Yet ile Başlayan Kelimeler

YET ile başlayan 60 kelime bulunuyor. Başında YET olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yet ile biten kelimeler. İçinde yet olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

YETİŞTİRİCİLİK22, YETKİLENDİRMEK19

13 Harfli Kelimeler

YETENEKSİZLİK19, YETİŞTİRİLMEK19, YETKİLENDİRME18

12 Harfli Kelimeler

YETMEZLENMEK19, YETKİNLEŞMEK18, YETİŞTİRİLME18, YETENEKLİLİK14

11 Harfli Kelimeler

YETİŞMİŞLİK20, YETİŞTİRİCİ19, YETMEZLENME18, YETİŞTİRMEK17, YETKİNLEŞME17, YETKİSİZLİK17, YETİNGENLİK17, YETERSİZLİK17, YETİŞKİNLİK16

10 Harfli Kelimeler

YETMİŞİNCİ19, YETENEKSİZ16, YETİŞİLMEK16, YETİŞTİRİM16, YETİŞTİRME16, YETERLİLİK12

9 Harfli Kelimeler

YETİMHANE16, YETMİŞLİK15, YETİŞİLME15, YETERİNCE14, YETKİNLİK11, YETENEKLİ11

8 Harfli Kelimeler

YETİŞMİŞ17, YETMİŞER14, YETKİSİZ14, YETİŞMEK14, YETİNGEN14, YETERSİZ14, YETİŞKİN13, YETİRMEK11, YETİNMEK11, YETİMLİK11, YETERLİK10

7 Harfli Kelimeler

YETİŞME13, YETİŞİM13, YETİŞEK12, YETİRME10, YETİNME10, YETKİLİ9, YETKELİ9, YETERLİ9, YETENEK9

6 Harfli Kelimeler

YETMİŞ12, YETMEK9, YETKİN8

5 Harfli Kelimeler

YETME8, YETİM8, YET7, YETER7, YETİK7, YETKE7

4 Harfli Kelimeler

YETİ6

YETİ

[isim]

[felsefe]

  • İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke

    Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz. - Azra Erhat

[ruh bilimi]

  • Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke

YETKİ

[isim]

  • Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet

    Büyük Millet Meclisi Başkumandanlık yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devretmişti. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetki vermek

Birleşik Kelimeler: yetki belgesi, yetki devri, yetki gasbı, sınırsız yetki, takdir yetkisi, yargı yetkisi, yasama yetkisi

YETER

[sıfat]

  • İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
  • ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yeter derecede
  • yeteri kadar

Birleşik Kelimeler: yeter sayı

YETİK

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Yetişmiş, erişmiş, büyümüş
  • Bilgili, olgun (kimse)

Birleşik Kelimeler: aklı yetik

YETKE

[isim]

  • Otorite

    Saçmalama özgürlüğüme hiç kimsenin, hiçbir yetkenin karışamayacağına sevindim. - Tomris Uyar

  • Yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven, otorite, sulta, velayet

YETKİN

[sıfat]

  • Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, kâmil, mükemmel

    Bizim ülkemizde böyledir: Yetkin çalışmalar görmezden gelinir. - Selim İleri

YETME

[isim]

  • Yetmek işi

Birleşik Kelimeler: yeni yetme

YETİM (Kelime Kökeni: Arapça yetīm)

[sıfat]

  • Babası ölmüş olan (çocuk), babasız

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetimi okşamışlar, vay sırtım demiş

Birleşik Kelimeler: yetimhane

YETKİLİ

[sıfat]

  • Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar

    Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu. - Tarık Buğra

[eskimiş]

  • Mezun

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetkili kılmak

Birleşik Kelimeler: yetkili merci, yetkili servis, yetkili yargıç

YETKELİ

[sıfat]

  • Otoritesi olan

YETERLİ

[sıfat]

  • Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
  • Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan
  • Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan

    Yeterli çadırları var mı? - Mahmut Yesari

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yeterli olmak

Birleşik Kelimeler: yeterli beslenme

YETENEK

[isim]

  • Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret

    Her bir dönemin incelenmesi, sonuçlarının değerlendirilmesi ulusal yeteneklerimizi, eksiklerimizi anlamak bakımından uyarıcıdır. - Metin And

  • Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite

[eğitim bilimi]

  • Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır

[eğitim bilimi]

  • Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü

Birleşik Kelimeler: genel yetenek, zekâ yeteneği

YETMEK

[nesnesiz]

  • Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak

[-e]

  • Yeterli sebep olmak

    Bir sigara bir ormanı yakmaya yeter.

  • Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek

    Bu zulüm artık yeter!

[-e]

[mecaz]

  • Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak

    Kendiyle dolu, kendine yeten, olgun ve aydın bir insanın değil bir günü, bazen bir saati bile yüz binlerce lira değerinde olabilir. - Haldun Taner

[-e]

[halk ağzında]

  • Bir yaşa erişmek, ulaşmak

    At dört, kız on beşe yettiği zaman / Severim kır atı bir de güzeli - Dadaloğlu

[halk ağzında]

  • Olgunlaşmak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yeter de artar
  • yeter ki
  • yetti artık (veya gayrı)

YETERLİK

[isim]

  • Yeterlilik

Birleşik Kelimeler: yeterlik belgesi, yeterlik eğitimi, yeterlik fiili, yeterlik önergesi, yeterlik sınavı

YETİRME

[isim]

  • Yetirmek işi