İçinde Mek Bulunan 6 Harfli Kelimeler

İçerisinde MEK olan 6 harfli 101 kelime bulunuyor. İçinde MEK olan 6 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Mek ile başlayan 6 harfli kelimeler. mek ile biten 6 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

ÇÖĞMEK23, DÖVMEK21, GÖÇMEK20, SÖVMEK20, ÇÖZMEK19, GÖYMEK19, DÜĞMEK18, GÖMMEK18, ÇÖMMEK17, GÖRMEK17, GEVMEK17, ÇÖKMEK16, DEĞMEK16, ÖZEMEK16, ÖLÇMEK16, BÖLMEK15, DÖNMEK15, DÖKMEK15, ÖDEMEK15, BÜZMEK14, DÜŞMEK14, DÜZMEK14, GEÇMEK14, GEZMEK14, PİŞMEK14, SÖKMEK14, SÖNMEK14, SEVMEK14, ÜŞÜMEK14, YÜZMEK14, ÇİZMEK13, GÜTMEK13, GÜLMEK13, GEDMEK13, GİYMEK13, ÖRTMEK13, SÜZMEK13, ŞİŞMEK13, VERMEK13, BİÇMEK12, BEZMEK12, DİZMEK12, DEŞMEK12, MEKTUP12, MEKRUH12, BÜKMEK11, ÇİMMEK11, DÜRMEK11, GELMEK11, GİRMEK11, GİTMEK11, GERMEK11, KEPMEK11, MEKTEP11, MEKNUZ11, SÜSMEK11, SEZMEK11, SEÇMEK11, TEPMEK11, TÜYMEK11, ÜRÜMEK11, YEDMEK11, ÇİTMEK10, ÇEKMEK10, ÇELMEK10, EMEKÇİ10, İŞEMEK10, KÜSMEK10, SİYMEK10, SÜNMEK10, SÜRMEK10, BİNMEK9, BİLMEK9, BİTMEK9, DİTMEK9, DİNMEK9, DİLMEK9, DELMEK9, DİKMEK9, DENMEK9, DERMEK9, TÜTMEK9, TÜNMEK9, ÜREMEK9, ÜRKMEK9, YİTMEK9, YENMEK9, YERMEK9, YETMEK9, YELMEK9, KESMEK8, SİKMEK8, SİNMEK8, SİLMEK8, SERMEK8, SEKMEK8, ERİMEK7, EMEK7, ENEMEK7, ELEMEK7, İRKMEK7

ERİMEK

[nesnesiz]

  • Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek

    Şeker suda erir.

  • Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek

    Yüzündeki karlar eriyince beyaz, yuvarlak bir yüz meydana çıkmıştı. - Sait Faik Abasıyanık

  • Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak

[mecaz]

  • Çok zayıflamak

    Günden güne eriyen Kerime'yi, o tek kardeşimi kurtarabilirim ümidiyle size koştum. - Aka Gündüz

[mecaz]

  • Utancından çok sıkılmak

[mecaz]

  • Yok olmak, bitmek, tükenmek

    Güzel hayatımız da bir göz açıp kapayışta eridi. - Refik Halit Karay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eriyip bitmek
  • eriyip gitmek

Birleşik Kelimeler: erim erim

EMEKLİ

[sıfat]

  • Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli

[isim]

  • Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt

    Buraya gelenler hep asker emeklileridir. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • emekli olmak
  • emekliye ayırmak (veya çıkarmak veya çıkartmak)
  • emekliye ayrılmak (veya çıkmak)
  • emekliye sevk etmek

Birleşik Kelimeler: emekli aylığı, emekli ikramiyesi, emekli maaşı, malulen emekli

ENEMEK

[-i]

  • İğdiş etmek

ELEMEK

[-i]

  • Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek

    Eledim eledim höllük eledim / Aynalı beşikte bebek beledim - Halk türküsü

  • Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek
  • İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak

[mecaz]

  • Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak

[spor]

  • Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek

İRKMEK

[nesnesiz]

[halk ağzında]

  • Birikmek
  • Tiksinmek

[eskimiş]

  • Biriktirmek, toplamak

KESMEK

[-i]

  • Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak

    İpi kesmek.

  • Dibinden ayırmak

    Ağaçları kesmek. Dalları kesmek.

  • Düzgün parçalara ayırmak

    Eti kesmek. Patatesi kesmek.

  • Kesici bir araçla yaralamak

    Nasıl sol elimle sağ elimi kesip biçeceğim? - Reşat Nuri Güntekin

[nesnesiz]

  • Ucunu almak

    Saç kesmek. Tırnak kesmek.

[nesnesiz]

  • Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak

    Koyun kesmek. Tavuk kesmek.

  • Son vermek, gidermek

    Bu ilaç baş ağrısını keser.

  • Ara vermek

    Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler. - Memduh Şevket Esendal

  • Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek

    Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler.

  • Akımı durdurmak

    Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş. - Sait Faik Abasıyanık

  • Belirtmek, kararlaştırmak

    Gününü daha kesmedik.

[nesnesiz]

[-den]

  • Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek

    Ücretinden beş lira kesmişler.

  • Para basmak
  • Azaltmak, güçleştirmek

    Rüzgâr geminin yolunu kesiyor.

  • İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak
  • Geçişi önlemek

    Yolu kesmek.

[nesnesiz]

  • Susmak

    Kes artık yeter!

  • Hasta organı ameliyatla almak
  • Bölmek, ayırmak

    Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri.

  • Yazıyı, filmi kısaltmak

[nesnesiz]

[argo]

  • Uydurmak, yalan söylemek
  • Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak

    Rüzgâr yüzümü kesiyor.

[mecaz]

  • Birini yermek, kötülemek

    Hiç değil beni kesmeden edemez o. - Orhan Kemal

[mecaz]

  • Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak

[mecaz]

  • Vahşice öldürmek

[spor]

  • Oyuncuyu takım kadrosuna almamak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kesip atmak
  • kesip biçmek
  • kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur
  • kestiği tırnak olamamak

Birleşik Kelimeler: kesyap, kesyapıştır, ateşkes

SİKMEK

[-i]

[kaba konuşmada]

  • Erkek cinsel ilişkide bulunmak

SİNMEK

[-e]

[nesnesiz]

  • Kendini göstermemek için büzülmek, saklanmak, pusmak
  • Korku, yılgınlık vb. sebeplerle konuşmamak, hareket etmemek veya tepki göstermemek

    Artık Emine'nin takdirine, maskaralıklarına mukabele etmiyor, bir köşeye siniyor, düşünüyordu. - Halide Edip Adıvar

[-e]

  • Hiç çıkmayacak veya güç çıkacak biçimde işlemek, nüfuz etmek
  • Huy, alışkanlık vb. iyice yerleşmek

    Doktorun bütün ömrüne sinecek bir çirkin dedikodu başlayacak. - Memduh Şevket Esendal

SİLMEK

[-i]

  • Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek

    Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi. - Ömer Seyfettin

[nesnesiz]

  • Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak

    Türküler çağırarak tahta siliyorlar. - Yusuf Ziya Ortaç

  • Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek

    Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi.

  • Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek

[-i]

[-den]

  • Üzerini çizerek atmak, yok etmek

    Defterden adını silmişler.

[mecaz]

  • İlişkisini koparmak, yok saymak

[-i]

[-den]

[mecaz]

  • Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak

    Takımı sahadan silmek.

[mecaz]

  • Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek

    Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır. - Memduh Şevket Esendal

Ata Sözleri ve Deyimler

  • silip atmak
  • silip süpürmek

Birleşik Kelimeler: sil baştan

SERMEK

[-e]

[-i]

  • Kurutmak için asmak

    Kar gibi çamaşırları serip eve döndü. - Oktay Rifat

  • Göstermek amacıyla asmak veya yaymak

    Çeyiz sermek.

  • Düz bir yere yaymak

    Üzüm sermek. Bulgur sermek.

  • Açarak yaymak veya döşemek

    Çerçeveli çerçevesiz bir sürü fotoğraf çıkarıp masanın üzerine serdi. - Aka Gündüz

  • Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek veya hırpalamak

    Onun için bir an önce leşlerini köpek leşi gibi İstanbul'un çamurlu kaldırımlarına sermek zamanı gelmişti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[mecaz]

  • Boşlamak, savsaklamak

Birleşik Kelimeler: sere serpe

SEKMEK

[nesnesiz]

  • Tek veya iki ayak üzerinde sıçramak

    Evden yola, yoldan eve varabilmek için evvelce yerleştirilmiş iri kayalar üzerinde sekmek gerekirdi. - Haldun Taner

  • Tek veya iki ayak üzerinde sıçrayarak ilerlemek
  • Atılan bir nesne bir yere dokunduktan sonra sıçrayarak gitmek

    Taş seke seke gözden kayboldu.

  • Bir yere, bir cisme çarparak yön değiştirmek

    Mermi sekti.

  • Aralık vermek

    Hastanın ateşi bir gün bile sekmedi.

Birleşik Kelimeler: kargasekmez

BİNMEK

[-e]

  • Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak

    Belki de atlara binerek dolaşırız. - Refik Halit Karay

  • Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak

    Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz. - Orhan Seyfi Orhon

  • Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak
  • Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak

    Damar damara binmiş.

[-e]

[nesnesiz]

  • Fiyat artmak

    Pamuklulara yüzde on bindi.

  • Eklenmek, katılmak

    Annemin dul maaşından ayrılmış bütçeme bir de posta masrafı binmişti her hafta. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bindiği dalı kesmek

Birleşik Kelimeler: indibindi

BİLMEK

[nesnesiz]

  • Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak

    Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu. - Adalet Ağaoğlu

[-i]

  • Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak

    Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz. - Burhan Felek

  • Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek
  • Tanımak, hatırlamak

    Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi? - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Sanmak, varsaymak, farz etmek

    Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir. - Refik Halit Karay

[-i]

  • Sorumlu tutmak

    Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim.

  • İnanmak

    Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku - Necati Cumalı

[-i]

  • İşine gelmek, uygun bulmak

    Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?

  • -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur

    Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek.

[-i]

  • Saymak

    Teşekkürü borç bilirim.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bildiğinden şaşmamak (veya kalmamak)
  • bildiğini okumak
  • bildiğini yapmak
  • bildiğini yedi mahalle bilmez
  • bildim bileli
  • bilemedin (veya bilemediniz)
  • bilir bilmez
  • bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp
  • bilmem hangi (veya kaç veya kim veya nasıl veya ne)

Birleşik Kelimeler: yolbil, değerbilmez, iyilikbilmez, kadirbilmez

BİTMEK

[nesnesiz]

  • Tükenmek

    Dün akşam param bitmişti. - Sait Faik Abasıyanık

  • Sona ermek

[mecaz]

  • Çok yorulmak

[mecaz]

  • Güçsüz kalmak, çok zayıflamak

    Biçare adam on günde limon sarısına dönmüş, incelmiş, bitmiş. - Etem İzzet Benice

[-e]

[argo]

  • Çok sevmek, bayılmak, beğenmek

    Buğulu bir sesi var. Ben böyle sese biterim. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • bitmek tükenmek bilmemek
  • bitmez (veya bitip) tükenmez

Birleşik Kelimeler: oldubitti, oldum bittim

[nesnesiz]

  • Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek

    Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? - Falih Rıfkı Atay

  • Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak

    Aynı anda sahnenin her yerinde birden bitiyor, bir şarkıcıdan çok bir göz bağcıya benziyordu. - Murathan Mungan

DİTMEK

[-i]

  • Yün, pamuk vb.ni tellere ayırarak kabartmak
  • Elle çok küçük parçalara ayırmak

    Haşlanan etleri soğuduktan sonra didiniz.