İçinde Yü Bulunan 8 Harfli Kelimeler

İçerisinde YÜ olan 8 harfli 59 kelime bulunuyor. İçinde olan 8 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yü ile başlayan 8 harfli kelimeler. yü ile biten 8 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ZSÜZCE24, ZBEZ24, TEFEYZ23, DEVETÜ22, ZGEÇLİ22, KBAŞ21, TEHEYÇ21, RÜTÜCÜ21, BOZRÜK20, ZDÜRME20, KAYI19, LTEÇ19, SEBA19, TESEYP19, KÇÜLÜK19, ZLÜLÜK19, ZLEŞME19, PÜRMEK19, ZÜNDEN19, KLÜK18, TAGAYR18, TAHAYL18, TEMEYZ18, ZLERCE18, ZEYSEL18, ZÜLMEK18, LEME17, TMEK17, LTME17, İKİZLÜ17, KLEYİŞ17, ZDELİK17, TKEN16, TEBEYN16, KSELİŞ16, KLÜLÜK16, CELMEK16, CELTME16, KSÜNME16, ZLENME16, ZLEMEK16, RÜRLÜK16, RÜKLÜK16, REKSİZ16, KÇEKER15, KÜNMEK15, ZERLİK15, RÜTMEK15, RÜNMEK15, LÜNMEK15, TAKAYT14, KSELİM14, KSELME14, KLETME13, KLENME13, KLEMEK13, KSELTİ13, KLENTİ12, REKTEN12

YÜKLENTİ

[isim]

  • Angarya

YÜREKTEN

[zarf]

  • Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle, kalpten

    İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Birleşik Kelimeler: candan yürekten

YÜKLETME

[isim]

  • Yükletmek işi

YÜKLENME

[isim]

  • Yüklenme işi

    Bilinçli ve dirençli dediğimiz insan, somut bir durumu, bu soyut olanla yüklenmeye ve taşımaya çalışıyor. - Adalet Ağaoğlu

YÜKLEMEK

[-e]

[-i]

  • Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
  • Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
  • Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak

    Karta elli liralık gaz yükledim.

[mecaz]

  • Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak

    Çocuğun bakımını ona yüklediler.

[mecaz]

  • Bir suçu birinin üstüne atmak

    Suçuna bakmadan bir de bu vaziyetten beni mesul tutmak istiyor, kabahati bana yüklüyor. - Etem İzzet Benice

YÜKSELTİ

[isim]

  • Tümsek

[coğrafya]

  • Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa

    Ankara'nın yükseltisi 850 metredir.

Birleşik Kelimeler: eş yükselti

TAKAYYÜT (Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud)

[isim]

[eskimiş]

  • Bağlı olma, bağlanma
  • Üstüne düşme, özen gösterme

YÜKSELİM

[isim]

[gök bilimi]

  • Dik açıklık

YÜKSELME

[isim]

  • Yükselmek işi, itila

    Pencereden çıkıp göğe yükselmeye başladı. - İhsan Oktay Anar

  • Terfi

    Askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir. - Anayasa

[coğrafya]

  • Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması

    Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş. - Zeyyat Selimoğlu

[jeoloji]

  • Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi

YÜKÇEKER

[isim]

  • Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç

YÜKÜNMEK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak

YÜZERLİK

[sıfat]

  • Yüz tanesi bir arada olan

    Yüzerlik yumurta sandığı.

YÜRÜTMEK

[-i]

  • Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
  • Gerektiği gibi yapmak, uygulamak

    İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar.

[hukuk]

  • Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak

[nesnesiz]

  • Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek

    Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek.

[mecaz]

[teklifsiz konuşmada]

  • İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak

    Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi. - Haldun Taner

[argo]

  • Habersiz olarak almak, çalmak

    Bizim kalemi yürütmüşler.

YÜRÜNMEK

[nesnesiz]

  • Yürüme işi yapılmak

    Çamurun içinde yürünmez.

YÜLÜNMEK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Yolunmak