İçinde Kop Bulunan Kelimeler



İçinde KOP olan 97 kelime bulunuyor. İçerisinde KOP geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Kop ile başlayan kelimeler. Kop ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

KOPYALAYAPIŞTIR33

14 Harfli Kelimeler

PSİKOPATOLOJİK35, BAŞPİSKOPOSLUK32, BAKTERİYOSKOPİ25, KOPOLİMERLEŞME25

13 Harfli Kelimeler

PSİKOPATOLOJİ34, FOTOKOPİCİLİK29, BİYOMİKROSKOP26

12 Harfli Kelimeler

PİSKOPOSHANE28, SPEKTROSKOPİ24, KARDİYOSKOPİ23, DAKTİLOSKOPİ21, STEREOSKOPİK20, KOPARTTIRMAK19

11 Harfli Kelimeler

BAŞPİSKOPOS28, GALVANOSKOP28, HİGROSKOPİK26, OFTALMOSKOP26, PİSKOPOSLUK24, GASTROSKOPİ23, SPEKTROSKOP23, KALEYDOSKOP22, KARDİYOSKOP22, KOPÇALANMAK20, KOPYALANMAK19, ELEKTROSKOP18, KOPARTTIRMA18, KOPARTILMAK18

10 Harfli Kelimeler

FOTOKOPİCİ26, KOPUZCULUK24, EBÜLYOSKOP23, HİDROSKOPİ23, GASTROSKOP22, KOPYACILIK22, POLARİSKOP21, RADYOSKOPİ21, HELİKOPTER19, KOPÇALAMAK19, KOPÇALANMA19, KRİYOSKOPİ19, TOZKOPARAN19, KOPYALAMAK18, KOPYALANMA18, SİNEMASKOP18, STEREOSKOP18, KOPARILMAK17, KOPARTILMA17, TELESKOPİK16

9 Harfli Kelimeler

HİGROSKOP24, FARMAKOPE21, LÖKOPLAST21, OZONOSKOP21, PSİKOPATİ19, ENDOSKOPİ18, KOPÇALAMA18, KOPYALAMA17, MİKROSKOP17, KOPARILMA16, KOPOLİMER16, STETESKOP16, EKOPRAKSİ15, KOPARTMAK15

8 Harfli Kelimeler

FOTOSKOP22, FOTOKOPİ21, KOPÇASIZ21, KOPENHAG21, PİSKOPOS20, KOPUKSUZ19, PSİKOPAT18, PERİSKOP18, BAROSKOP17, ENDOSKOP17, KOPUKLUK15, KOPARMAK14, KOPARTMA14, TELESKOP14, KOPANAKİ13

7 Harfli Kelimeler

KOPUZCU20, KOPYACI18, KOPARIŞ16, KOPÇALI16, KOPKOYU16, ÇİNAKOP15, KOPUNTU14, KOPARMA13, MİNAKOP13, KOPARAN12

6 Harfli Kelimeler

KOPMAK12

5 Harfli Kelimeler

KOPUZ14, KOPÇA13, KOPOY13, KOPYA12, KOPMA11, KOPUK11, KOPAL10, KOPEK10, KOPİL10


KOPAL (Kelime Kökeni: Fransızca copal)


[isim]
  • Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir tür reçine

KOPİL (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [argo]
  • Arsız sokak çocuğu

    Mahallenin kopilleri ellerinde fener, kapı kapı dolaşır para toplarlarmış. - Reşat Enis


KOPMA


[isim]
  • Kopmak işi

KOPUK


[sıfat]
  • Kopmuş

    Kopuk düğme.

[mecaz]
  • Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz güçsüz, serseri

    Siz daha elinizin altındaki iki üç kopuğa söz geçiremiyorsunuz. - Attila İlhan

Birleşik Kelimeler: it kopuk


KOPARAN


[isim] [halk ağzında]
  • Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket

KOPMAK


[nesnesiz]
  • Herhangi bir yerinden ikiye ayrılmak

    Tel koptu. İp koptu.

[mecaz]
  • Gürültülü veya tehlikeli olaylar, birdenbire başlamak veya ortaya çıkmak

    İçeride feryatlar koptu. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]
  • Bütün ilişkileri kesilip büsbütün ayrılmak veya uzaklaşmak

    Daha on altısında bile değilken en yakın insanından, annesinden koparak çıkıp gitmişti evden. - Ahmet Ümit

[mecaz]
  • Kurtulmak
[mecaz]
  • Çok ağrımak

    Belim kopuyor.

[halk ağzında]
  • Koşmak, hızla gitmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kopup gelmek


KOPYA (Kelime Kökeni: İtalyanca copia)


[isim]
  • Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı

    Edebiyatımız iptidai, resmimiz basit, felsefemiz kopya, okuma yazma bilmek bir irfan sayılıyor. - Peyami Safa

[sıfat]
  • Taklit edilmiş olan

    Hanımlar köşe minderinin sağ duvarındaki birkaç kopya resme daldılar. - Halide Edip Adıvar

[biyoloji]
  • Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı, klon

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kopya çekmek
  • kopya etmek
  • kopyasını çıkarmak
  • kopya vermek

Birleşik Kelimeler: kopya defteri, kopya film, kopya kâğıdı, kopya kalemi, kopya mürekkebi


KOPANAKİ (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç

KOPARMA


[isim]
  • Koparmak işi

    Öte yandan canavar düdükleri de ilk çığlıklarını koparmaya başlamışlardı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[spor]
  • Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi

MİNAKOP (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Gölge balığı (Umbrina cirrosa)

KOPÇA (Kelime Kökeni: Bulgarca kopça)


[isim]
  • Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf

    Sedef bir kopça, kirli ve incecik boynunu sıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık


KOPOY (Kelime Kökeni: Macarca kopó)


[isim] [hayvan bilimi]
  • Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür av köpeği

KOPARMAK


[-i]
  • Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak

    O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! - Osman Cemal Kaygılı

[nesnesiz]
  • Daldan, ağaçtan alıp toplamak

    Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır. - Halide Edip Adıvar

[nesnesiz]
  • Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak

    Zehra birdenbire iki avucunu da yüzüne kapadı, kısa ve keskin bir çığlık kopardı. - Peyami Safa

[-i] [-den] [mecaz]
  • Güçlükle elde etmek

    Bir kızla buluşmuşken bir başkasından söz ya da telefon numarası kopardığı oluyordu. - Necati Cumalı

[spor]
  • Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • koparıp atmak

Birleşik Kelimeler: tozkoparan


KOPARTMA


[isim]
  • Kopartmak işi

TELESKOP (Kelime Kökeni: Fransızca téléscope)


[isim] [gök bilimi]
  • Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür

    Teleskopların kuvveti arttıkça bilinen gök cisimlerinin sayısı ve kâinatın hacmi de genişlemiştir. - Mehmet Kaplan