Rem ile Biten Kelimeler

REM ile biten 18 kelime bulunuyor. Sonu REM olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Rem ile başlayan kelimeler. İçinde rem olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

MUHTEREM15, MUHARREM15, NAMAHREM14, EPİKEREM13, PATAKREM13

7 Harfli Kelimeler

LACEREM11, EKSTREM9

6 Harfli Kelimeler

DEPREM13, MÜBREM12, MAHREM12, TEOREM8, TİTREM7

5 Harfli Kelimeler

VEREM12, HAREM10, BAREM8, KEREM6

4 Harfli Kelimeler

ÜREM7, KREM5

KREM (Kelime Kökeni: Fransızca crème)

[isim]

  • Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde

[sıfat]

  • Bu kıvamda hazırlanmış olan

    Krem deterjan.

  • Açık saman rengi, krem rengi

[sıfat]

  • Bu renkte olan

    Vücutlarının yumuşaklığını gösteren açık renk, krem veya beyaz elbiseler içinde... - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: nemlendirici krem, patakrem, toparlayıcı krem, göz altı kremi, güneş kremi, saç kremi, tıraş kremi

KEREM (Kelime Kökeni: Arapça kerem)

[isim]

[eskimiş]

  • Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
  • Bağış olarak verme, iyilik, cömertlik, eli açıklık, lütuf

    Bir başka kerem beklemez artık gelecekten. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kerem buyurun (veya eyleyin)
  • kerem etmek

Birleşik Kelimeler: kerem sahibi

TİTREM

[isim]

[dil bilgisi]

  • Ton

ÜREM

[isim]

[ekonomi]

  • Faiz, getiri

TEOREM (Kelime Kökeni: Fransızca théorème)

[isim]

[mantık]

  • Kanıtlanabilen bilimsel önerme
  • Mantıksal usa vurma ile kanıtlanan önermenin veya özelliğin bildirimi

BAREM (Kelime Kökeni: Fransızca barème)

[isim]

  • Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge

    Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

EKSTREM (Kelime Kökeni: Fransızca extrême)

[sıfat]

  • Aşırı
  • Sıra dışı

HAREM (Kelime Kökeni: Arapça ḥarem)

[isim]

[tarih]

  • Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı

    Harem, ihtiyar hatunların bembeyaz patiska sedirli küçük köşe odalarında kalmıştı. - Falih Rıfkı Atay

  • Bu bölümde oturan kadınların hepsi

[eskimiş]

  • Karı, eş

    Gelen doktormuş, bizim doktor Hüsnü Bey. Haremim hastalanmış da. - Refik Halit Karay

Birleşik Kelimeler: harem ağası, harem kâhyası, harem selamlık

LACEREM (Kelime Kökeni: Arapça lācerem)

[zarf]

  • Elbette

MÜBREM (Kelime Kökeni: Arapça mubrem)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Çok gerekli olan, kaçınılmaz, vazgeçilmez

MAHREM (Kelime Kökeni: Arapça maḥrem)

[sıfat]

  • Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse)
  • Başkalarına söylenmeyen, gizli

    Müdür, dosyadan başka bir rapor çıkardı. Kenarında kırmızı bir damga: Mahrem. - Refik Halit Karay

[isim]

  • Sırdaş

    Az vakitte mahremlerimden biri oldu. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

VEREM (Kelime Kökeni: Arapça verem)

[isim]

[tıp]

  • Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz

    Annemin genç yaşta veremden ölen rahmetli amcasını görmedim. - Yusuf Ziya Ortaç

[sıfat]

  • Bu hastalığa tutulmuş, veremli

    Verem bir kadının duyguları.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • verem etmek
  • verem olmak

Birleşik Kelimeler: kemik veremi

EPİKEREM (Kelime Kökeni: Fransızca épichérème)

[isim]

[mantık]

  • Önertilerinin biri veya her ikisi kanıtıyla birlikte ileri sürülen tasım

    Çocuklar büyüklerin işine karışmaz çünkü akılları ermez; sen henüz on yaşında olduğun için çocuksun; şu hâlde benim işime karışma tasımı bir epikeremdir.

PATAKREM (Kelime Kökeni: Fransızca patecrème)

[isim]

  • Yüz ve boyundaki bozuklukları ve pürüzleri gideren pudra ile fondöten karışımı bir madde

DEPREM

[isim]

[coğrafya]

  • Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele

    Okuldayken bir öğle sonu hafif bir depremde otel çökmüş. - Yusuf Atılgan

Birleşik Kelimeler: deprem bilimi, deprem bölgesi, depremçizer, deprem konteyneri, deprem kuşağı, deprem merkezi, deprem ocağı, deprem ortası, depremyazar, artçı deprem, eş deprem, deniz depremi