Uz ile Başlayan 7 Harfli Kelimeler

UZ harfleri ile başlayan 7 harfli 10 kelime bulunuyor. Başında UZ olan 7 harfli kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "uz ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde Uz olan 7 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

UZGÖRÜR23, UZGÖREN21, UZVİYET19, UZLAŞIM16, UZLAŞMA15, UZUNLUK13, UZATMAK12, UZANMAK12, UZAKLIK12, UZAKTAN11

UZAKTAN

[zarf]

  • Uzak yerden

    Merak bu ya, bir gün uzaktan seyredeceğim bizim takımı. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Şahsen

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uzaktan bakmak (veya seyirci kalmak)

Birleşik Kelimeler: uzaktan akraba, uzaktan eğitim, uzaktan kumanda, uzaktan merhaba, uzaktan uzağa, uzaktan yakından

UZATMAK

[nesnesiz]

  • Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak

    Saç uzatmak. Tırnak uzatmak.

[-i]

  • Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek

    Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar. - Memduh Şevket Esendal

[-e]

  • Bir şeyi vermek için birine yöneltmek

    Şu köşe rafında toz şeker kutusu var, uzatıver bana. - Aka Gündüz

  • Germek

    İp uzatmak.

  • Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek

    Her iki odadan üçer beşer kişi lakırtıyı uzattılar. - Memduh Şevket Esendal

[-e]

  • Vermek, göndermek

    Can, topu Zeki'ye uzattı..

[-i]

  • Süreyi artırmak, temdit etmek

    Yıllardır beklediği bu zevkli anları mümkün olduğu kadar uzatmak istediği her hâlinden belliydi. - İhsan Oktay Anar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • uzatmayalım

UZANMAK

[-e]

  • Boylu boyunca yatmak

    Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni. - Nazım Hikmet

  • Gitmek

    Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım. - Yahya Kemal Beyatlı

[nesnesiz]

  • Bir alana yayılmak

    Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor. - Peyami Safa

[nesnesiz]

  • Bir şey boyunca sıralanmak

    İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Yetişmek, ulaşmak
  • Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak

    Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[argo]

  • Sarkıntılık etmek

UZAKLIK

[isim]

  • Uzak olma durumu, ıraklık

    Duvarın yüzünde birbirine otuz arşın kadar uzaklıkta sımsıkı kapalı iki büyük kapı vardı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

[matematik]

  • İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe

Birleşik Kelimeler: açısal uzaklık, başucu uzaklığı

UZUNLUK

[isim]

  • Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı

[matematik]

  • İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul
  • Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı

    Üç buçuk metre uzunluğunda bir kalas bul, getir. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği

    Kitabın adı uzun fakat insanda okumak merakı uyandırdığı için bu uzunluk yakışıksız kaçmamış. - Nazım Hikmet

  • Süre yönünden uzun olma durumu

Birleşik Kelimeler: uzunluk ölçüsü, dili uzunluk, eli uzunluk, kolu uzunluk, dalga uzunluğu, vurgu uzunluğu

UZLAŞMA

[isim]

  • Uzlaşmak durumu, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs

    Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı? - Tarık Buğra

UZLAŞIM

[isim]

  • Uzlaşma

UZVİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿużviyyet)

[isim]

[eskimiş]

[anatomi]

  • Organizma

    Dil yaşayan bir uzviyettir. - Burhan Felek

UZGÖREN

[sıfat]

[mecaz]

  • Uzgörür

UZGÖRÜR

[sıfat]

[mecaz]

  • Gerçeği önceden görebilen, ileri görüşlü olan, uzgören