


[isim]
  • Artmak işi

    Tiyatrolar sayıca arttı, bunun sonucu seyirci sayısında da artma oldu. - Metin And


ARMUT (Kelime Kökeni: Farsça emrūd)


[isim] [bitki bilimi]
  • Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis)
[bitki bilimi]
  • Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi

    Tavanda hevenk hevenk üzümler, elmalar, armutlar, ayvalar sarkıyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[sıfat] [argo]
  • Çok bön, çok aptal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • armudun iyisini (dağda) ayılar yer
  • armudun önü, kirazın sonu
  • armudun sapı var, üzümün (veya kirazın) çöpü var demek
  • armudu soy ye, elmayı say ye
  • armut dalının dibine düşer
  • armut gibi
  • armut piş ağzıma düş!

Birleşik Kelimeler: armut hoşafı, armut kabağı, armut kompostosu, armut kurusu, armut top, akça armudu, Amerikan armudu, bey armudu, çakal armudu, dağ armudu, deveci armudu, Hint armudu, Japon armudu, yaban armudu


AROMA (Kelime Kökeni: İtalyanca aroma)


[isim]
  • Hoş koku

MURAT (Kelime Kökeni: Arapça murād)


[isim]
  • İstek, dilek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • murada (veya muradına) ermek
  • muradı gözünde kalmak
  • murat almak
  • murat etmek


ORTAM


[isim]
  • Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü

    Şu dehşet ortamının altında koskoca bir yalnızlar dünyası yatıyor. - Adalet Ağaoğlu

[mecaz]
  • Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü

    Sanat ortamı. Çalışma ortamı.

[ruh bilimi]
  • Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ortama ayak uydurmak
  • ortama uymak
  • ortam yaratmak

Birleşik Kelimeler: çoklu ortam, ekolojik ortam, iletişim ortamı, kültür ortamı, veri ortamı


OTAMA


[isim]
  • Otamak işi, tedavi

TOMAR (Kelime Kökeni: Arapça ṭūmār)


[isim]
  • Dürülerek boru biçimi verilmiş deriler veya kâğıtlar
[askerlik]
  • Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk

Birleşik Kelimeler: tomar tomar, bir tomar


DRAMA (Kelime Kökeni: Latince)


[isim]
  • Dram

DAMAT (Kelime Kökeni: Farsça dāmād)


[isim]
  • Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi
[eskimiş]
  • Padişah soyundan kız almış olan kimse

Ata Sözleri ve Deyimler

  • damat girmek


DAMAR


[isim] [anatomi]
  • Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal

    Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu. - Peyami Safa

[mecaz]
  • Soy, yaradılış
[mecaz]
  • Huy

    Cimrilik damarı. Şairlik damarı.

[bitki bilimi]
  • İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru
[hayvan bilimi]
  • Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ

Ata Sözleri ve Deyimler

  • damardan girmek
  • damarı (veya damarları) kabarmak
  • damarı kurusun!
  • damarına (veya damarlarına) işlemek
  • damarına basmak
  • damarına çekmek
  • damarına girmek
  • damarını bulmak
  • damarı tutmak

Birleşik Kelimeler: damar aktarma, damar damar, damardaraltan, damargenişleten, damar görüntüleme, damar sertliği, damar tabaka, damar tıkanıklığı, atardamar, halkalı damar, kılcal damar, orta damar, toplardamar, damarı bozuk, bilek damarı, can damarı, cin damarı, gazel damarı, korku damarı, maden damarı, su damarı, şah damarı, iletken damarlar


MARDA (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Iskarta mal

ORADA


[zarf]
  • Sözü edilen yerde

    Her gün birkaç ev kadını orada çalı çırpıyla su ısıtıp çamaşırını yıkıyor. - Azra Erhat

Birleşik Kelimeler: orada burada


TORUM


[isim] [halk ağzında]
  • Deve yavrusu

DURMA


[isim]
  • Durmak işi

    Bu rakkasın durmasına hiçbirimiz alışık değilizdir bu evde, o hep aynı ahenkle sallanmalı. - Ahmet Muhip Dranas


HARTA


[isim]
  • `Sırasız, saygısız davranışlarda bulunmak` anlamındaki hartası hurtası olmamak deyiminde geçen bir söz