If ile Biten Kelimeler
IF ile biten 14 kelime bulunuyor. Sonu IF olan kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde ıf olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
10 Harfli Kelimeler
MUTASAVVIF32,
8 Harfli Kelimeler
MUTTASIF18
7 Harfli Kelimeler
KADAYIF18
5 Harfli Kelimeler
VASIF19, HAYIF18, VAKIF18, ZAYIF17, NISIF14, SINIF14, KILIF13
4 Harfli Kelimeler
ATIF11
ATIF (Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭf)
- Yöneltme, çevirme
- İlişkili bulma
- Gönderme
Ata Sözleri ve Deyimler
- atıf yapmak (veya atıfta bulunmak)
Birleşik Kelimeler: atfetmek
KILIF (Kelime Kökeni: Arapça ġilāf)
-
Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap
Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe
Ata Sözleri ve Deyimler
- kılıfına uydurmak
Birleşik Kelimeler: yastık kılıfı
NISIF (Kelime Kökeni: Arapça niṣf)
-
Yarı
Ortadan ayrılan bir bölmeyle de diğer nısfında Bora Reis yatıyordu. - Nazım Hikmet
Birleşik Kelimeler: nısfınnehar, nısıf kutur
SINIF (Kelime Kökeni: Arapça ṣinf)
-
Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri
Birinci sınıf öğrencileri.
- Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler
- Derslik
-
Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri
Üçüncü sınıf bir gazeteciydi. - Necati Cumalı
-
Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü
Memeliler, kuşlar, balıklar, omurgalılar dalının birer sınıfıdırlar.
- Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği
-
Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas
Parter, her sınıftan insanla hıncahınç dolu idi. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- sınıfta bırakmak
- sınıfta çakmak
- sınıfta kalmak
Birleşik Kelimeler: sınıf başkanı, sınıf öğretmeni, alt sınıf, birinci sınıf, ikinci sınıf, sosyal sınıf, üst sınıf, ana sınıfı, emekçi sınıfı, hazırlık sınıfı, istihkâm sınıfı, levazım sınıfı, muhabere sınıfı, ruhban sınıfı, süvari sınıfı
ZAYIF (Kelime Kökeni: Arapça żaʿīf)
-
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım. - Sermet Muhtar Alus
-
Görevini yapacak yeterli gücü olmayan
Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf.
-
Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
Zayıf bir yapı.
-
Önemli, güvenilir olmayan
Zayıf bir bilgi.
-
Çok az
Zayıf bir ihtimal.
-
Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık.
- Başarısızlığı gösteren not
-
Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
Zayıf bir öğretmen.
-
Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan
Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- zayıf düşmek
- zayıf yerinden (veya noktasından veya damarından) yakalamak
Birleşik Kelimeler: zayıf nahif, zayıf sesli, sinirleri zayıf
MUTTASIF (Kelime Kökeni: Arapça muttaṣif)
- Nitelenmiş, nitelikli, vasıflı
KADAYIF (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭāʾif)
-
Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek
Ekmek kadayıfı.
Tel kadayıf.
Birleşik Kelimeler: tel kadayıf, yassı kadayıf, denizkadayıfı, ekmek kadayıfı
HAYIF (Kelime Kökeni: Arapça ḥayf)
- Haksızlık, insafsızlık
- Acınma, üzülme
- `Vah, heyhat, yazık` anlamlarında kullanılan bir söz
VAKIF (Kelime Kökeni: Arapça vaḳf)
- Bir hizmetin gelecekte de yapılması için belli şartlarla ve resmî bir yolla ayrılarak bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk, para
-
Bir topluluk veya bir kimse tarafından bırakılan mülk ve paranın idare edildiği yer
Vakıf hayırları yalnız Mushaf vakıflarına ait değildir. - Necip Fazıl Kısakürek
-
Birçok kişi tarafından kurulan ve toplum yararına çalışmayı ilke edinen kuruluş
Feminizmi destekleyecek bir dernek yahut vakıf kuracaklarmış. - Emine Işınsu
Ata Sözleri ve Deyimler
- vakıf kurmak
Birleşik Kelimeler: vakfetmek, vakıf arazisi, vakıf malı, vakıfname, vakıf senedi, vakıf toprağı
-
Bilen, farkında olan
Demirci anladı, ses çıkarmadı, duvardan üç beş halka aldı, sanatına vâkıf bir adam sükûnetiyle değneğe taktı. - Memduh Şevket Esendal
- Bir şeyi vakıf durumuna getiren
Ata Sözleri ve Deyimler
- vâkıf olmak
VASIF (Kelime Kökeni: Arapça vaṣf)
-
Nitelik
Demek ki güzele olan eğilim insanın özgül bir vasfı değil. - İsmet Özel
MUTASARRIF (Kelime Kökeni: Arapça mutaṣarrif)
-
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran
Dalyan sahibi tıpkı bir tarlada olduğu gibi denizin o kısmına da hakani senet ile mutasarrıf. - Sermet Muhtar Alus
- Sancak beyi
BİRİNCASIF
- Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki
MÜTEVAKKIF (Kelime Kökeni: Arapça mutevaḳḳif)
-
Gerçekleşmesi bir şeye bağlı bulunan
Benibeşer arasında, ister şiire, ister başka bir şeye rehberlik etmek ancak o şeyin cinsinden olmaya mütevakkıftır. - Yahya Kemal Beyatlı
MUTASAVVIF (Kelime Kökeni: Arapça mutaṣavvif)
- Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, İslam gizemcisi, sufi