İçinde Yü Bulunan 6 Harfli Kelimeler



İçerisinde YÜ olan 6 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yü ile başlayan 6 harfli kelimeler. yü ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZGÖZ26, ZGEÇ20, ZÜCÜ20, 19, ĞRÜK19, ZSÜZ19, 16, NSÜZ16, ZYIL16, ME15, ZDEN15, ZLÜK15, ZMEK14, ARAZ13, KSÜK13, RÜME13, ZLER13, LÜME13, KLÜK12, KLEM11, KSEK11, KLER10


YÜKLER


[isim] [bilişim]
  • Bilgisayara yükleme yapmak için kullanılan özel bir program

YÜKLEM


[isim] [dil bilgisi]
  • Cümlede oluş, iş ve hareket bildiren kelime veya kelime grubu, haber, mahmul

    `Çocuk çalışkandır` ve `Çocuk çok çalışır` örneklerinde `çalışkandır` ve `çalışır` birer yüklemdir.

[mantık]
  • Bir konu için olumlanan veya inkâr edilen şey, mahmul

Birleşik Kelimeler: yüklem birliği, yüklem grubu, yüklem öbeği, ortak yüklem


YÜKSEK


[sıfat]
  • Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı

    Mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. - Ömer Seyfettin

[isim]
  • Yukarıda, üst tarafta olan yer

    Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. - Memduh Şevket Esendal

[mecaz]
  • Erdemli, faziletli

    Vatana gözyaşı döktünse eğer / Varlığın bu yüksek gururu anlar - Enis Behiç Koryürek

[mecaz]
  • Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan

    Yüksek sosyete.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yükseklerde dolaşmak
  • yüksek oynamak
  • yüksek perdeden konuşmak
  • yüksekten almak
  • yüksekten atmak
  • yüksekten bakmak
  • yüksekten konuşmak
  • yüksekten uçmak

Birleşik Kelimeler: yüksek atlama, yüksek basınç, yüksek fırın, yüksek fiyat, yüksek gerilim, yüksek kan basıncı, yüksek lisans, yüksekokul, yükseköğrenim, yükseköğretim, yüksek ses, yüksek sosyete, yüksek tabaka, yüksek tahsil, yüksek teknoloji, yüksek yaylak, gözü yüksekte


YÜKLÜK


[isim]
  • Evlerde yatak, yorgan gibi şeyleri koymaya yarayan yer veya büyük dolap, yük, yük odası

    Öbür yana dönüyor, kocaman bir yüklüğün kapısını açıyordum. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


ARAYÜZ


[isim] [bilişim]
  • Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa

YÜKSÜK


[isim]
  • Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç
[bitki bilimi]
  • Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüksük kadar

Birleşik Kelimeler: yüksük kına, yüksük makarna, yüksük otu


YÜRÜME


[isim]
  • Yürümek işi

    Bir an evvel toplanalım ki işler yürümeye başlasın. - Ayşe Kulin

Birleşik Kelimeler: hatalı yürüme


YÜZLER


[isim] [matematik]
  • Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer

YÜLÜME


[isim]
  • Yülümek işi, tıraş

YÜZMEK


[nesnesiz]
  • Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak

    Fakat bir gün onu denizde, şu mavi yeşil çizgilenen denizde yüzerken gördüm. - Emine Işınsu

[mecaz]
  • Dalgalanmak
[mecaz]
  • Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak

    Kitaplar toz içinde yüzüyor. Ev pislik içinde yüzüyor.

Birleşik Kelimeler: yüzergezer, yüzer havuz, yüzer top

[-i]
  • Derisini çıkarmak, derisini soymak
[halk ağzında]
  • Çok para istemek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek


BÜYÜME


[isim]
  • Büyümek işi

    Selim'in büyümesiyle ulu ağaca tırmanma özlemi de arttıkça arttı. - Halikarnas Balıkçısı

Birleşik Kelimeler: büyüme hızı, doğma büyüme, planlı büyüme


Y


[kimya]
  • İtriyum elementinin simgesi

YÜZLÜK


[isim]
  • Yüz lira değerinde olan para
[matematik]
  • On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak
[sıfat]
  • Yüzü, yüz tanesi bir arada olan

    Yüzlük paket. Yüzlük deste.

Birleşik Kelimeler: yüzlük birimler bölüğü, beş yüzlük


BÜYÜLÜ


[sıfat]
  • Kendisine büyü yapılmış (kimse)
[mecaz]
  • Çok etkileyici

    Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak / Rüyalarım kadar sade, güzeldin - Ahmet Hamdi Tanpınar


YÜNSÜZ


[sıfat]
  • Yünü olmayan