Ük ile Biten 5 Harfli Kelimeler
ÜK ile biten 5 harfli 46 kelime bulunuyor. Sonu ÜK olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "İçinde Ük olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
GÖÇÜK20,
KÜTÜK
- Kalın ağaç gövdesi
-
Kesilmiş ağaç gövdesi
Kenara iri zeytin kütükleri istif edilmişti. - Refik Halit Karay
-
Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü
Çamlıkları yarıyoruz, ağaçların kütüklerinden atlıyoruz, ne bir köy ne bir ses var. - Memduh Şevket Esendal
-
Asma fidanı
Kütüklerin üstündeki koruklara otlar tırmanan bahçeyi bir daha geçiyoruz. - Falih Rıfkı Atay
- Resmî kayıt defteri
- Nüfus kütüğü
- Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü
- Kütük demir
-
Görgüsüz, kaba kimse
Biraz sonra bizim kütük, kanepenin üstüne oturmuş, ayaklarıyla yerdeki yaprakları eziyordu. - Halide Edip Adıvar
Ata Sözleri ve Deyimler
- kütüğe geçirmek
- kütük gibi
Birleşik Kelimeler: kütük demir, cehennem kütüğü, inebolukütüğü, nüfus kütüğü, seçmen kütüğü, soy kütüğü, tapu kütüğü, yarma kütüğü
KADÜK (Kelime Kökeni: Fransızca caduc)
- Değerini, önemini yitirmiş, geçerliliği kalmamış, eskimiş
Ata Sözleri ve Deyimler
- kadük olmak (veya kalmak)
SÜLÜK
- Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
- Asma bıyığı
Ata Sözleri ve Deyimler
- sülük gibi
- sülük vurmak
BÜRÜK
- Çarşaf, başörtüsü
-
Duvak
Attan iniyom attan / Bürüğüm yedi kattan - Halk türküsü
BÜKÜK
- Bükülmüş, eğilmiş olan
Birleşik Kelimeler: beli bükük, boynu bükük
BEDÜK
- Çam sakızı
SÜMÜK
- Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı
Birleşik Kelimeler: sümük doku
YÜLÜK
- Ustura ile kesilmiş (kıl)
YÜRÜK
-
Göçebe olan
Fakat göç ve yürük hayatı hareme ve kapalılığa gelmez. - Falih Rıfkı Atay
- Osmanlı Devleti'nde otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker
Birleşik Kelimeler: yürük aksak, yürük semai
ÇÜRÜK
-
Çürümüş olan
Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu. - Ömer Seyfettin
-
Sağlam ve dayanıklı olmayan
Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası. - Haldun Taner
-
Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke
Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde. - Attila İlhan
- İş göremez, hastalıklı
-
Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan
Çürük dava. Çürük iddia.
- Sakat
Ata Sözleri ve Deyimler
- çürüğe çıkarmak
- çürük (veya çürüğe) çıkmak
- çürük tahta çivi (veya mıh) tutmaz
- çürük tahtaya basmak
Birleşik Kelimeler: çürük boya, çürük çarık, çürük elma, çürük gaz, çürük iş, çürük para, çürük raporu, çürük sakız, ipi çürük, kırmızı çürük, vişneçürüğü
KÜÇÜK
-
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı
Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı. - Ayla Kutlu
-
Yaşı daha az olan
Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk. - Adalet Ağaoğlu
-
Niceliği az olan
Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum. - Sait Faik Abasıyanık
-
Niteliği aşağı olan, bayağı
Küçük adam.
-
Geri aşamada
Küçük bir memur.
-
Değersiz, önemsiz
Bu iyi, temiz, sıhhatli küçük insanların uykusu bambaşka bir şey. - Sait Faik Abasıyanık
-
Kısık, parlak olmayan (ses)
Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi. - Refik Halit Karay
- Küçük abdest
- Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- küçük dağları ben yarattım demek
- küçük düşmek
- küçük düşürmek
- küçük görmek
- küçük köyün büyük ağası
- küçükle küçük, büyükle büyük olmak
- küçük oynamak
Birleşik Kelimeler: küçük abdest, küçük ad, Küçük Asya, küçük ay, Küçükayı, küçükbaş, küçük bey, küçük boy, küçük burjuva, küçük çaplı, küçük çapta, küçük dalga, küçük dil, küçük gezegen, küçük hanım, küçük harf, küçük Hindistan cevizi, küçük kan dolaşımı, küçük karga, küçük köprü, küçük kumru, küçük martı, küçük mevlit ayı, küçük orta, küçük önerme, küçük parmak, küçük sakarca, küçük sesli uyumu, küçük şalgam, küçük tansiyon, küçük terim, küçük tövbe ayı, küçük ünlü uyumu, sonsuz küçük, büyüklü küçüklü
TÜZÜK
-
Herhangi bir kurumun veya kuruluşun tutacağı yolu ve uygulayacağı hükümleri sırasıyla gösteren maddelerin hepsi, nizamname, statü
Bu, çok ucuz bir amatör ressam tüzüğüdür. - Haldun Taner
Birleşik Kelimeler: iç tüzük
ÜZLÜK
- Topraktan yapılmış, kulpsuz, küçük çömlek
ÜÇLÜK
- Üç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş
- Basketbolda ceza alanı dışından atılan topun potaya geçirilmesi sonucu kazanılan üç sayı değerindeki atış
BÜYÜK
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. - Peyami Safa
-
Niceliği çok olan
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. - Reşat Nuri Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. - Nurullah Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu. - Ayla Kutlu
-
Önemli
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. - Tarık Buğra
- Büyük abdest
- Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse
Ata Sözleri ve Deyimler
- büyük (söz) söylemek
- büyük balık küçük balığı yutar
- büyük başın derdi büyük olur
- büyük gelmek
- büyük görmek (veya bilmek veya tutmak)
- büyük laf etmek
- büyükle büyük, küçükle küçük olmak
- büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpmek
- büyük lokma ye büyük söz söyleme
- büyük oynamak
- büyük sözüme tövbe!
- büyükten büyüğe
- büyük yemin etmek
Birleşik Kelimeler: büyük abdest, büyük aile, büyük amiral, büyükana, büyükanne, Büyükayı, büyükbaba, büyükbaş, büyük boy, büyük çember, büyük dalga, büyük defter, büyükelçi, büyük hanım, büyük harf, büyük kalori, büyük kan dolaşımı, büyük mağaza, büyük mevlit ayı, büyük orta, büyük önerme, büyük para, büyükpeder, büyük sesli uyumu, büyükşehir, büyük tansiyon, büyük terim, büyük tövbe ayı, büyük ünlü uyumu, ağzı büyük, burnu büyük, küçüklü büyüklü