İçinde Yet Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde YET olan 7 harfli 55 kelime bulunuyor. İçinde YET olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Yet ile başlayan 7 harfli kelimeler. yet ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HÜVİYET21, ŞÖBİYET20, UZVİYET19, VAZİYET18, ZAFİYET18, SAFİYET16, ULVİYET16, VESAYET16, VASİYET16, BEGAYET15, HİDAYET15, KİFAYET15, RİVAYET15, VİLAYET15, VARİYET15, VELAYET15, VARYETE15, HAMİYET14, HASİYET14, MAHİYET14, BİDAYET13, EHLİYET13, GAYETLE13, MEZİYET13, NİHAYET13, YETİŞME13, YETİŞİM13, CEMİYET13, YETÇİ12, SOSYETE12, ŞENİYET12, ŞİKAYET12, TAZİYET12, ÜNSİYET12, YETİŞEK12, CİNAYET12, AYNİYET11, AİDİYET11, DİRAYET11, MANYETO11, EMNİYET10, İRSİYET10, KEMİYET10, MALİYET10, MERİYET10, SİRAYET10, YETİRME10, YETİNME10, İLLİYET9, KATİYET9, YET9, YETKİLİ9, YETKELİ9, YETERLİ9, YETENEK9

İLLİYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿilliyyet)

[isim]

[eskimiş]

[felsefe]

  • Nedensellik

KATİYET (Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭʿiyyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Kesinlik

NİYETLİ

[sıfat]

  • Niyeti olan, niyet eden

    Ama adam kızdan vazgeçmeye pek niyetli görünmedi. - Ahmet Ümit

  • Oruç tutmakta olan (kimse)

Birleşik Kelimeler: art niyetli, iyi niyetli

YETKİLİ

[sıfat]

  • Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar

    Fabrikanın bir yetkilisi onlara açıklamalar yapıyordu. - Tarık Buğra

[eskimiş]

  • Mezun

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yetkili kılmak

Birleşik Kelimeler: yetkili merci, yetkili servis, yetkili yargıç

YETKELİ

[sıfat]

  • Otoritesi olan

YETERLİ

[sıfat]

  • Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
  • Bir görevi, işlevi yerine getirme gücü olan, etkisi olan
  • Gereksinimlere cevap veren, ihtiyaçları karşılayan

    Yeterli çadırları var mı? - Mahmut Yesari

Ata Sözleri ve Deyimler

  • yeterli olmak

Birleşik Kelimeler: yeterli beslenme

YETENEK

[isim]

  • Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret

    Her bir dönemin incelenmesi, sonuçlarının değerlendirilmesi ulusal yeteneklerimizi, eksiklerimizi anlamak bakımından uyarıcıdır. - Metin And

  • Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite

[eğitim bilimi]

  • Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır

[eğitim bilimi]

  • Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü

Birleşik Kelimeler: genel yetenek, zekâ yeteneği

EMNİYET (Kelime Kökeni: Arapça emniyyet)

[isim]

  • Güvenlik

    Kendi vatandaşlarının ırz, mal, can emniyeti hakkında teminat istiyorlar. - Ercüment Ekrem Talu

  • Güven, inanma, itimat

    Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı. - Reşat Nuri Güntekin

  • Polis işleri
  • Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer

    Emniyet müdürlüğü.

  • Bir araçta güven sağlayıcı parça

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emniyet altına almak
  • emniyet etmek
  • emniyet vermek

Birleşik Kelimeler: emniyet amiri, emniyet durağı, emniyet düğmesi, emniyet kemeri, emniyet kilidi, emniyet pimi, emniyet supabı, emniyet şeridi

İRSİYET (Kelime Kökeni: Arapça irs̱iyyet)

[isim]

[eskimiş]

[biyoloji]

  • Kalıtım

KEMİYET (Kelime Kökeni: Arapça kemmiyyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Nicelik

    Onun koleksiyonculuğu, kemiyetteki kahramanlığı ise, boyuna keyfiyette arayıp asla bulamadığı kadını ne yapıp yapıp yakalayabilmek gayretinden. - Necip Fazıl Kısakürek

MALİYET (Kelime Kökeni: Arapça māliyyet)

[isim]

[ekonomi]

  • Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı

Birleşik Kelimeler: maliyet fiyatı, değişken maliyet, değişmez maliyet

MERİYET (Kelime Kökeni: Arapça merʿiyyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Yürürlük

SİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça sirāyet)

[isim]

  • Hastalık başkalarına geçme, bulaşma

    Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yayılma, dağılma

    Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sirayet etmek

YETİRME

[isim]

  • Yetirmek işi

YETİNME

[isim]

  • Yetinmek durumu, kanaat, iktifa

    Bakmakla yetinmenin gerçek ilerlemeye yani içteki aydınlanmaya engel teşkil ettiğini bir kavrayabilsek! - İsmet Özel