İçinde Sef Bulunan Kelimeler

İçinde SEF olan 53 kelime bulunuyor. İçerisinde SEF geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Sef ile başlayan kelimeler. Sef ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

12 Harfli Kelimeler

GÜNDÜZSEFASI34, FELSEFECİLİK28

11 Harfli Kelimeler

HİDROSEFALİ25, AKŞAMSEFASI24, SEFERİHİSAR23, DOLİKOSEFAL22, SEFARETHANE22, SEFERBERLİK20, SEFİRİKEBİR20

10 Harfli Kelimeler

GECESEFASI26, HİDROSEFAL24, SEYRÜSEFER22, ANDROSEFAL20, BRAKİSEFAL19, MAKROSEFAL19, MİKROSEFAL19, ESEFLENMEK18, TRİKOSEFAL18

9 Harfli Kelimeler

ZEVKÜSEFA27, FELSEFECİ25, ESEFLENME17, ENSEFALİT16

8 Harfli Kelimeler

SEFİHANE19, AYNISEFA18, SEFERBER17, MAALESEF16, SERSEFİL16, SEFERLİK15, SEFİLANE15, SEFİLLİK15, SEFİRLİK15

7 Harfli Kelimeler

FELSEFE20, FELSEFİ20, SEFASIZ19, SEFAHAT18, SEFİLCE17, MEKSEFE15, ENSEFAL14, SEFARET14, SEFALET14, SEFERLİ14

6 Harfli Kelimeler

SEFALI14, ESEFLE13, ESEF13, SEFİRE13, SEFİNE13, SEFERİ13

5 Harfli Kelimeler

SEFİH16, SEFİR12, SEFİL12, SEFER12

4 Harfli Kelimeler

ESEF11, SEFA11

ESEF (Kelime Kökeni: Arapça esef)

[isim]

[eskimiş]

  • Üzüntü, kaygı, tasa

    Ötekilerin yüzünde onunki gibi esefle karışmamış, bambaşka bir öfke vardı. - Tarık Buğra

  • Yerinme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esef etmek
  • esef olunmak

SEFA (Kelime Kökeni: Arapça ṣafā)

[isim]

  • Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma
  • Eğlence, zevk, neşe

    Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sefa (veya sefalar) bulduk
  • sefa geldin (veya geldiniz)
  • sefa geldine gitmek
  • sefasına bakmak
  • sefasını sürmek
  • sefa sürmek

Birleşik Kelimeler: sefa pezevengi, aynısefa, zevküsefa, akşamsefası, içki sefası, gecesefası, gündüzsefası

SEFİR (Kelime Kökeni: Arapça sefīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Elçi

    Herkes onun az zamanda büyük yer tutacağını, bir zaman gelip sefir, nazır olacağını söylüyorlar. - Memduh Şevket Esendal

Birleşik Kelimeler: sefirikebir

SEFİL (Kelime Kökeni: Arapça sefīl)

[sıfat]

  • Sefalet çeken, yoksul

    Bu, korkunç bir çocukluğun, sefil, bahtsız bir çocukluğun devamıdır. - Sait Faik Abasıyanık

  • Alçak

    Süfli gayeler, kütleleri ya oldukları yere mıhlayan ve bir arpa boyu ileri götürmeyen sefil isteklerdir. - Samiha Ayverdi

[zarf]

  • Yoksul veya alçak bir biçimde

    Ayaklarındaki postalların yarısı yok bir hâlde mart havasının sert soğuğunda âciz ve sefil titriyordu. - Halide Edip Adıvar

SEFER (Kelime Kökeni: Arapça sefer)

[isim]

  • Yolculuk

    Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden / Birçok seneler geçti dönen yok seferinden - Yahya Kemal Beyatlı

  • Kez, defa, kere

    Her seferinde ufaklıklardan en büyüğü açardı telefonu. - Elif Şafak

[askerlik]

  • Genellikle ülke dışına yapılan askerî harekât, savaşa gitme, savaş

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sefere kalkmak
  • sefer etmek

Birleşik Kelimeler: sefer tası, bu sefer, seyrüsefer, ring seferi

ESEFLİ

[sıfat]

  • Üzüntülü, tasalı, kaygılı

    Cevat'ın yüreğinde esefli bir duygu başkaldırıyordu. - Cahit Uçuk

SEFİRE (Kelime Kökeni: Arapça sefīre)

[isim]

[eskimiş]

  • Bayan elçi

    Sefiremizin tiyatrosever oluşu konuşmalara daha da revnak verdi. - Haldun Taner

  • Elçi karısı

SEFİNE (Kelime Kökeni: Arapça sefīne)

[isim]

[eskimiş]

[denizcilik]

  • Gemi

    Kaptan Abdullah Bey yirmi beş sene harp sefinelerinde süvarilik yapmıştı. - Peyami Safa

SEFERÎ (Kelime Kökeni: Arapça seferī)

[sıfat]

  • Yolculukla ilgili olan
  • Savaşla ilgili olan, hazari karşıtı

[isim]

[din bilgisi]

  • Yolculuk sebebiyle dinî açıdan kendisine bazı kolaylıklar sağlanan kimse

Birleşik Kelimeler: seferî durum, seferî hâl

ENSEFAL (Kelime Kökeni: Fransızca encéphale)

[isim]

[tıp]

  • Beyin

SEFARET (Kelime Kökeni: Arapça sefāret)

[isim]

  • Elçilik

    Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: sefarethane

SEFALET (Kelime Kökeni: Arapça sefālet)

[isim]

  • Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı

    İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sefalet çekmek

SEFERLİ

[sıfat]

  • Sefere giden veya sefere çıkan

SEFALI

[sıfat]

  • Şenlikli, eğlenceli

    Üsküdar bağlarının sefalı olmasına rağmen bu sahili tercih eden dostların küme küme oturup kendi zevküsefalarında olduğunu görürüz - Asaf Halet Çelebi

SEFERLİK

[sıfat]

  • Herhangi bir defaya yetecek miktarda olan

    İki seferlik yol parası.

Birleşik Kelimeler: bu seferlik