İçinde Da Bulunan Kelimeler
İçinde DA olan 2058 kelime bulunuyor. İçerisinde DA geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Da ile başlayan kelimeler. Da ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞTIRICILIK36,
Tümünü Gör
14 Harfli Kelimeler
ÇOBANDAĞARCIĞI41, AĞDALAŞIVERMEK34, ÇAĞDAŞLAŞTIRMA34, BAĞDAŞIKLAŞMAK33, DAĞITILIVERMEK33, BAĞDAŞTIRILMAK31, DAMGALAYIVERME31, DENİZGERGEDANI30, ANTİPROPAGANDA29, AĞDALAŞABİLMEK29, AĞDALAŞTIRILMA29, DAMGALANIVERME29, DAĞITILABİLMEK28, DAYANIŞMACILIK28, DALGALANDIRICI28, FAYDALANDIRMAK28, FUNDAMENTALİZM28, GERGEDANGİLLER28, BAŞDANIŞMANLIK27,
Tümünü Gör
13 Harfli Kelimeler
ÇAVDARMAHMUZU35, AĞDALAŞIVERME33, BAĞDAŞTIRMACI33, BAĞDAŞIKLAŞMA32, DAĞITILIVERME32, DAĞLAYIVERMEK32, HIRDAVATÇILIK31, BAĞDAŞABİLMEK30, BAĞDAŞTIRILMA30, DAVRANIŞÇILIK30, DAĞLANIVERMEK30, DENİZKADAYIFI30, HOVARDALAŞMAK30, AĞDALAŞABİLME28, FIRILDAKÇILIK28, AĞDALAŞTIRMAK27, DAĞITILABİLME27, DARMADAĞINLIK27, DAĞLAYABİLMEK27, FAYDALANDIRMA27
Tümünü Gör
12 Harfli Kelimeler
BAĞDAŞTIRICI32, BAĞDAŞMAZLIK31, ÇAĞDAŞLAŞMAK31, DAĞLAYIVERME31, PROPAGANDACI31, BUĞDAYGİLLER30, DAĞILIVERMEK30, DAĞITIVERMEK30, BAĞDAŞABİLME29, DİLBERDUDAĞI29, DAĞITIMCILIK29, DAĞLANIVERME29, HOVARDALAŞMA29, VİCDANSIZLIK29, BAĞDAŞTIRMAK28, HARFENDAZLIK28, KADAYIFÇILIK28, BUDAYIVERMEK27, AĞDALAŞTIRMA26,
Tümünü Gör
11 Harfli Kelimeler
GÖREVDAŞLIK33, ÇAĞDAŞLAŞMA30, VİCDANSIZCA30, DUDAKDEĞMEZ29, DAĞITIVERME29, DAĞILIVERME29, GÖNÜLDAŞLIK29, SONDAJCILIK29, VICIRDAŞMAK28, CIVILDAŞMAK28, BAĞDAŞTIRMA27, BAĞDAŞILMAK27, BAĞDAŞIKLIK27, ÇAVDARHİSAR27, DUYGUDAŞLIK27, DAĞITICILIK27, FAYDASIZLIK27, BUDAYIVERME26, BEDAVACILIK26, FISILDAŞMAK26
Tümünü Gör
10 Harfli Kelimeler
DAĞDAĞASIZ33, ÇAĞILDAYIŞ29, DARIFÜLFÜL29, SAĞLIĞINDA29, VOYVODALIK29, CIVILDAYIŞ29, DAĞITIMEVİ28, GICIRDAYIŞ27, HIRDAVATÇI27, HIŞIRDAYIŞ27, VICIRDAŞMA27, CIVILDAŞMA27, BAĞDAŞILMA26, FIKIRDAYIŞ26, DALGAÖLÇER25, FAYDACILIK25, FISILDAŞMA25, POFURDAMAK25, POFURDATMA25, PROPAGANDA25
Tümünü Gör
9 Harfli Kelimeler
PEDAGOJİK29, DAĞDAĞALI28, UĞURLUDAĞ28, BUĞDAYCIL27, BAĞDAŞMAZ27, MANDAGÖZÜ27, ADAMCAĞIZ26, ÇİÇEKDAĞI25, ÇAĞDAŞLIK25, ÇAVDARSIZ25, DAĞITIMCI25, DARÜŞŞİFA25, HOVARDACA25, VİCDANSIZ25, BAĞDAŞMAK24, DALGÜNDÜZ24, DAVLUMBAZ24, HARFENDAZ24, KADAYIFÇI24, POFURDAMA24
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
VİDANJÖR31, GÖREVDAŞ29, PEDAGOJİ28, GÖNÜLDAŞ25, SONDAJCI25, BUĞDAYSI24, BAĞDAŞIM24, BAĞDAŞMA23, BAĞDAŞIK23, DUYGUDAŞ23, DARBOĞAZ23, DAĞITICI23, DAĞLAYIŞ23, FAYDASIZ23, GÖKÇEADA23, HOPPADAK23, MAZIDAĞI23, AKBUĞDAY22, BEDAVACI22, DAĞCILIK22
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
GÖZDAĞI30, DAĞDAĞA25, VOYVODA25, DAĞLAĞI24, HÜVEYDA23, KAFDAĞI23, DAĞBAŞI22, DALÖĞLE22, PEDAGOG22, DAĞITIŞ21, DAĞILIŞ21, FAYDACI21, AZDAVAY20, AĞIZDAN20, BAĞDADİ20, BABADAĞ20, DAVULCU20, HOVARDA20, SÜVEYDA20, VİDASIZ20
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
ÇAĞDAŞ21, BUĞDAY20, BAĞDAŞ20, CIDAĞI20, AĞDACI19, BANDAJ19, BEYDAĞ19, DAĞLIÇ19, DAĞCIL19, SONDAJ19, BOĞADA18, DAVACI18, DANSÖZ18, PEYDAH18, AJANDA17, BAĞDAT17, ÇAVDAR17, DAVUDİ17, MÜDAVİ17, MÜDAFİ17
Tümünü Gör
5 Harfli Kelimeler
DAĞCI18, RODAJ17, BAĞDA16, DAVYA15, DAĞLI15, FAYDA15, DAVUL14, DAĞAR14, FUNDA14, FONDA14, SEVDA14, DAVET13, DAVAR13, DATİF13, EFDAL13, FİDAN13, FEDAİ13, FERDA13, GAYDA13, HAYDA13
Tümünü Gör
4 Harfli Kelimeler
AĞDA13, DAĞİ13, DAVA12, FEDA12, HÜDA12, VİDA12, VEDA12, GIDA11, CÜDA11, ADAP10, DARP10, DANG10, DAHİ10, DAHA10, GEDA10, CIDA10, ADAŞ9, DADI9, DAYI9, ADAY8
Tümünü Gör
3 Harfli Kelimeler
DAĞ12, DAV11, DAH9, DAZ8, DAM6, ODA6, ADA5, DAL5, DAR5, EDA5
ADA
-
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire
İnziva yerim bazen limanda bir şileptir, bazen bir ada. - Refik Halit Karay
- Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm
- Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan
- Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu
Ata Sözleri ve Deyimler
- ada gibi
Birleşik Kelimeler: ada balığı, ada çayı, ada soğanı, ada tavşanı, ada tepe, adayavrusu, gök ada, takımada, yarımada, dil adası, kavşak adası, mercan adası, yapı adası
DAL
-
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar! - Tarık Buğra
- Branş
- Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı
- Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube
Ata Sözleri ve Deyimler
- dal budak salmak
- dal gibi
- dal gibi kalmak
- dalları basmak
- dal sürmek
Birleşik Kelimeler: dalkıran, dalkurutan, ana dal, yan dal, ana bilim dalı, harmandalı, zeytin dalı
- Arka, sırt
- Kol
-
Omuz
Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm - Halk türküsü
- Boyun, ense
Ata Sözleri ve Deyimler
- dalına basmak
- dalına binmek
- dal vermek
Birleşik Kelimeler: ana dal, doruk dal
-
Çıplak, yalın
Dalkılıç. Daltaban.
Birleşik Kelimeler: dalfes, dalfidan, dalgündüz, dalkılıç, dalöğle, daltaban, daluyku, dalyarak
DAR
-
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı
Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım. - Adalet Ağaoğlu
-
Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro
Sahilleri kucaklayan tatlı meltemler, bu mahallenin dar sokaklarından geçmiyordu. - Suat Derviş
-
Az, elverişsiz, sınırlı
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz. - Asaf Halet Çelebi
-
Sıkıntılı
Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar? - Memduh Şevket Esendal
-
Yetersiz
Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
Güçlükle, ucu ucuna, ancak
En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler. - Memduh Şevket Esendal
Ata Sözleri ve Deyimler
- dara boğmak
- dara düşmek
- dara gelmek
- dara getirmek
- darda bulunmak
- darda kalmak
- dar gelmek
- dar kaçmak
Birleşik Kelimeler: dar açı, dar aralık, darboğaz, dar boğaz, dar darına, dar gelirli, dar görüşlü, dar hat, dar kafalı, dar paça, dar ünlü, dar vakit, dar zaman, dara dar, darı darına, gönlü dar, havsalası dar, içi dar, ufku dar, yüreği dar
- İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk
Birleşik Kelimeler: darağacı
- Yurt
- Ev
Birleşik Kelimeler: darıdünya, darülaceze, darülbedayi, darüleytam, darülfünun, darüşşifa
EDA (Kelime Kökeni: Arapça edāʾ)
-
Davranış, tavır
Gül kokusunda saf ve masum bir eda, yaseminde romantik bir sevda hisseder gibi olurum. - İbrahim Alâeddin Gövsa
-
Naz, işve
Giyimi kuşamı tepeden tırnağa Paris modası ya, nazı edası hiç aşağı kalmıyor ki! - Attila İlhan
-
Anlatış biçimi, tarzı
Sonra birdenbire sözlerinin konferans edasını değiştirerek bana sordu. - Ömer Seyfettin
-
Verme, ödeme, yerine getirme
Bir zamanlar gözünde büyüttüğü adama bir nevi minnet borcu edası olmalıydı bu. - Osman Aysu
Ata Sözleri ve Deyimler
- eda etmek
DAM
-
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
Pencerenin önüne geçmiş, dalgın ve hiddetli nazarlarıyla karşıki damları seyrediyordu. - Ercüment Ekrem Talu
-
Üzeri toprak kaplı ev, küçük ev, köy evi
Hekim kendisine üç ay, tam üç ay damdan dışarı çıkmaya izin vermemişti. - Nabizade Nâzım
- Tutukevi
-
Ahır
At damında çocuğa çok iyi bir yer yapmıştı. - Halide Edip Adıvar
Ata Sözleri ve Deyimler
- dama çıkmak
- damdan çardağa atlamak
- damdan düşen, damdan düşenin hâlini (veya hâlinden) bilir
- damdan düşercesine
- damdan düşer gibi
- dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı
- dam yandı, içindeki sıçan da (birlikte) yandı
Birleşik Kelimeler: dam aktarma, dam altı, dam koruğu, ısıdam, aş damı, domuzdamı, öküz damı
-
Dansta kavalyenin eşi
Erkeklerin kimi damlarının elinden, kimi kolundan, kimi de hafifçe omzundan tutmuş, geliyorlardı. - Çetin Altan
- İskambil kâğıtlarında kız
ODA
-
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü. - Ahmet Haşim
-
Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik
Sanayi odası. Ticaret odası.
- Yeniçeri kışlası
Birleşik Kelimeler: odabaşı, oda hapsi, oda müziği, oda spreyi, art oda, başoda, karanlık oda, kozmik oda, ön oda, arz odası, basınç odası, bekâr odası, bekleme odası, beslenme odası, çalışma odası, çubuk odası, doğum odası, etüt odası, halk odası, kabul odası, köy odası, kumanda odası, makam odası, makine odası, makyaj odası, misafir odası, müzik odası, oturma odası, reji odası, rejisörlük odası, sanayi odası, sandık odası, soyunma odası, ticaret odası, yatak odası, yemek odası, yer odası, yük odası
ADAY
-
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse
Babası da beni damat adayı olarak görüyordu. - Mahmut Yesari
-
Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, on gün içinde Başkanlık Divanına bildirilir. - Anayasa
Ata Sözleri ve Deyimler
- aday göstermek
- aday olmak
Birleşik Kelimeler: aday adayı
DAZ
- Dazlak
- Çıplak (toprak)
ADAŞ
-
Adları aynı olanlardan her biri
Adaşının, neyin nesi olduğunu hiç bilmiyordu. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
DADI (Kelime Kökeni: Farsça dādū)
-
Evlerde çocuğa bakan kimse, daye
Çocuk iken arife gecesi validemiz, dadılarımız bizi erken yatmaya mecbur ederlerdi. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- dadı olmak
DAYI
-
Annenin erkek kardeşi
Dayımı el pençe divan karşılar, ne yiyip ne içeceğini sormazdı çünkü bilirdi. - Aydın Boysan
- Cesur, yiğit
-
Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü
O kadarcık okumaktan kanun anlaşılsa avukata ekmek mi kalırdı, dayı! - Sait Faik Abasıyanık
-
Kayırıcı
Bunların çok bariz olan bir tarafı da siyasi dayıları sık sık değiştirmeleridir. - Peyami Safa
- Kabadayı
- Osmanlı Devleti'nde Tunus, Cezayir ve Trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici
Birleşik Kelimeler: dayı kızı, dayı oğlu, dayızade, kabadayı
DAH
- Deh
Ata Sözleri ve Deyimler
- dah etmek
ADAP (Kelime Kökeni: Arapça ādāb)
- Töre
-
Yol yordam
Edebiyatın da kendine mahsus adabı var. - Orhan Veli Kanık
Birleşik Kelimeler: adabımuaşeret, adap erkân, muaşeret adabı
DARP (Kelime Kökeni: Arapça ḍarb)
- Vurma, dövme
- Çarpma
- Vuruş
Birleşik Kelimeler: darbetmek, darphane
DANG (Kelime Kökeni: Fransızca dengue)
- Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık