İçinde Fı Bulunan Kelimeler
İçinde FI olan 191 kelime bulunuyor. İçerisinde FI geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Fı ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
13 Harfli Kelimeler
DENİZKADAYIFI30,
12 Harfli Kelimeler
FINDIKKABUĞU33, FISFISLATMAK29, FISFISLANMAK29, FIŞKIRTILMAK25
11 Harfli Kelimeler
HAFIZIKÜTÜP34, KİFAFINEFİS31, FISFISLATMA28, FISFISLAMAK28, FISFISLANMA28, FISILDAŞMAK26, FINDIKÇILIK26, FIŞIRDATMAK25, FISTIKÇILIK25, FIKIRDAŞMAK25, FIŞKIRTILMA24, FIRSATÇILIK24, NISFINNEHAR24, AMUDUFIKARİ23, FISILDANMAK23, FIŞTAKLAMAK22, FIRILDATMAK22, FIRILDANMAK22, FIRÇALATMAK22, FIRÇALANMAK22
Tümünü Gör
10 Harfli Kelimeler
FISFISLAMA27, MUHAFIZLIK27, FIŞKIRTICI26, FIRÇALAYIŞ26, FIKIRDAYIŞ26, FISILDAŞMA25, FIRÇACILIK25, HAFIZLAMAK25, VAKFIKEBİR25, FIŞIRDATMA24,
Tümünü Gör
9 Harfli Kelimeler
FIRFIRSIZ28, HAFIZASIZ28, FIÇICILIK25, HAFIZLAMA24, FIŞILDAMA23, FIŞIRDAMA23, FIRDOLAYI22, FIŞKIRDAK22, FISILDAMA21, FIŞKILAMA21, FIŞKIRMAK21, FIŞKIRTMA21, FIÇILAMAK21, FIRÇALAMA20, FINDIKLIK20, FIKIRDAMA20, FISTIKLIK19, RAFIZİLİK19, SIFIRLAMA19, FIRINLAMA18
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
FIRDÖNDÜ27, FIRFIRLI23, FIŞKIRIŞ23, HAFIZLIK23, HAFIZALI23, FINDIKÇI22, HAFIZALİ22, FIRLAYIŞ21, FISTIKÇI21, ÇIFITLIK20,
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
MUHAFIZ23, MUVAFIK22, FIRÇACI21, SIFIRCI20, FIŞILTI19, FIŞIRTI19, FIRINCI19, FIŞLAMA18, FIRKACI18, FIRÇALI18, FIKRACI18, FISILTI17, FISIRTI17, FISKİYE17, FINDIKİ17, MÜNAFIK17, FISLAMA16, FISTIKİ16, FITIKLI16, FITRİYE16
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
FISFIS22, FIÇICI21, FIRFIR20, HAFIZA20, FIŞKIN17, FINDIK16, FILDIR16, RAFIZİ16, FISTIK15, FIKDAN15, FIRSAT14, FITRAT13, FIRLAK13
5 Harfli Kelimeler
HIFIZ20, HAFIZ19, FIKIH17, ÇIFIT16, FIŞKI16, FIRÇA15, LAFIZ15, SIFIR14, FITIK13, FIRIN13, TIFIL13, FITRİ12, FIKRA12, FIRKA12
4 Harfli Kelimeler
FIÇI15, FIRT11
3 Harfli Kelimeler
FIR10
FIR
- Fırıl fırıl
- Piç, fırlama
Ata Sözleri ve Deyimler
- fır dönmek
Birleşik Kelimeler: fır fır
FIRT
-
Bir solukta veya bir yudumda içilebilecek miktar
Çek bir fırt.
Birleşik Kelimeler: fırt fırt
FITRİ (Kelime Kökeni: Arapça fiṭrī)
- Doğuştan
FIKRA (Kelime Kökeni: Arapça fiḳra)
-
Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik
Nasrettin Hoca'nın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir. - Burhan Felek
-
Köşe yazısı
Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı. - Çetin Altan
-
Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri
Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. - Anayasa
- Paragraf
- Omur
FIRKA (Kelime Kökeni: Arapça firḳa)
- İnsan topluluğu
-
Parti (I)
Mecliste, hâkim olan fırkanın, hükûmet teşkilini, muhalif ve ekalliyette bulunan bir fırkaya terk etmesi ise asla mevzubahis olamaz. - Atatürk
-
Tümen
Benim burada bir fırka kumandanım vardı. - Peyami Safa
FITRAT (Kelime Kökeni: Arapça fiṭrat)
- Yaradılış, hilkat
FIRLAK
-
Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık
Alt dudağını bıyığının içine geçirmiş, gözleri fırlak, sanki bir timsaha bakıyordu. - Falih Rıfkı Atay
FITIK (Kelime Kökeni: Arapça fatḳ)
-
İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık
Musiki hocamız genç yaşında bir fıtık ameliyatı sonunda ölmüştü. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- fıtık etmek
- fıtık olmak
Birleşik Kelimeler: fıtık otu, bel fıtığı, kasık fıtığı
FIRIN (Kelime Kökeni: Rumca)
-
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
Pastacı fırını.
- Bu ocakta pişirilmiş
- Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân
-
Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet
Elektrik fırını.
- Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç
Ata Sözleri ve Deyimler
- ... fırın ekmek yemesi lazım
- fırın gibi
Birleşik Kelimeler: fırın boya, fırın kebabı, kara fırın, mikrodalga fırın, taş fırın, yüksek fırın, fırında makarna, elektrik fırını, hava gazı fırını, izabe fırını, pide fırını, simit fırını, simitçi fırını
TIFIL (Kelime Kökeni: Arapça ṭifl)
- Küçük çocuk
- Acemi, toy
- Zayıf, ufak tefek
FIRSAT (Kelime Kökeni: Arapça furṣat)
-
Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon
Önce istemedim, sonra düşününce bunun evden kurtulmam için bir fırsat olduğunu anladım. - Ahmet Ümit
Ata Sözleri ve Deyimler
- fırsat beklemek (veya aramak)
- fırsat bilmek
- fırsat bu fırsat
- fırsat bulmak
- fırsat düşmek (veya çıkmak)
- fırsat her vakit ele geçmez
- fırsatı ganimet bilmek
- fırsatı kaçırmak
- fırsatını düşürmek
- fırsat kollamak (veya gözlemek)
- fırsat sakal altından geçer
- fırsattan istifade etmek
- fırsat vermek
Birleşik Kelimeler: fırsat düşkünü, fırsat eşitliği, fırsat yoksulu
SIFIR (Kelime Kökeni: Arapça ṣifr)
- Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
- Hiçbir değeri olmayan şey
-
Olmayan, bulunmayan
Sıfır makyaj.
-
Kötü, başarısız, verimsiz
Sorma, su içsem kilo alıyorum, bütün rejimleri denedim, netice sıfır. - Attila İlhan
- Yeni, kullanılmamış
Ata Sözleri ve Deyimler
- sıfıra inmek
- sıfıra sıfır, elde var sıfır
- sıfır çekmek
- sıfırdan başlamak
- sıfırı tüketmek
Birleşik Kelimeler: sıfır beden, sıfır polinomu, mutlak sıfır, salt sıfır, solda sıfır
FISTIK (Kelime Kökeni: Arapça fustuḳ)
- Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı
-
Güzel, gösterişli kadın
Çok iyi bir akşam yemeği yedi, üstelik yanında da gencecik bir fıstık. - Muzaffer İzgü
- İyi, hoş
Ata Sözleri ve Deyimler
- fıstık gibi
Birleşik Kelimeler: fıstık çamı, fıstık ezmesi, fıstık içi, fıstık rengi, falan fıstık, Antep fıstığı, çam fıstığı, Hint fıstığı, kaju fıstığı, Şam fıstığı, yer fıstığı
FIKDAN (Kelime Kökeni: Arapça fiḳdān)
- Yokluk
FIRÇA (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor. - Refik Halit Karay
- Resim yapma sanatı ve biçimi
- Paylama
- Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası
Ata Sözleri ve Deyimler
- fırça çekmek (veya atmak)
- fırça gibi
- fırça yemek
Birleşik Kelimeler: perlon fırça, tel fırça, boya fırçası, diş fırçası, sakal fırçası, tıraş fırçası, toz fırçası