İçinde Yü Bulunan 8 Harfli Kelimeler
İçerisinde YÜ olan 8 harfli 59 kelime bulunuyor. İçinde YÜ olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Yü ile başlayan 8 harfli kelimeler. yü ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
YÜZSÜZCE24,
YÜKLENTİ
- Angarya
YÜREKTEN
-
Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle, kalpten
İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Birleşik Kelimeler: candan yürekten
YÜKLETME
- Yükletmek işi
YÜKLENME
-
Yüklenme işi
Bilinçli ve dirençli dediğimiz insan, somut bir durumu, bu soyut olanla yüklenmeye ve taşımaya çalışıyor. - Adalet Ağaoğlu
YÜKLEMEK
- Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
- Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
-
Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak
Karta elli liralık gaz yükledim.
-
Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
Çocuğun bakımını ona yüklediler.
-
Bir suçu birinin üstüne atmak
Suçuna bakmadan bir de bu vaziyetten beni mesul tutmak istiyor, kabahati bana yüklüyor. - Etem İzzet Benice
YÜKSELTİ
- Tümsek
-
Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa
Ankara'nın yükseltisi 850 metredir.
Birleşik Kelimeler: eş yükselti
TAKAYYÜT (Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud)
- Bağlı olma, bağlanma
- Üstüne düşme, özen gösterme
YÜKSELİM
- Dik açıklık
YÜKSELME
-
Yükselmek işi, itila
Pencereden çıkıp göğe yükselmeye başladı. - İhsan Oktay Anar
-
Terfi
Askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir. - Anayasa
-
Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması
Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş. - Zeyyat Selimoğlu
- Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi
YÜKÇEKER
- Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
YÜKÜNMEK
- Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak
YÜZERLİK
-
Yüz tanesi bir arada olan
Yüzerlik yumurta sandığı.
YÜRÜTMEK
- Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
-
Gerektiği gibi yapmak, uygulamak
İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar.
- Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak
-
Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek
Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek.
-
İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi. - Haldun Taner
-
Habersiz olarak almak, çalmak
Bizim kalemi yürütmüşler.
YÜRÜNMEK
-
Yürüme işi yapılmak
Çamurun içinde yürünmez.
YÜLÜNMEK
- Yolunmak