İçinde Efa Bulunan Kelimeler
İçinde EFA olan 71 kelime bulunuyor. İçerisinde EFA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Efa ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
14 Harfli Kelimeler
PREFABRİKASYON30
12 Harfli Kelimeler
GÜNDÜZSEFASI34, REFAKATÇİLİK21
11 Harfli Kelimeler
HİDROSEFALİ25, AKŞAMSEFASI24, ŞEFAATÇİLİK23, DOLİKOSEFAL22, SEFARETHANE22, KEFALGİLLER21, KEFALETNAME18
10 Harfli Kelimeler
VEFASIZLIK28, GECESEFASI26, MÜZAHREFAT26, HİDROSEFAL24, VEFAKARLIK23, PREFABRİKE22, ANDROSEFAL20, BRAKİSEFAL19, MAKROSEFAL19, MİKROSEFAL19, TRİKOSEFAL18
9 Harfli Kelimeler
ZEVKÜSEFA27, PREFABRİK21, DEFALARCA20, MÜELLEFAT18, REFAKATÇİ18, ENSEFALİT16, KEFALETEN15
8 Harfli Kelimeler
TEFAHHUS24, REFAHİYE20, ŞEFAATÇİ20, AYNISEFA18, ŞEFAATLİ17, DEFAATLE16, KEFALLER14
7 Harfli Kelimeler
VEFASIZ24, TEFAVÜT21, SEFASIZ19, TEFAHÜR19, VEFAKAR19, CEFAKEŞ19, MEFAHİR18, REFAHLI18, SEFAHAT18, CEFAKAR16, DEFATEN15, ENSEFAL14, NEFASET14, SEFARET14, SEFALET14, AKKEFAL13, KEFARET13, KEFALET13, REFAKAT13, TEFARİK13
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
BİVEFA20, VEFALI19, ZÜREFA17, CEFALI16, DEFANS15, ŞEFAAT15, DEFAAT14, SEFALI14
5 Harfli Kelimeler
VEFAT17, REFAH15, KEFAL11
4 Harfli Kelimeler
VEFA16, CEFA13, DEFA12, SEFA11
KEFAL (Kelime Kökeni: Rumca)
- Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus)
Birleşik Kelimeler: akkefal, uçar kefal, tatlısu kefali
SEFA (Kelime Kökeni: Arapça ṣafā)
- Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma
-
Eğlence, zevk, neşe
Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- sefa (veya sefalar) bulduk
- sefa geldin (veya geldiniz)
- sefa geldine gitmek
- sefasına bakmak
- sefasını sürmek
- sefa sürmek
Birleşik Kelimeler: sefa pezevengi, aynısefa, zevküsefa, akşamsefası, içki sefası, gecesefası, gündüzsefası
DEFA (Kelime Kökeni: Arapça defʿa)
-
Kez, kere, sefer, yol
İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı. - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: bir defa
AKKEFAL
- Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)
KEFARET (Kelime Kökeni: Arapça keffāret)
- Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
-
Diyet (I)
Onu sevmek bile hayatımın kefareti oluyor. - Aka Gündüz
Ata Sözleri ve Deyimler
- kefaretini ödemek
KEFALET (Kelime Kökeni: Arapça kefālet)
-
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış. - Abdülhak Şinasi Hisar
Birleşik Kelimeler: kefalet mektubu, kefaletname, kefalet senedi
REFAKAT (Kelime Kökeni: Arapça refāḳat)
-
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti? - Abdülhak Şinasi Hisar
- Eşlik etme
Ata Sözleri ve Deyimler
- refakat etmek
TEFARİK (Kelime Kökeni: Arapça tefārīḳ)
- Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi
- Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly)
CEFA (Kelime Kökeni: Arapça cefā)
-
Zulüm
Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım. - Ruşen Eşref Ünaydın
Ata Sözleri ve Deyimler
- cefa çekmek (veya görmek)
- cefa etmek
- cefaya katlanmak
- cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez
Birleşik Kelimeler: eza cefa
KEFALLER
- Kefalgiller, kum balığıgiller, cennet balığıgiller, uskumrugiller familyalarını içine alan kemikli balıklar takımı
ENSEFAL (Kelime Kökeni: Fransızca encéphale)
- Beyin
NEFASET (Kelime Kökeni: Arapça nefāset)
-
Nefis olma durumu
Yemekler her günküne üstün bir nefasete ermiş. - Abdülhak Şinasi Hisar
- Kıymetli olma durumu
Birleşik Kelimeler: nefaset bedeli
SEFARET (Kelime Kökeni: Arapça sefāret)
-
Elçilik
Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim. - Nazım Hikmet
Birleşik Kelimeler: sefarethane
SEFALET (Kelime Kökeni: Arapça sefālet)
-
Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi. - Tarık Buğra
Ata Sözleri ve Deyimler
- sefalet çekmek
DEFAAT (Kelime Kökeni: Arapça defaʿāt)
- Kereler, kezler