İf ile Biten 5 Harfli Kelimeler



İF ile biten 5 harfli 23 kelime bulunuyor. Sonu İF olan 5 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İf ile başlayan 5 harfli kelimeler. İçinde İf olan 5 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

HAFİF21, PASİF16, HERİF15, HATİF15, NAHİF15, AZNİF14, KAŞİF14, KEŞİF14, NEZİF14, ŞERİF14, ZARİF14, DATİF13, KEYİF13, MOTİF13, MASİF13, REDİF13, İSTİF12, KESİF12, RESİF12, AKTİF11, LATİF11, TARİF11, TELİF11


AKTİF (Kelime Kökeni: Fransızca actif)


[sıfat]
  • Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal

    Farkına varmadan ezbercilikten kurtulup aktif araştırıcı olmuşsunuz. - Haldun Taner

[isim] [dil bilgisi]
  • Etken
[isim] [ekonomi]
  • Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü

Ata Sözleri ve Deyimler

  • aktif rol oynamak

Birleşik Kelimeler: aktif enerji, aktif fiil, aktif güç, aktif metot, aktif taşıma, radyoaktif izotoplar


LATİF (Kelime Kökeni: Arapça laṭīf)


[sıfat]
  • Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan

    Bu latif yere rüzgâr nüfuz edemez, güneyin kızgın ateşi orayı yakamazdı. - Halide Edip Adıvar

Birleşik Kelimeler: cinsilatif


TARİF (Kelime Kökeni: Arapça taʿrīf)


[isim]
  • Tanım

    Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz - Enis Behiç Koryürek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tarife gelmemek
  • tarif etmek

Birleşik Kelimeler: tarifname, harfitarif


TELİF (Kelime Kökeni: Arapça teʾlīf)


[isim] [eskimiş]
  • Uzlaştırma
[eskimiş]
  • Kitap yazma
[hukuk]
  • Telif hakkı
[sıfat]
  • Yazarın kendisinin kaleme aldığı

    Babamın gene o tarihte oynanan bir telif piyesi de o sahnede oynamıştı. - Halit Fahri Ozansoy

Ata Sözleri ve Deyimler

  • telif etmek

Birleşik Kelimeler: telif hakkı


İSTİF (Kelime Kökeni: Rumca)


[isim]
  • Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın

    Uzunca bir arabaya lekeli şilteler, kirli yastıklar yığılıyordu, istif tekmil olmuştu. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • istif etmek
  • istifini bozmamak

Birleşik Kelimeler: balık istifi


KESİF (Kelime Kökeni: Arapça kes̱īf)


[sıfat] [eskimiş]
  • Yoğun

    Karanlık, karın beyazlığıyla karışınca daha kesif, elle tutulur gibi bir şey oluyor. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: kesif yem


RESİF (Kelime Kökeni: Fransızca récif)


[isim] [jeoloji]
  • Su düzeyindeki sıra kayalar

Birleşik Kelimeler: mercan resifi


DATİF (Kelime Kökeni: Fransızca datif)


[isim] [dil bilgisi]
  • Yönelme durumu

KEYİF (Kelime Kökeni: Arapça keyf)


[isim]
  • Vücut esenliği, sağlık

    Keyfiniz nasıl?

[argo]
  • Esrar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keyfi bilmek
  • keyfi bozulmak
  • keyfi gelmek
  • keyfi kaçmak
  • keyfinden bayılmak (veya dörtköşe olmak)
  • keyfine bakmak
  • keyfine diyecek olmamak
  • keyfini çıkarmak
  • keyfini kaçırmak (veya bozmak)
  • keyfinin kâhyası olmamak
  • keyfini yapmak
  • keyfi oluncaya kadar
  • keyif benim, köy Mehmet Ağa'nın
  • keyif çatmak
  • keyif sormak
  • keyif sürmek
  • keyif vermek

Birleşik Kelimeler: keyif ehli, keyif hâli, keyfetmek, keyfi sıra, keyfi tıkırında, keyfi yerinde, keyfi yolunda, çakırkeyif, ehlikeyif, ramazan keyfi, sabah keyfi


MOTİF (Kelime Kökeni: Fransızca motif)


[isim]
  • Yan yana gelerek bir bezeme işini oluşturan ve kendi başlarına birer birlik olan ögelerden her biri

    Halı motifi. Danteldeki motifler.

[edebiyat]
  • Kendi başlarına konuya özellik kazandıran ögelerin her biri, örge
[müzik]
  • Bestenin bir parçasına çeşitli yönlerden birlik sağlayan belirleyici küçük birim, örge

    Melodi motifi.

Birleşik Kelimeler: ana motif


MASİF (Kelime Kökeni: Fransızca massif)


[sıfat]
  • Som (I)

REDİF (Kelime Kökeni: Arapça redīf)


[isim] [edebiyat]
  • Şiirde uyaktan sonra tekrarlanan, aynı harflerden oluşan kelime veya ek, yedek
[tarih]
  • Son dönem Osmanlı ordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er

AZNİF (Kelime Kökeni: Ermenice)


[isim]
  • Bir domino oyunu türü

KÂŞİF (Kelime Kökeni: Arapça kāşif)


[isim] [eskimiş]
  • Var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran kimse, bulucu

KEŞİF (Kelime Kökeni: Arapça keşf)


[isim]
  • Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
[mecaz]
  • Bir şeyin olacağını önceden anlama, sezme, tahmin
[hukuk]
  • Bir olay veya durumun oluş nedenlerini anlayabilmek için yerinde inceleme yapma

    Bu davaların dağ tepe keşiflerine koşar, kararlarını kaleme alır. - Necati Cumalı

Birleşik Kelimeler: keşfedilmek, keşfetmek, keşfettirmek, keşif kolu