İçinde Cez Bulunan Kelimeler

İçinde CEZ olan 31 kelime bulunuyor. İçerisinde CEZ geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Cez ile başlayan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILMAK26

14 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILMA25

13 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRMAK23

12 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRMA22

11 Harfli Kelimeler

CEZBELENMEK20

10 Harfli Kelimeler

CEZASIZLIK22, DARÜLACEZE20, CEZBELENME19, CEZALANMAK17

9 Harfli Kelimeler

CEZBETMEK18, CEZAYİRLİ17, CEZALANMA16

8 Harfli Kelimeler

CEZBESİZ20, MEDCEZİR17, CEZBETME17

7 Harfli Kelimeler

CEZAEVİ19, CEZASIZ18, TECEZ16, CEZAYİR15, CEZERYE15, CEZBELİ15

6 Harfli Kelimeler

CEZALI13, CEZİRE12

5 Harfli Kelimeler

CEZVE17, CEZBE13, ACEZE11, CEZ11, CEZİR11, CEZ11

4 Harfli Kelimeler

CEZP14, CEZA10

CEZA (Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ)

[isim]

  • Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım

    O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. - Elif Şafak

[hukuk]

  • Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım

    Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceza almak
  • ceza çekmek
  • ceza görmek
  • ceza kesmek
  • cezasını bulmak
  • cezasını çekmek
  • ceza vermek
  • cezaya çarptırmak
  • ceza yazmak
  • ceza yemek

Birleşik Kelimeler: ceza alanı, ceza atışı, cezaevi, ceza hukuku, ceza reisi, ceza sahası, ceza vuruşu, ağır ceza, nakdî ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır hapis cezası, ağır para cezası, beden cezası, disiplin cezası, hafif hapis cezası, idam cezası, kınama cezası, kürek cezası, ölüm cezası, para cezası, pranga cezası

ACEZE (Kelime Kökeni: Arapça ʿaceze)

[isim]

[eskimiş]

  • Âcizler

Birleşik Kelimeler: darülaceze

CEZA (Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ)

[isim]

  • Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım

    O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. - Elif Şafak

[hukuk]

  • Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım

    Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceza almak
  • ceza çekmek
  • ceza görmek
  • ceza kesmek
  • cezasını bulmak
  • cezasını çekmek
  • ceza vermek
  • cezaya çarptırmak
  • ceza yazmak
  • ceza yemek

Birleşik Kelimeler: ceza alanı, ceza atışı, cezaevi, ceza hukuku, ceza reisi, ceza sahası, ceza vuruşu, ağır ceza, nakdî ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır hapis cezası, ağır para cezası, beden cezası, disiplin cezası, hafif hapis cezası, idam cezası, kınama cezası, kürek cezası, ölüm cezası, para cezası, pranga cezası

CEZALI

[sıfat]

  • Cezalandırılmış (kimse)

CEZBE (Kelime Kökeni: Arapça ceẕbe)

[isim]

[eskimiş]

  • Bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçme durumu

    İsmet Paşa'yı birer serdengeçti cezbesiyle savunanlar arasında ben de vardım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cezbeye tutulmak (veya kapılmak)

CEZP (Kelime Kökeni: Arapça ceẕb)

[isim]

[eskimiş]

  • Kendine çekme

[mecaz]

  • Etkileyerek kendine bağlama

Birleşik Kelimeler: cezbetmek

CEZERYE

[isim]

  • Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılan bir tatlı türü

CEZALANMA

[isim]

  • Cezalanmak işi

TECEZZİ (Kelime Kökeni: Arapça tecezzī)

[isim]

[eskimiş]

  • Parçalara ayrılma, ayrılma, bölünme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • tecezzi etmek

CEZALANMAK

[nesnesiz]

  • Cezaya çarpılmak

    Yanlış ve mantıksız hareketim bu surette cezalanmalı! - Aka Gündüz

CEZBETME

[isim]

  • Cezbetmek durumu

CEZVE (Kelime Kökeni: Arapça ceẕve)

[isim]

  • Kahve pişirmeye yarayan, saplı, küçük kap

    Cezvedeki süt çoktan taşmış, gaz ocağının her tarafına köpük köpük yayılırken ateşi de söndürmüştü. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cezve sürmek

Birleşik Kelimeler: kahve cezvesi

CEZBETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ceẕb + Türkçe etmek)

[-i]

  • Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek

    Uzun boyu ve endamındaki zarafeti ile beni cezbetti. - Hüseyin Cahit Yalçın

CEZASIZ

[sıfat]

  • Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış

CEZBELENME

[isim]

  • Cezbelenmek durumu