Ça ile Biten 5 Harfli Kelimeler

ÇA ile biten 5 harfli 20 kelime bulunuyor. Sonu ÇA olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ça ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde Ça olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HOŞÇA16, BOHÇA15, FIRÇA15, SAFÇA15, GOTÇA13, KOPÇA13, ÇOKÇA12, ÇAMÇA12, HAKÇA12, LOŞÇA12, PARÇA12, BARÇA10, DATÇA10, RUSÇA10, SIRÇA10, SIKÇA10, SALÇA9, KRAÇA8, KALÇA8, NALÇA8

KRAÇA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • İstavrit balığının küçüğü

KALÇA

[isim]

[anatomi]

  • Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge

    Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı. - Ömer Seyfettin

Birleşik Kelimeler: kalça kemiği

NALÇA (Kelime Kökeni: Arapça naʿl + Farsça -çe)

[isim]

  • Ayakkabıların altına çakılan demir
  • Nal

SALÇA (Kelime Kökeni: İtalyanca salsa)

[isim]

  • Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan domates veya biber ezmesi

    Biber salçası. domates salçası.

  • Domates, baharat vb. şeylerle yapılan, çoğunlukla et yemeklerine katılan sos

Birleşik Kelimeler: biber salçası, domates salçası

BARÇA (Kelime Kökeni: İtalyanca barza)

[isim]

[eskimiş]

[denizcilik]

  • Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi
  • Kalyon türünden küçük savaş gemisi

DATÇA

[isim]

  • Muğla iline bağlı ilçelerden biri

RUSÇA

[isim]

  • Rus dili

[sıfat]

  • Bu dille yazılmış olan

SIRÇA

[isim]

  • Cam

    Mermere düşen sırça gibi tuz buz oldu. - Aka Gündüz

[sıfat]

  • Camdan yapılmış

    Kadınlar kollarında birçok sırça bilezikler taşırlardı. - Yahya Kemal Beyatlı

Birleşik Kelimeler: sırça köşk

SIKÇA

[zarf]

  • Oldukça sık

ÇOKÇA

[zarf]

  • Oldukça fazla, aşırı miktarda, fazlaca

    Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar. - Memduh Şevket Esendal

ÇAMÇA

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus)

HAKÇA

[zarf]

  • Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla, adilane

LOŞÇA

[sıfat]

  • Az ışık almış, yarı karanlık

    Loşça bir köşeye çekilerek ortalığı gözden geçirmekten başka yapacağı bir şey yoktu. - Peyami Safa

PARÇA (Kelime Kökeni: Farsça pārçe)

[isim]

  • Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey

    Yolun bu parçası bozuk.

  • Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime

    Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır. - Haldun Taner

  • Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül

    On parçadan yapılmış bir oda takımı.

  • Tane

    Üç parça elbiselik kumaş.

  • Pasaj

    Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım. - Reşat Nuri Güntekin

  • Müzik eseri
  • Nesne

    Bu defaki gidişimizde, eşyamızın arasında taç gibi değerli bir parça da vardı. - Ayla Kutlu

[mecaz]

  • Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz

    Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun - Kemalettin Kamu

[argo]

  • Güzel, alımlı kız veya kadın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • parça almak

Birleşik Kelimeler: parça başına, parça bohçası, parça bölük, parça parça, parça pürçük, bir parça, yedek parça, ahu parçası, ateş parçası, ay parçası, daire parçası, doğru parçası

GOTÇA

[isim]

  • Gotların dili

[sıfat]

  • Bu dille yazılmış olan