Taz ile Başlayan Kelimeler
TAZ ile başlayan 30 kelime bulunuyor. Başında TAZ olan kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Taz ile biten kelimeler. İçinde taz olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
11 Harfli Kelimeler
TAZİYETNAME17
10 Harfli Kelimeler
TAZILAŞMAK18, TAZELEŞMEK17, TAZELENMEK14, TAZELETMEK14
9 Harfli Kelimeler
TAZYİKSİZ18, TAZILAŞMA17, TAZELEŞME16, TAZELEMEK13, TAZELENME13, TAZELETME13
8 Harfli Kelimeler
TAZALLÜM14, TAZAMMUN14, TAZYİKLİ13, TAZELEME12, TAZMİNAT12
7 Harfli Kelimeler
TAZİYET12, TAZİMAT11, TAZARRU11, TAZELİK10
6 Harfli Kelimeler
TAZICI14, TAZECE12, TAZYİK11, TAZİYE11, TAZMİN10
5 Harfli Kelimeler
TAZİP12, TAZİZ11, TAZİM9
4 Harfli Kelimeler
TAZI8, TAZE7
TAZE (Kelime Kökeni: Farsça tāze)
-
Bozulmamış, bayatlamamış olan
Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum. - Yusuf Ziya Ortaç
-
Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
Yüzü taze, taravetli ve güzeldi. - Memduh Şevket Esendal
-
Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı
Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu. - Memduh Şevket Esendal
-
Yeni, zamanı geçmemiş
Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü. - Halikarnas Balıkçısı
-
Genç kadın
Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor. - Ömer Seyfettin
Ata Sözleri ve Deyimler
- taze ot görmüş eşek gibi
Birleşik Kelimeler: taze fasulye, tazekan, taze para, taze soğan, her dem taze, terütaze
TAZI (Kelime Kökeni: Farsça tāzī)
-
Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek (Canis familiaris grajus hibernicus)
Bir anda toparlanıp öyle bir kaçıştılar ki arkalarından tazı koşturulsa yetişemezdi. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazı gibi
- tazı o tazı ama çulu değişmiş
- tazıya dönmek
TAZİM (Kelime Kökeni: Arapça taʿẓīm)
- Saygı gösterme, ululama
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazim etmek
TAZELİK
-
Taze olma durumu, körpelik, taravet
Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden. - Cahit Uçuk
-
Dinç, diri, canlı olma durumu
Dedi kim tazeliğim çağında / Bir gülün bülbül idim bağında - Atai
TAZMİN (Kelime Kökeni: Arapça tażmīn)
- Zararı ödeme
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazmin etmek
TAZİMAT (Kelime Kökeni: Arapça taʿẓīmāt)
- Yüksek saygı
TAZARRU (Kelime Kökeni: Arapça tażarruʿ)
- Yakarma
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazarruda bulunmak
TAZYİK (Kelime Kökeni: Arapça tażyīḳ)
-
Sıkıştırma, darlaştırma
Bütün kanı göğsünü çatlatacak bir tazyikle kalbine hücum ediyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Manevi baskı, zorlama, zarara sokma
Bütün hayatınca bunun tazyiki altında kaldı. - Sait Faik Abasıyanık
- Basınç
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazyik etmek
TAZİYE (Kelime Kökeni: Arapça taʿziye)
- Ölen kimsenin yakınlarına başsağlığı dileme, taziyet
Birleşik Kelimeler: taziyeevi
TAZİZ (Kelime Kökeni: Arapça taʿzīz)
- Sevgi ile anma
TAZELEME
- Tazelemek işi
TAZMİNAT (Kelime Kökeni: Arapça tażmīnāt)
-
Zarar karşılığı ödenen para, ödence
Benim bir raporum üzerine sonradan adamcağıza bileği için üç beş lira tazminat verdiler. - Reşat Nuri Güntekin
Birleşik Kelimeler: tazminat davası, manevi tazminat, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, makam tazminatı, ölüm tazminatı
TAZİYET (Kelime Kökeni: Arapça taʿziyet)
- Taziye
Birleşik Kelimeler: taziyetname
TAZECE
- Tazeye yakın, taze gibi
TAZİP (Kelime Kökeni: Arapça taʿẕīb)
- Sıkıntıya sokma, üzme
Ata Sözleri ve Deyimler
- tazip etmek