Ran ile Biten Kelimeler

RAN ile biten 89 kelime bulunuyor. Sonu RAN olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ran ile başlayan kelimeler. İçinde ran olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

14 Harfli Kelimeler

FERAHNAKAŞİRAN27

13 Harfli Kelimeler

MANTARDOĞURAN25, MEDYUNUŞÜKRAN25, YILDIRIMKIRAN22, BUSELİKAŞİRAN20

12 Harfli Kelimeler

ÖKSÜZDOYURAN30, ZARARLIKIRAN17, BAKTERİKIRAN15

11 Harfli Kelimeler

FINDIKKIRAN22, KERVANKIRAN18, CANKURTARAN15

10 Harfli Kelimeler

EVCİKKIRAN20, FİLİZKIRAN20, SAHİPKIRAN20, MÜNHASIRAN19, TOZKOPARAN19, ÇALIŞTIRAN18, ACEMAŞİRAN17, DALGAKIRAN17, KAYIŞKIRAN17, MUHTASARAN17, BACAKKIRAN16, TRANSPARAN15, SABANKIRAN14

9 Harfli Kelimeler

SÜREDURAN15, PİREKIRAN14, KATAMARAN10

8 Harfli Kelimeler

FİLİGRAN18, HÜKÜMRAN17, HOŞKURAN17, ŞAHMERAN16, BUZKIRAN15, ÇALDIRAN14, BALDIRAN13, MEHTERAN13, SAÇKIRAN13, TAŞKIRAN12, DALKIRAN11, KALDIRAN11, YELKIRAN11, KILKIRAN10, MALKIRAN10, RESTORAN10

7 Harfli Kelimeler

FİGÜRAN19, FEVERAN19, DEVERAN15, HAZİRAN14, DOYURAN13, KOPARAN12, NAZARAN10, ETYARAN9, İKTİRAN7

6 Harfli Kelimeler

GUFRAN17, HAVRAN16, ZAFRAN15, DEVRAN14, KÜFRAN14, BUHRAN13, HİCRAN13, HÜSRAN13, SAFRAN13, HAYRAN12, ŞÜKRAN11, HARRAN10, TAHRAN10, AYIRAN9, BUKRAN9, NOBRAN9, SEYRAN9, UYARAN9, KADRAN8, KAYRAN8
Tümünü Gör

5 Harfli Kelimeler

RAN11, VARAN11, BORAN8, ŞERAN8, ŞİRAN8, ÜMRAN8, AYRAN7, BARAN7, YARAN7, KIRAN6, TURAN6, AKRAN5, EKRAN5, TİRAN5

4 Harfli Kelimeler

ORAN5, URAN5

AKRAN (Kelime Kökeni: Arapça aḳrān)

[isim]

  • Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür

    Babası silik, adsız bir berberken çocuk bütün akranlarını çekerek dükkânını canlandırdı. - Necati Cumalı

EKRAN (Kelime Kökeni: Fransızca écran)

[isim]

  • Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük
  • Beyaz perde, görüntülük

[sinema]

[televizyon]

  • Televizyon camı, görüntülük

Birleşik Kelimeler: ekran koruyucu, sayfa ekran

TİRAN (Kelime Kökeni: Fransızca tyran)

[isim]

[tarih]

  • Eski Yunan'da siyasal gücü zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan kimse

[sıfat]

[mecaz]

  • Acımasız, gaddar, despot

ORAN

[isim]

  • Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo

    Yerli oyunların çeviri oyunlara oranı değişti ve yükseldi. - Metin And

  • İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, orantı, tenasüp
  • Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin

[matematik]

  • İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı

    Üçün sekize oranı.

Birleşik Kelimeler: oran dışı, benzeşim oranı, doğum oranı, faiz oranı, ölüm oranı, vergi oranı

URAN

[isim]

  • Sanayi

KIRAN

[sıfat]

  • Kırma işini yapan (kimse)

    Taş kıran işçiler.

[isim]

  • Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka neden, ölet, afet

    Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir. - Sait Faik Abasıyanık

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kıran girmek

Birleşik Kelimeler: kıran kırana, bacakkıran, buzkıran, dalgakıran, dalkıran, danakıran otu, evcikkıran, fındıkkıran, filizkıran, kayışkıran, Kervankıran, kılkıran, malkıran, pirekıran, sabankıran, saçkıran, taşkıran, yelkıran, yıldırımkıran

[isim]

[halk ağzında]

  • Kıyı, kenar, çevre, uç
  • Dağ sırtı, tepe, bayır
  • Kıraç toprak

[coğrafya]

  • Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı

TURAN (Kelime Kökeni: Farsça tūrān)

[isim]

  • Turancıların dünyadaki bütün Türkleri birleştirerek kurmayı amaçladıkları ülkenin adı
  • Türklerin Orta Asya'daki en eski yurtları

İKTİRAN (Kelime Kökeni: Arapça iḳtirān)

[isim]

[eskimiş]

  • Yaklaşma
  • Bir yere ulaşma, erişme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iktiran etmek

AYRAN

[isim]

  • Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm
  • Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılan içecek

    Taşlığa oturup soğuk ayranlar içtik. - Fikret Otyam

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ayranı kabarmak
  • ayranım budur, yarısı sudur
  • ayranı yok içmeye, atla (veya tahtırevanla) gider sıçmaya

Birleşik Kelimeler: ayran ağızlı, ayran budalası, ayran delisi, ayran gönüllü

BARAN (Kelime Kökeni: Farsça bārān)

[isim]

[eskimiş]

  • Yağmur

YÂRAN (Kelime Kökeni: Farsça yārān)

[isim]

  • Dostlar

    Durup el bağlayalar yâran saf saf - Baki

[tarih]

  • Bir amaç çevresinde toplanmış veya aynı amacı güttükleri için bir araya gelmiş olanların tümü

    Rusçuk yâranı. Malta yâranı.

KADRAN (Kelime Kökeni: Fransızca cadran)

[isim]

  • Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem

    Gün kadranında çarşamba, yerini perşembe ile değiştirdi. - Haldun Taner

[fizik]

  • Ölçek

KAYRAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Orman içinde geniş ve çıplak alan, düzlük

BORAN

[isim]

[coğrafya]

  • Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı

    Yazın sık sık boran olur.

ŞERAN (Kelime Kökeni: Arapça şerʿan)

[zarf]

[eskimiş]

  • İslam hukuku açısından