Kop ile Başlayan Kelimeler

KOP ile başlayan 45 kelime bulunuyor. Başında KOP olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kop ile biten kelimeler. İçinde kop olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

KOPYALAYAPIŞTIR33

14 Harfli Kelimeler

KOPOLİMERLEŞME25

12 Harfli Kelimeler

KOPARTTIRMAK19

11 Harfli Kelimeler

KOPÇALANMAK20, KOPYALANMAK19, KOPARTTIRMA18, KOPARTILMAK18

10 Harfli Kelimeler

KOPUZCULUK24, KOPYACILIK22, KOPÇALAMAK19, KOPÇALANMA19, KOPYALAMAK18, KOPYALANMA18, KOPARILMAK17, KOPARTILMA17

9 Harfli Kelimeler

KOPÇALAMA18, KOPYALAMA17, KOPARILMA16, KOPOLİMER16, KOPARTMAK15

8 Harfli Kelimeler

KOPÇASIZ21, KOPENHAG21, KOPUKSUZ19, KOPUKLUK15, KOPARMAK14, KOPARTMA14, KOPANAKİ13

7 Harfli Kelimeler

KOPUZCU20, KOPYACI18, KOPARIŞ16, KOPÇALI16, KOPKOYU16, KOPUNTU14, KOPARMA13, KOPARAN12

6 Harfli Kelimeler

KOPMAK12

5 Harfli Kelimeler

KOPUZ14, KOPÇA13, KOPOY13, KOPYA12, KOPMA11, KOPUK11, KOPAL10, KOPEK10, KOPİL10

KOPAL (Kelime Kökeni: Fransızca copal)

[isim]

  • Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir tür reçine

KOPİL (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

[argo]

  • Arsız sokak çocuğu

    Mahallenin kopilleri ellerinde fener, kapı kapı dolaşır para toplarlarmış. - Reşat Enis

  • Babası belli olmayan çocuk

KOPMA

[isim]

  • Kopmak işi

KOPUK

[sıfat]

  • Kopmuş

    Kopuk düğme.

[mecaz]

  • Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz güçsüz, serseri

    Siz daha elinizin altındaki iki üç kopuğa söz geçiremiyorsunuz. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: it kopuk

KOPARAN

[isim]

[halk ağzında]

  • Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket

KOPMAK

[nesnesiz]

  • Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak

    Tel koptu. İp koptu.

  • Yerinden ayrılmak

    Cezvenin sapı kopmuş. Düğme koptu.

  • Gövdeden ayrılmak

    Ağacın dalları fırtınada koptu. Savaşta bacağı kopmuş.

[mecaz]

  • Gürültülü veya tehlikeli olaylar, birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak

    İçeride feryatlar koptu. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak

    Daha on altısında bile değilken en yakın insanından, annesinden koparak çıkıp gitmişti evden. - Ahmet Ümit

[mecaz]

  • Kurtulmak

[mecaz]

  • Çok ağrımak

    Belim kopuyor.

[halk ağzında]

  • Koşmak, hızla gitmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kopup gelmek

KOPYA (Kelime Kökeni: İtalyanca copia)

[isim]

  • Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı

    Edebiyatımız iptidai, resmimiz basit, felsefemiz kopya, okuma yazma bilmek bir irfan sayılıyor. - Peyami Safa

  • Suret çıkarma işi
  • Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma
  • Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt

[sıfat]

  • Taklit edilmiş olan

    Hanımlar köşe minderinin sağ duvarındaki birkaç kopya resme daldılar. - Halide Edip Adıvar

[biyoloji]

  • Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kopya çekmek
  • kopya etmek
  • kopyasını çıkarmak
  • kopya vermek

Birleşik Kelimeler: kopya defteri, kopya film, kopya kâğıdı, kopya kalemi, kopya mürekkebi

KOPANAKİ (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç
  • Bu araç üstünde örülen bir dantel türü

KOPARMA

[isim]

  • Koparmak işi

    Öte yandan canavar düdükleri de ilk çığlıklarını koparmaya başlamışlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[spor]

  • Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi

KOPÇA (Kelime Kökeni: Bulgarca kopça)

[isim]

  • Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf

    Sedef bir kopça, kirli ve incecik boynunu sıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık

KOPOY (Kelime Kökeni: Macarca kopó)

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür av köpeği

KOPARMAK

[-i]

  • Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak

    O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! - Osman Cemal Kaygılı

[nesnesiz]

  • Daldan, ağaçtan alıp toplamak

    Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır. - Halide Edip Adıvar

[nesnesiz]

  • Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak

    Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı. - Peyami Safa

  • Zor kullanarak almak

[-i]

[-den]

[mecaz]

  • Güçlükle elde etmek

    Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu. - Necati Cumalı

[spor]

  • Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koparıp atmak

Birleşik Kelimeler: tozkoparan

KOPARTMA

[isim]

  • Kopartmak işi

KOPUNTU

[isim]

  • Kopmuş parça
  • Diaspora

KOPUZ

[isim]

[eskimiş]

[müzik]

  • Ozanların çaldığı telli Türk sazı

    Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar. - Orhan Seyfi Orhon