İçinde Esa Bulunan Kelimeler

İçinde ESA olan 102 kelime bulunuyor. İçerisinde ESA geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Esa ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

MUKADDESATÇILIK27, CESARETLENDİRME22

14 Harfli Kelimeler

HESAPLATTIRMAK25, VESAİTİNAKLİYE23

13 Harfli Kelimeler

HESAPLATTIRMA24, CESARETSİZLİK21, ESASLANDIRMAK19, CESARETLENMEK18

12 Harfli Kelimeler

MUKADDESATÇI23, ESASLANDIRMA18, TEŞRİKİMESAİ17, CESARETLENME17, CESARETLİLİK16, ENTERESANLIK14

11 Harfli Kelimeler

HESAPSIZLIK26, HESAPLAŞMAK24, HESAPLANMAK21, HESAPLATMAK21, MESABESİNDE18, KESATLAŞMAK16, KANUNUESA15, YEKNESAKLIK15

10 Harfli Kelimeler

HESAPSIZCA27, HESAPLAYIŞ25, HESAPÇILIK24, HESAPLANIŞ23, HESAPLAŞMA23, BAHÇESARAY22, FESATÇILIK22, HESAPLILIK21, HESAPLAMAK20, HESAPLANMA20, HESAPLATMA20, CESARETSİZ18, MUKADDESAT17, KESATLAŞMA15, MÜSELLESAT15, ESASLANMAK13, TEKESAKALI12

9 Harfli Kelimeler

FÜZESAVAR27, HESAPLICA22, TESADÜFEN20, HESAPLAMA19, ALELHESAP18, FLORESANS18, MESAFELİK17, CESAMETLİ14, MÜTESANİT13, CESARETLİ13, ESASLANMA12, ENTERESAN10

8 Harfli Kelimeler

HESAPSIZ22, TESADÜFİ19, FLORESAN16, FESATLIK16, HESABINA16, MESAFELİ16, RÖNESANS16, YEKNESAK11, KESATLIK10

7 Harfli Kelimeler

HESAPÇI20, HESAPÇA19, FESATÇI18, FESAHAT18, TESADÜF18, HESAPLI17, TESAHUP17, VESAYET16, ESASSIZ14, KESAFET14, TESALÜP14, VESAİRE14, CESAMET12, CESARET11, BESALET10, MESAMAT10, TESANÜT10, ESATİRİ8

6 Harfli Kelimeler

MESAFE14, HESA13, VESAİT13, VESAİK13, VESAİR13, MESAHA12, MESABE10, ESASLI9, MESAME9, ESASEN8, MESANE8, MESAİL8, ESARET7, ESATİR7

5 Harfli Kelimeler

MESAJ16, HESAP14, FESAT12, RÜESA8, ESAME7, ESANS7, ESA7, MESAİ7, KESAT6

4 Harfli Kelimeler

ESAS6

KESAT (Kelime Kökeni: Arapça kesād)

[isim]

  • Alışverişte durgunluk

    Bugünlerde alışveriş de kesat. - Nabizade Nâzım

  • Yokluk, kıtlık

ESAS (Kelime Kökeni: Arapça esās)

[isim]

  • Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel
  • Bir iş veya sözde doğru biçim

    Bu işin esası böyle değil.

[sıfat]

  • Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi

    Esas düşünce. Esas görev.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esasa bağlamak
  • esasına bakarsan
  • esası olmamak

Birleşik Kelimeler: esas duruş, esas vaziyet

ESARET (Kelime Kökeni: Arapça esāret)

[isim]

  • Kölelik, tutsaklık, esirlik

    Esaretimin geri kalan müddetini bu ümitle geçirmeye başladım. - Ahmet Midhat

  • Boyunduruk

    İlim ve teknik bugün insanı tabiatın esaretinden kurtaran çeşitli vasıtalar icat etmiştir. - Mehmet Kaplan

[mecaz]

  • Hâkimiyet altında bulunma

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esarette kalmak

ESATİR (Kelime Kökeni: Arapça esāṭīr)

[isim]

[eskimiş]

  • Tarih öncesi tanrılarının efsaneli serüvenlerini anlatan ve bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikâyeler, mitoloji

    Kafamı rüya ve esatirden temizlemek, istiklallerin en güç elde edileni olan fikir istiklaline erişmek için değil mi? - Reşat Nuri Güntekin

ESAME (Kelime Kökeni: Arapça esāmī)

[isim]

[eskimiş]

  • Adlar, isimler

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esamesi okunmamak

ESANS (Kelime Kökeni: Fransızca essence)

[isim]

[kimya]

  • Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı

    Buğday kokusu, ekmek kokusu gibi toprak kokusu da en nefis esanslardan daha asil bir mahiyet taşıyor. - İbrahim Alâeddin Gövsa

Birleşik Kelimeler: limon esansı

ESASİ (Kelime Kökeni: Arapça esāsī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Asal

MESAİ (Kelime Kökeni: Arapça mesāʿī)

[isim]

  • Çalışma, emek

    İki üç günlük mesaiyle bir sürü karanlık noktayı çözümledin. - Osman Aysu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesai yapmak
  • mesaiye kalmak

Birleşik Kelimeler: mesai saati, tam mesai, teşrikimesai, yarım mesai

ESATİRÎ (Kelime Kökeni: Arapça esāṭīrī)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Esatirle ilgili, esatire ait

    Çamlıca tepesinden bakınca İstanbul, esatirî ve baş döndürücü bir güzellikle karşımızda yatardı. - Abdülhak Şinasi Hisar

ESASEN (Kelime Kökeni: Arapça esāsen)

[zarf]

  • Başından, temelinden, kökeninden
  • Zaten

    Esasen bende kabahat ki sizin gibi dönek insanlarla yola çıkmışım. - Osman Cemal Kaygılı

  • Nasıl olsa, gene

    Esasen Mediha Hanım gelmese şimdi de hastayı yalnız bırakamayacaktım. - Halide Edip Adıvar

  • Aslında

    Esasen evvelce de söylediğimiz gibi dilenmek şiddetle memnu idi. - Asaf Halet Çelebi

MESANE (Kelime Kökeni: Arapça mes̱āne)

[isim]

[eskimiş]

[anatomi]

  • İdrar torbası

MESAİL (Kelime Kökeni: Arapça mesāʾil)

[isim]

[eskimiş]

  • Sorunlar

    ... vesair mesail hakkında da noktainazarlarımız bildirildi. - Atatürk

RÜESA (Kelime Kökeni: Arapça ruʾesā)

[isim]

[eskimiş]

  • Başkanlar

ESASLI

[sıfat]

  • Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru

    Büyüdüğü vakit de kendisine esaslı bir şey söylenmemiş. - Necip Fazıl Kısakürek

  • Kuvvetli, etkili

    Annesi ona bağırırken babası da esaslı bir şamar indirdi. - Elif Şafak

[zarf]

  • Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak

    Konuyu esaslı öğrendi mi?

MESAME (Kelime Kökeni: Arapça mesāmme)

[isim]

[eskimiş]

[anatomi]

[biyoloji]

  • Gözenek