İçinde Efa Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde EFA olan 7 harfli 21 kelime bulunuyor. İçinde EFA olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "efa ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

VEFASIZ24, TEFAVÜT21, SEFASIZ19, TEFAHÜR19, VEFAKAR19, CEFAKEŞ19, MEFAHİR18, REFAHLI18, SEFAHAT18, CEFAKAR16, DEFATEN15, ENSEFAL14, NEFASET14, SEFARET14, SEFALET14, AKKEFAL13, KEFARET13, KEFALET13, REFAKAT13, TEFARİK13, TELEFAT13

AKKEFAL

[isim]

[hayvan bilimi]

  • Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)

KEFARET (Kelime Kökeni: Arapça keffāret)

[isim]

[din bilgisi]

  • Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
  • Diyet (I)

    Onu sevmek bile hayatımın kefareti oluyor. - Aka Gündüz

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kefaretini ödemek

KEFALET (Kelime Kökeni: Arapça kefālet)

[isim]

[hukuk]

  • Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik

    O zamanlarda her sene kefaletleri yüzünden bin lira, iki bin lira ödemek mecburiyetinde kalınmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

Birleşik Kelimeler: kefalet mektubu, kefaletname, kefalet senedi

REFAKAT (Kelime Kökeni: Arapça refāḳat)

[isim]

  • Arkadaşlık etme, birlikte bulunma

    Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti? - Abdülhak Şinasi Hisar

[müzik]

  • Eşlik etme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • refakat etmek

TEFARİK (Kelime Kökeni: Arapça tefārīḳ)

[isim]

[eskimiş]

  • Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi

[bitki bilimi]

  • Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly)

TELEFAT (Kelime Kökeni: Arapça telefāt)

[isim]

[eskimiş]

  • Hastalık, afet vb. sebeplerle hayvanların toplu ölümü

ENSEFAL (Kelime Kökeni: Fransızca encéphale)

[isim]

[tıp]

  • Beyin

NEFASET (Kelime Kökeni: Arapça nefāset)

[isim]

[eskimiş]

  • Nefis olma durumu

    Yemekler her günküne üstün bir nefasete ermiş. - Abdülhak Şinasi Hisar

  • Kıymetli olma durumu

Birleşik Kelimeler: nefaset bedeli

SEFARET (Kelime Kökeni: Arapça sefāret)

[isim]

  • Elçilik

    Memlekete hareketten önce resmen sefarete müracaat ettim. - Nazım Hikmet

Birleşik Kelimeler: sefarethane

SEFALET (Kelime Kökeni: Arapça sefālet)

[isim]

  • Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı

    İnsan onu bir gördü mü evlerin, sokakların sefaletini unutur giderdi. - Tarık Buğra

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sefalet çekmek

DEFATEN (Kelime Kökeni: Arapça defʿaten)

[zarf]

  • Ansızın

    Sönük bakan gözleri defaten parladı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar

  • Bir çırpıda, bir kerede

CEFAKÂR (Kelime Kökeni: Arapça cefā + Farsça -kār)

[sıfat]

  • Eziyet eden

[halk ağzında]

  • Eziyet çeken, cefakeş

MEFAHİR (Kelime Kökeni: Arapça mefāḫir)

[isim]

[eskimiş]

  • Övünülecek şeyler, övünceler

    Mazinin mefahirini yaşatmak, bir millete yapılacak en büyük hizmet. - Cemil Meriç

REFAHLI

[sıfat]

  • Gönençli

    Bu mesut ve refahlı hayat güzel güzel, arızasız geçerken ne kıyametler koptu. - Refik Halit Karay

SEFAHAT (Kelime Kökeni: Arapça sefāhet)

[isim]

  • Zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık

    Bir memlekette zenginlik başlar da bir parça eğlence ve sefahat de başlamaz olur mu? - Reşat Nuri Güntekin

  • Eğlence

    Geliri, istese veyahut karakteri uygun olsa, değil rahat yaşamaya, sefahat hayatı sürmeye müsaitti. - Halide Edip Adıvar