İçinde İf Bulunan 5 Harfli Kelimeler

İçerisinde İF olan 5 harfli 51 kelime bulunuyor. İçinde İF olan 5 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İf ile başlayan 5 harfli kelimeler. if ile biten 5 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAFİF21, ZİFAF20, İFRAĞ18, AFİFE17, FİFRE17, İFFET17, KİFAF17, İFHAM16, PASİF16, ZİFOS16, HERİF15, HATİF15, İFLAH15, NAHİF15, ŞİFON15, AZNİF14, ÇİFTE14, İFRAZ14, KAŞİF14, KEŞİF14, NEZİF14, ŞİFRE14, ŞERİF14, TİFÜS14, ZİFİR14, ZİFİN14, ZARİF14, DATİF13, İFADE13, KEYİF13, MOTİF13, MASİF13, REDİF13, SİFON13, İSTİF12, İFLAS12, İFSAT12, KESİF12, RESİF12, SİFİN12, ARİFE11, AKTİF11, ELİFİ11, İFRAT11, İFRİT11, İFTAR11, LİF11, LATİF11, NİFAK11, TARİF11, TELİF11

ARİFE (Kelime Kökeni: Arapça ʿarefe)

[isim]

  • Belirli bir günün, olayın bir önceki günü veya ona yakın günler, ön gün

    Bazı ramazan ve bayram arifelerinde teyzelerim beni Eyüp'teki aile mezarlığına götürürlerdi. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • arifeyi gösterip bayramı göstermemek

Birleşik Kelimeler: arife günü

AKTİF (Kelime Kökeni: Fransızca actif)

[sıfat]

  • Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal

    Farkına varmadan ezbercilikten kurtulup aktif araştırıcı olmuşsunuz. - Haldun Taner

  • Etkili
  • Çalışan, çalışmasını sürdüren

    Hâlâ aktif bir kurumdur.

[isim]

[dil bilgisi]

  • Etken

[isim]

[ekonomi]

  • Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aktif rol oynamak

Birleşik Kelimeler: aktif enerji, aktif fiil, aktif güç, aktif metot, aktif taşıma, radyoaktif izotoplar

ELİFÎ (Kelime Kökeni: Arapça elifī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Bantlarla süslenmiş

    Başında elifî taç vardı, pek güzel, pek ışıklı bir taçtı bu. - Nezihe Araz

İFRAT (Kelime Kökeni: Arapça ifrāṭ)

[isim]

[eskimiş]

  • Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı

    İfratlar bırakılırsa bürokrasiye karşı her türlü şiddet benim hoşuma gider. - Falih Rıfkı Atay

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ifrata kaçmak
  • ifrata vardırmak

Birleşik Kelimeler: ifrat derecede, ifrat tefrit

İFRİT (Kelime Kökeni: Arapça ʿifrīt)

[isim]

[eskimiş]

  • Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç cin

    Masalların ifriti gibi birdenbire içimde korkunç bir çehre canlandı. - Hüseyin Cahit Yalçın

[mecaz]

  • Öfkeli, ortalığı birbirine katan kimse

[mecaz]

  • İçini kemiren, meşgul eden şey

    İçimdeki bu ifriti öldürmek, sükûnumu bulmak için kendimle cenk ettim. - Hüseyin Cahit Yalçın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ifrit etmek
  • ifrit kesilmek (veya olmak)

İFTAR (Kelime Kökeni: Arapça ifṭār)

[isim]

[din bilgisi]

  • Oruç açma, oruç bozma
  • İftar vakti
  • Ramazanda akşam yemeği

    İftara çağırmak.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iftar etmek

Birleşik Kelimeler: iftar sofrası, iftar tabağı, iftar topu, iftar vakti, iftar yemeği, iftar zamanı

LİFLİ

[sıfat]

  • Lifi olan

LATİF (Kelime Kökeni: Arapça laṭīf)

[sıfat]

  • Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan

    Bu latif yere rüzgâr nüfuz edemez, güneyin kızgın ateşi orayı yakamazdı. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: cinsilatif

NİFAK (Kelime Kökeni: Arapça nifāḳ)

[isim]

  • Geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk

    Nifak unsurları her ikisinin iyi niyetlerinden yavaş yavaş, sinsi sinsi kendi çıkarlarına yararlanmasını bilecekti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nifak sokmak

Birleşik Kelimeler: nifak tohumu

TARİF (Kelime Kökeni: Arapça taʿrīf)

[isim]

  • Tanım

    Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz - Enis Behiç Koryürek

  • Bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme
  • Bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarife gelmemek
  • tarif etmek

Birleşik Kelimeler: tarifname, harfitarif

TELİF (Kelime Kökeni: Arapça teʾlīf)

[isim]

[eskimiş]

  • Uzlaştırma

[eskimiş]

  • Kitap yazma

[hukuk]

  • Telif hakkı

[sıfat]

  • Yazarın kendisinin kaleme aldığı

    Babamın gene o tarihte oynanan bir telif piyesi de o sahnede oynamıştı. - Halit Fahri Ozansoy

Ata Sözleri ve Deyimler

  • telif etmek

Birleşik Kelimeler: telif hakkı

İSTİF (Kelime Kökeni: Rumca)

[isim]

  • Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın

    Uzunca bir arabaya lekeli şilteler, kirli yastıklar yığılıyordu, istif tekmil olmuştu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

  • Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istif etmek
  • istifini bozmamak

Birleşik Kelimeler: balık istifi

İFLAS (Kelime Kökeni: Arapça iflās)

[isim]

[ticaret]

  • Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik

    Her gün küçük tüccarlardan birisi iflasa sürükleniyordu. - Necati Cumalı

[mecaz]

  • Yenilgiye uğrama, değerini yitirme

[mecaz]

  • İşlevini veya görevini yapamama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • iflas bayrağını çekmek (veya borusunu çalmak)
  • iflas etmek

Birleşik Kelimeler: iflas davası, iflas masası, anlaşmalı iflas, dolanlı iflas, hileli iflas, rol iflası

İFSAT (Kelime Kökeni: Arapça ifsād)

[isim]

[eskimiş]

  • Düzeni bozma, karışıklık çıkarma
  • Kargaşalık

KESİF (Kelime Kökeni: Arapça kes̱īf)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Yoğun

    Karanlık, karın beyazlığıyla karışınca daha kesif, elle tutulur gibi bir şey oluyor. - Nazım Hikmet

  • Saydam olmayan
  • Sık, kalın

Birleşik Kelimeler: kesif yem