İçinde Rem Bulunan Kelimeler



İçinde REM olan 85 kelime bulunuyor. İçerisinde REM geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Rem ile başlayan kelimeler. Rem ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

DEPREMSİZLİK23, KİREMİTÇİLİK16

11 Harfli Kelimeler

DEPREMÇİZER24, DEPREMYAZAR23, ŞEHREMANETİ19, KREMATORYUM17, NAMAHREMLİK17, KİREMİTHANE16, KEKREMSİLİK13, TİTREMLEMEK13

10 Harfli Kelimeler

DEPREMZEDE22, MAHREMİYET18, REMİLCİLİK14, TİTREMLEME12

9 Harfli Kelimeler

DEPREMSİZ20, ŞEHREMİNİ17, PREMATÜRE16, MAHREMLİK15, KİREMİTÇİ13, REMBETİKO13, KREMLEMEK11, KİREMİTLİ10, TEREMENTİ10

8 Harfli Kelimeler

GEVREMEK19, PEREMECİ16, HAREMEYN15, MUHTEREM15, MUHARREM15, KREMASIZ14, NAMAHREM14, SÜDREMEK14, ÇEMREMEK13, EPİKEREM13, HAREMLİK13, PATAKREM13, KÜKREMEK11, SEREMONİ11, KREMLEME10, KEKREM10, TREMOLİT10, TİTREMEK9

7 Harfli Kelimeler

GEVREME18, VEREM14, SÜDREME13, AGREMAN12, ÇEMREME12, KEREMPE12, KÜREM11, LACEREM11, REMİLCİ11, ÜREMSEL11, DİREMEK10, EDREMİT10, KÜREMEK10, KÜKREME10, TÜREMEK10, EKSTREM9, KREMALI9, KİREMİT8, TİTREME8

6 Harfli Kelimeler

DEPREM13, MÜBREM12, MAHREM12, PEREME11, CEREME10, DİREME9, KÜREME9, TÜREME9, ÜREMEK9, ÜREMİK9, TEOREM8, TİTREM7

5 Harfli Kelimeler

VEREM12, HAREM10, REMİZ9, BAREM8, ÜREME8, ÜREMİ8, KREMA6, KEREM6, REMİL6, REMEL6

4 Harfli Kelimeler

ÜREM7, KREM5, REMİ5


KREM (Kelime Kökeni: Fransızca crème)


[isim]
  • Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde
[sıfat]
  • Bu kıvamda hazırlanmış olan

    Krem deterjan.

[sıfat]
  • Bu renkte olan

    Vücutlarının yumuşaklığını gösteren açık renk, krem veya beyaz elbiseler içinde... - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: nemlendirici krem, patakrem, toparlayıcı krem, göz altı kremi, güneş kremi, saç kremi, tıraş kremi


REMİ (Kelime Kökeni: Fransızca rami)


[isim]
  • Genellikle dört kişi arasında elli kâğıtlık bir deste ve iki jokerle oynanan bir iskambil oyunu

KREMA (Kelime Kökeni: İtalyanca crema)


[isim]
  • Bir tür yumurtalı süt tatlısı

KEREM (Kelime Kökeni: Arapça kerem)


[isim] [eskimiş]
  • Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kerem buyurun (veya eyleyin)
  • kerem etmek

Birleşik Kelimeler: kerem sahibi


REMİL (Kelime Kökeni: Arapça reml)


[isim] [eskimiş]
  • Kumda birtakım çizgiler çizerek fala bakma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • remil atmak (veya dökmek)


REMEL (Kelime Kökeni: Arapça remel)


[isim] [edebiyat]
  • Aruz ölçülerinden biri
[müzik]
  • Klasik Türk müziğinde bir usul

TİTREM


[isim] [dil bilgisi]
  • Ton

ÜREM


[isim] [ekonomi]
  • Faiz, getiri

KİREMİT (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha

    En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kiremit aktarmak

Birleşik Kelimeler: kiremit fabrikası, kiremithane, kiremit rengi, mahya kiremidi


TİTREME


[isim]
  • Titremek işi

    Herkeste bir içlenme, bir acılanma, bir titreme vardı. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • titreme gelmek


TEOREM (Kelime Kökeni: Fransızca théorème)


[isim] [mantık]
  • Kanıtlanabilen bilimsel önerme

BAREM (Kelime Kökeni: Fransızca barème)


[isim]
  • Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge

    Bunların tek derdi barem basamaklarını aşarak bu mertebeye fırlayıvermekten ibarettir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu


ÜREME


[isim]
  • Üremek işi
[biyoloji]
  • Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül

Birleşik Kelimeler: üreme organları, döllenmesiz üreme, eşeyli üreme, eşeysiz üreme, kendiliğinden üreme


ÜREMİ (Kelime Kökeni: Fransızca urémie)


[isim] [tıp]
  • Ürenin idrarla çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık

TİTREMEK


[nesnesiz]
  • Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak

    Geçtiği yollarda, incecik ellerine, kahır görmüş köylülerin nasırlı elleri sarıldı, ninelerin dua ile titreyen dudakları dokundu. - Hamdullah Suphi Tanrıöver

[-den]
  • Kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak

    Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem. - Sait Faik Abasıyanık

[-den] [mecaz]
  • Birinden veya bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak