İçinde Fat Bulunan Kelimeler
İçinde FAT olan 78 kelime bulunuyor. İçerisinde FAT geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Fat ile başlayan kelimeler. Fat ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
MÜKAFATLANDIRMA28,
14 Harfli Kelimeler
SIFATLAŞTIRMAK27, SIFATLANDIRMAK26
13 Harfli Kelimeler
TEŞRİFATÇILIK27, SIFATLAŞTIRMA26, SIFATLANDIRMA25, KALAFATLANMAK20
12 Harfli Kelimeler
FOSFATLATMAK27, KAFATASÇILIK24, MANİFATURACI24, KALAFATÇILIK23, KALAFATÇILAR22, FATURALATMAK20, KALAFATLAMAK19, KALAFATLANMA19
11 Harfli Kelimeler
FOSFATLATMA26, FOSFATLAMAK26, SÜLFATLAŞMA24, SÜLFATLANMA21, FATURALATMA19, FATURALAMAK19, KALAFATLAMA18
10 Harfli Kelimeler
MÜZAHREFAT26, FOSFATLAMA25, ŞATAFATSIZ24, MÜKEYYİFAT23, TEŞRİFATÇI23, KALAFATSIZ21, ALFATERAPİ20, MÜSAKKAFAT20, SÜLFATLAMA20, FATURALAMA18, MANİFATURA18, İLTİFATKAR16
9 Harfli Kelimeler
FOSFATSIZ28, FATURASIZ21, KAFATASÇI20, KALAFATÇI19, LENFATİZM19, ŞATAFATLI19, MÜELLEFAT18, MÜKAFATEN18, İLTİFATLI16, KARAFATMA16
8 Harfli Kelimeler
FOSFATLI23, TEVKİFAT20, BİSÜLFAT19, FATALİZM18, FATİHANE18, TAHRİFAT18, TEŞRİFAT17, TANZİFAT17, FATURALI16, KAFATASI16, FATALİST15, ALİFATİK14, FATALİTE14, LENFATİK14
7 Harfli Kelimeler
HURUFAT19, MÜKAFAT16, ŞATAFAT16, DEFATEN15, SULFATA15, İLTİFAT13, KALAFAT13, TELEFAT13
6 Harfli Kelimeler
FOSFAT20, FATİHA16, SÜLFAT15, FATURA13, ARAFAT12
5 Harfli Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AFAT10
AFAT (Kelime Kökeni: Arapça āfāt)
- Afetler
ARAFAT (Kelime Kökeni: Arapça ʿarafāt)
- Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe
Ata Sözleri ve Deyimler
- Arafat'ta soyulmuş hacıya dönmek
FATSA
- Ordu iline bağlı ilçelerden biri
İLTİFAT (Kelime Kökeni: Arapça iltifāt)
-
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
Genç kızlar erkeklerin iltifatlarına nasıl karşılık vereceklerini şaşırmışlardı. - Mahmut Yesari
-
İlgi gösterme, rağbet etme
Kime iltifat dozunu artırırsa o gerçekten de bir şeyler olurdu. - Çetin Altan
- Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme
- Yüzünü çevirerek bakma
Ata Sözleri ve Deyimler
- iltifat etmek
KALAFAT (Kelime Kökeni: Rumca)
-
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım. - Halikarnas Balıkçısı
- Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı
- Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
- Onarma, tamir etme
Ata Sözleri ve Deyimler
- kalafata çekmek
Birleşik Kelimeler: kalafat kalemi, kalafat yeri
TELEFAT (Kelime Kökeni: Arapça telefāt)
- Hastalık, afet vb. sebeplerle hayvanların toplu ölümü
FATURA (Kelime Kökeni: İtalyanca fattura)
-
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası
Camın arkasında oturmuş, ha babam fatura damgalayıp para üstü veriyor. - Elif Şafak
Ata Sözleri ve Deyimler
- fatura etmek
- fatura kesmek
- faturasını (birine) çıkarmak (veya ödetmek)
Birleşik Kelimeler: naylon fatura, proforma fatura, irsaliye faturası
SIFAT (Kelime Kökeni: Arapça ṣifat)
-
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
Başvezir sıfatıyla hükûmet işlerini idare eder. - Refik Halit Karay
-
Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad
Beyaz (ev), güzel (çocuk), beş (gün), bu (kitap) gibi.
-
Yüz, kılık ve dış görünüş
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği yoktu. - Falih Rıfkı Atay
Birleşik Kelimeler: sıfat-fiil, sıfat takımı, sıfat tamlaması, belgisiz sıfat, pekiştirmeli sıfat, türemiş sıfat, yalın sıfat, belirsizlik sıfatı, belirtme sıfatı, gösterme sıfatı, işaret sıfatı, niteleme sıfatı, sayı sıfatı, sıra sayı sıfatı, soru sıfatı, üleştirme sıfatı
ALİFATİK (Kelime Kökeni: Fransızca aliphatique)
- Açık zincirli olan (organik madde)
FATALİTE (Kelime Kökeni: Fransızca fatalité)
- Alın yazısı, yazgı, kader
- Uğursuzluk
LENFATİK (Kelime Kökeni: Fransızca lymphatique)
- Lenfle ilgili olan
-
Lenfatizme tutulmuş olan (kimse)
En iyi çocuk tipi, uykudan baş kaldırmayan lapacı yani kof, şişman lenfatik çocuktur. - Refik Halit Karay
FATALİST (Kelime Kökeni: Fransızca fataliste)
- Yazgıcı
DEFATEN (Kelime Kökeni: Arapça defʿaten)
-
Ansızın
Sönük bakan gözleri defaten parladı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Bir çırpıda, bir kerede
SULFATA
-
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz. - Reşat Nuri Güntekin
SÜLFAT (Kelime Kökeni: Fransızca sulfate)
- Sülfürik asidin tuzu veya esteri
Birleşik Kelimeler: amonyum sülfat, bakır sülfat, baryum sülfat, demir sülfat, magnezyum sülfat, potasyum sülfat, sodyum sülfat, kinin sülfatı