Za ile Başlayan Kelimeler
ZA ile başlayan 162 kelime bulunuyor. Başında ZA olan kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Za ile biten kelimeler. İçinde za olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
ZANGIRDATMAK23,
11 Harfli Kelimeler
ZAHMETSİZCE26, ZAYIFLATMAK24, ZANGIRDAMAK22, ZANGIRDATMA22, ZAMANDAŞLIK21, ZAMANSIZLIK21, ZAKKUMLAŞMA20, ZARARSIZLIK20, ZANAATÇILIK19, ZANNEDİLMEK17, ZANNEYLEMEK17, ZANNOLUNMAK17, ZATIALİLERİ15
10 Harfli Kelimeler
ZAYIFLAYIŞ28, ZAYIFLATMA23, ZAYIFLAMAK23, ZANGIRDAMA21, ZAVALLILIK21, ZADEGANLIK20, ZARFLANMAK20, ZAMPARALIK19, ZATÜLKÜRSİ18, ZAMKIARABİ17, ZATIALİNİZ17, ZANNEDİLME16, ZANNEYLEME16, ZANNOLUNMA16, ZAMANLAMAK15, ZAMKLANMAK15, ZARARLILAR14
9 Harfli Kelimeler
ZARFÇILIK23,
8 Harfli Kelimeler
ZAVİYEVİ25, ZAĞCILIK23, ZAYIFLIK21, ZARFINDA20, ZAĞLAMAK19, ZAĞARLIK19, ZARFLAMA18, ZARİFLİK17, ZARİFANE17, ZANGIRTI17, ZAMANSIZ17, ZAMANDAŞ17, ZARARSIZ16, ZAHMETLİ16, ZANAATÇI15, ZAHİTLİK15, ZAMMETME14, ZAMKİNOS14, ZAKKUMLU14, ZABİTLİK13
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
ZAPPİNG22, ZAĞARCI21,
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
ZAĞSIZ21, ZARFÇI19, ZANGOÇ17, ZAVİYE17, ZARFLI16, ZAĞARA16, ZAMSIZ15, ZAFRAN15, ZAGREB15, ZAHMET14, ZAYİÇE14, ZAHTER13, ZAHİRİ13, ZAHİRE13, ZABITA12, ZAMBAK12, ZAMKLI11, ZAKKUM11, ZAYİAT11, ZARURİ10
Tümünü Gör
5 Harfli Kelimeler
ZAĞCI19, ZAYIF17, ZAĞLI16, ZAĞAR15, ZARİF14, ZAFER14, ZARCI12, ZAHİT12, ZAHİR12, ZABIT11, ZARSI10, ZAMME10, ZAMLI10, ZABİT10, ZANLI9, ZAMİR9, ZALİM9, ZAMAN9, ZARAR8, ZANKA8
Tümünü Gör
4 Harfli Kelimeler
ZAAF13, ZARF13, ZAPT11, ZAYİ9, ZADE9, ZAMK8, ZATİ7, ZARA7, ZAİT7, ZAİL7
3 Harfli Kelimeler
ZAĞ13, ZAÇ9, ZAM7, ZAT6, ZAR6, ZAN6
ZAT (Kelime Kökeni: Arapça ẕāt)
-
Kişi
Tanıdıklarımdan bir zat, meyveleri hiç sevmez. - Ahmet Haşim
-
Kendi
Evvelki gün gelen kadın sizi istiyor, zatınızla konuşacakmış. - Sermet Muhtar Alus
Birleşik Kelimeler: zata mahsus, zatıalileri, zatıaliniz, zat işleri, haddizatında
ZAR
- İnce perde veya örtü
- İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar veya organ bölümleri, çeper
-
Birbirine sımsıkı yapışık hücre veya moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper
Çekirdek zarı. Hücre zarı.
Ata Sözleri ve Deyimler
- zar gibi
Birleşik Kelimeler: zar kanatlılar, birinci zar, dış zar, iç zar, ikinci zar, ince zar, örümceksi zar, sert zar, sümüksü zar, akciğer zarı, beyin zarı, göz zarı yangısı, göze zarı, karın zarı, kemik zarı, kızlık zarı, kulak zarı, tohum zarı, yumurta zarı
-
Tavla ve başka oyunlarda kullanılan kemik, fil dişi, plastik vb. maddelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı
Bir tavla zarı kadar küçücük eve / Bir kadın iki çocuk nasıl sığar? - Bedri Rahmi Eyuboğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- zar almak
- zar atmak
- zar atmak
- zar gelmek
- zarını bozmak
- zar kesmek
- zar tutmak
Birleşik Kelimeler: cıvalı zar
- Car (II)
ZAN (Kelime Kökeni: Arapça ẓann)
-
Sanı
Kapıyorum zannıyla kilitlemişim, diyordu. - Mithat Cemal Kuntay
Ata Sözleri ve Deyimler
- zan altında bulunmak
- zannına düşmek
Birleşik Kelimeler: zannetmek, zanneylemek, zannolunmak, hüsnüzan, suizan
ZATİ
-
Zaten
Ben zati çarpılmışım, beni bırak da söyle bakalım, nasıl gideceksin dağın tepesindeki köye? - Ayşe Kulin
-
Kendine özgü, kişiye ilişkin, kişisel, özel
Zatî eşya.
- Özünlü
ZARA
- Sivas iline bağlı ilçelerden biri
ZAİT (Kelime Kökeni: Arapça zāʾid)
- Çoğaltan, artıran
-
Gereksiz, fazla
Canım bu kadar yeter, fazlası zait. - Sermet Muhtar Alus
- Artı (+)
ZAİL (Kelime Kökeni: Arapça zāʾil)
- Yok olan, ortadan kalkan
- Sürekli olmayan
Ata Sözleri ve Deyimler
- zail olmak
ZAM (Kelime Kökeni: Arapça żamm)
-
Bir şeyin fiyatını artırma, bindirim
Hayat pahalılığı arttıkça işçi gündeliklerine yeni zam istekleri gelecek. - Falih Rıfkı Atay
Ata Sözleri ve Deyimler
- zam gelmek
- zam görmek
- zam yapmak
Birleşik Kelimeler: zammetmek, zam paketi, fiilî hizmet zammı, itibari hizmet zammı
ZARAR (Kelime Kökeni: Arapça żarar)
-
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
Aldığı günlerde iyi para getiren oteli zararla kapatmaya başlamışlar. - Memduh Şevket Esendal
Ata Sözleri ve Deyimler
- zarara sokmak
- zarara uğramak
- zarar çekmek
- zararda olmak
- zarar etmek
- zarar gelmek
- zarar görmek
- zararı dokunmak
- zararı olmamak
- zararı yok
- zarar vermek
Birleşik Kelimeler: akıllara zarar, akla zarar, maddi zarar, manevi zarar
ZANKA (Kelime Kökeni: Rusça)
- İki atlı kızak
ZAMK (Kelime Kökeni: Arapça ṣamġ)
- Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
- Bu maddenin yapıştırıcı olarak kullanılan eriyiği
Birleşik Kelimeler: zamk ağacı, zamk akasyası, zamk hastalığı, zamkıarabi, Arap zamkı, kiraz zamkı
ZANLI
- Şüpheli
ZAMİR (Kelime Kökeni: Arapça żamīr)
-
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan söz, adıl
Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir. - Azra Erhat
Birleşik Kelimeler: belgisiz zamir, dönüşlü zamir, belirsizlik zamiri, gösterme zamiri, işaret zamiri, kişi zamiri, soru zamiri, şahıs zamiri
-
İçyüz
Bu sözüyle zamirini dışa vurmuş oldu.
ZALİM (Kelime Kökeni: Arapça ẓālim)
-
Acımasız ve haksız davranan, zulmeden
Malumatlı ve kuvvetli bir vükela heyeti zalim olamaz. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
ZAMAN (Kelime Kökeni: Arapça zamān)
-
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. - Ömer Seyfettin
-
Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. - Attila İlhan
- Belirlenmiş olan an
-
Çağ, mevsim
Gül zamanı. Çocukluk zamanı.
- Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit
-
Dönem, devir
Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı. - Reha Mağden
- Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
-
Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı
Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.
- Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
Ata Sözleri ve Deyimler
- zaman almak
- zamana uymak
- zaman bırakmak
- zaman geçirmek
- zamanı (veya zamanını) geçirmek
- zamanı avlamak
- zamanı dolmak
- zamanı geçmek
- zaman ile yarışmak
- zaman kazanmak
- zaman kollamak
- zaman öldürmek
- zaman tanımak
- zaman vermek
Birleşik Kelimeler: zaman aşımı, zaman ayarlı, zaman belirteci, zaman bilimi, zaman birimi, zaman dizini, zaman eki, zaman tüneli, zaman zaman, zaman zarfı, açık zaman, ahir zaman, aman zaman, art zamanlı, birleşik zaman, bir zaman, dar zaman, eş zaman, eş zamanlı, geçmiş zaman, gelecek zaman, gelecek zaman kipi, geniş zaman, her zaman, İkinci Zaman, kimi zaman, müruruzaman, ölü zaman, yalın zaman, aynı zamanda, çift zamanı, hikâye birleşik zamanı, iftar zamanı, ikindi zamanı, rivayet birleşik zamanı, yıldız zamanı, vaktizamanında, bir zamanlar