İçinde Haş Bulunan Kelimeler
İçinde HAŞ olan 43 kelime bulunuyor. İçerisinde HAŞ geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Haş ile başlayan kelimeler. Haş ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
12 Harfli Kelimeler
HAŞARILAŞMAK24
11 Harfli Kelimeler
HAŞARILAŞMA23, HAŞİNLEŞMEK22, HAŞLAMLILAR20
10 Harfli Kelimeler
HAŞHAŞHANE28, HAŞIRDAMAK21, HAŞİNLEŞME21, HAŞILLAMAK19
9 Harfli Kelimeler
HAŞIRDAMA20, HAŞIRTILI19, HAŞILLAMA18, HAŞARILIK18, HAŞLANMAK17, HAŞLATMAK17
8 Harfli Kelimeler
HAŞVİYAT23, HURDAHAŞ22, TAHAŞŞÜT20, HAŞLANIŞ19, HAŞARICA19, HAŞMETLİ16, HAŞLATMA16, HAŞLANMA16, HAŞLAMAK16, HAŞİNLİK15
7 Harfli Kelimeler
HAŞIRTI16, HAŞLAMA15, HAŞERAT14
6 Harfli Kelimeler
HAŞHAŞ20, DEHHAŞ19, HAŞEFE19, HAŞYET15, HAŞİYE15, HAŞARI14, HAŞMET14,
5 Harfli Kelimeler
HAŞİV18, HAŞİŞ15, HAŞIL13, HAŞİR12, HAŞİN12, HAŞAT12
4 Harfli Kelimeler
HAŞA11
HAŞA (Kelime Kökeni: Arapça ḥāşā)
-
Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz
Siz böyle söylemişsiniz. Haşa! ben öyle söylemedim.
- Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz
Ata Sözleri ve Deyimler
- haşa huzurdan (veya huzurunuzdan)
- haşa sümme haşa
HAŞİR (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşr)
- Toplanma, bir araya gelme
-
Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması
Haşre kadar beklesen bu iş olmaz.
HAŞİN (Kelime Kökeni: Arapça ḫaşīn)
-
Sert, kırıcı, gönül kırıcı
Bu ağlamayacak kadar keskin, sert, haşin çocuk yüzü birdenbire bir yağmur gibi ağlamaya başladı. - Sait Faik Abasıyanık
-
Sert, kırıcı, gönül kırıcı bir biçimde
Öyle ani ve haşin çıkmıştı ki bu soru, karşıdaki boş bulunup ismini söyledi. - Elif Şafak
HAŞAT
- Darmadağınık, işe yaramaz, bozuk, kötü
- Yorgun, bitkin
Ata Sözleri ve Deyimler
- haşadı çıkmak
- haşat etmek
- haşat olmak
HAŞERE (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşere)
- Böcek
HAŞLAK
-
Kızgın, kaynar, çok sıcak
Fakat kendisini iki çatık kaşın altında parlayan iki hiddetli göz karşıladı. Sevincinin üzerine haşlak sular döküldü. - Aka Gündüz
HAŞIL
- Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı
HAŞERAT (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşerāt)
-
Böcekler
Ağustos böceklerinin ninnileri, dızdızlarının ahengi sanki bu karanlık gölgelerde saklı haşeratı uyutuyordu. - Ömer Seyfettin
- Değersiz ve zararlı kimseler
HAŞARI
-
Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti. - Osman Cemal Kaygılı
- Huysuz, azgın (hayvan)
HAŞMET (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşmet)
-
Görkem
Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden. - Necip Fazıl Kısakürek
HAŞİNLİK
- Haşin olma durumu, haşin davranış
HAŞLAMA
- Haşlamak işi
-
Haşlanarak pişirilen şey
Ben incik yerinin haşlamasını severim. - Burhan Felek
HAŞYET (Kelime Kökeni: Arapça ḫaşyet)
-
Korku, korkma
Bir kâbustan silkinen adamların haşyetiyle göz kapaklarını ovalayarak açıyordu. - Peyami Safa
HAŞİYE (Kelime Kökeni: Arapça ḥāşiye)
- Dipnot
- Bir eseri daha iyi açıklamak için yazılan kitap
HAŞİŞ (Kelime Kökeni: Arapça ḥaşīş)
- Hint kenevirinden çıkarılan esrar
- Kuru ot