Yü ile Başlayan 6 Harfli Kelimeler

YÜ harfleri ile başlayan 6 harfli 18 kelime bulunuyor. Başında olan 6 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "yü ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde Yü olan 6 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZGÖZ26, ZGEÇ20, ZÜCÜ20, ĞRÜK19, ZSÜZ19, NSÜZ16, ZYIL16, ZDEN15, ZLÜK15, ZMEK14, KSÜK13, RÜME13, ZLER13, LÜME13, KLÜK12, KLEM11, KSEK11, KLER10

YÜKLER

[isim]

[bilişim]

  • Bilgisayara yükleme yapmak için kullanılan özel bir program

YÜKLEM

[isim]

[dil bilgisi]

  • Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul

    `Çocuk çalışkandır` ve `Çocuk çok çalışır` örneklerinde `çalışkandır` ve `çalışır` birer yüklemdir.

[mantık]

  • Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul

Birleşik Kelimeler: yüklem birliği, yüklem grubu, yüklem öbeği, ortak yüklem

YÜKSEK

[sıfat]

  • Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı

    Mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. - Ömer Seyfettin

  • Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
  • Güçlü, şiddetli

    Yüksek basınç. Yüksek gerilim.

  • Etkili

    Gönlünün matemiyle mağrur olan kimseye / Cihanın acep hangi sevinci yüksek gelir? - Enis Behiç Koryürek

  • Derece veya makamı bakımından üstün

    Yüksek kurul.

  • Normal değerlerin üstünde olan

    Türk milletinin karakteri yüksektir. - Atatürk

[isim]

  • Yukarıda, üst tarafta olan yer

    Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]

  • Erdemli, faziletli

    Vatana gözyaşı döktünse eğer / Varlığın bu yüksek gururu anlar - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]

  • Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan

    Yüksek sosyete.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yükseklerde dolaşmak
  • yüksek oynamak
  • yüksek perdeden konuşmak
  • yüksekten almak
  • yüksekten atmak
  • yüksekten bakmak
  • yüksekten konuşmak
  • yüksekten uçmak

Birleşik Kelimeler: yüksek atlama, yüksek basınç, yüksek fırın, yüksek fiyat, yüksek gerilim, yüksek kan basıncı, yüksek lisans, yüksekokul, yükseköğrenim, yükseköğretim, yüksek ses, yüksek sosyete, yüksek tabaka, yüksek tahsil, yüksek teknoloji, yüksek yaylak, gözü yüksekte

YÜKLÜK

[isim]

  • Evlerde yatak, yorgan gibi şeyleri koymaya yarayan yer veya büyük dolap, yük, yük odası

    Öbür yana dönüyor, kocaman bir yüklüğün kapısını açıyordum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

YÜKSÜK

[isim]

  • Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç

[bitki bilimi]

  • Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüksük kadar

Birleşik Kelimeler: yüksük kına, yüksük makarna, yüksük otu

YÜRÜME

[isim]

  • Yürümek işi

    Bir an evvel toplanalım ki işler yürümeye başlasın. - Ayşe Kulin

Birleşik Kelimeler: hatalı yürüme

YÜZLER

[isim]

[matematik]

  • Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer

YÜLÜME

[isim]

  • Yülümek işi, tıraş

YÜZMEK

[nesnesiz]

  • Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak

    Fakat bir gün onu denizde, şu mavi yeşil çizgilenen denizde yüzerken gördüm. - Emine Işınsu

  • Yüzme sporu yapmak
  • Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak

    Tahta suda yüzer.

  • Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak

    Hiçbir kaygının gölgelemediği bir saadet içinde yüzmektedir. - Haldun Taner

[mecaz]

  • Dalgalanmak

[mecaz]

  • Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak

    Kitaplar toz içinde yüzüyor. Ev pislik içinde yüzüyor.

Birleşik Kelimeler: yüzergezer, yüzer havuz, yüzer top

[-i]

  • Derisini çıkarmak, derisini soymak

[halk ağzında]

  • Çok para istemek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek

Y

[kimya]

  • İtriyum elementinin simgesi

YÜZLÜK

[isim]

  • Yüz lira değerinde olan para

[matematik]

  • On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak

[sıfat]

  • Yüzü, yüz tanesi bir arada olan

    Yüzlük paket. Yüzlük deste.

Birleşik Kelimeler: yüzlük birimler bölüğü, beş yüzlük

YÜNSÜZ

[sıfat]

  • Yünü olmayan

YÜZYIL

[isim]

  • Yüzyıllık süre, asır

    Son yüzyıl içinde bizi bu hâlden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. - Necip Fazıl Kısakürek

  • İçinde yaşanılan zaman
  • Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem

    MÖ 4. yüzyıl. MS 4. yüzyıl

YÜĞRÜK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • İyi yürüyen, iyi koşan

    Yüğrüktür bizim atımız - Halk türküsü

  • Çalışkan
  • Çevik, güçlü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüğrük at yemini artırır

YÜZSÜZ

[sıfat]

  • Yüzü olmayan

[mecaz]

  • Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız

    Arkasından en yüzsüz tulumbacının ağzından çıkamayacak bir küfür daha. - Reşat Nuri Güntekin

Birleşik Kelimeler: yüzsüz yüzsüz