Cez ile Başlayan Kelimeler



CEZ ile başlayan 27 kelime bulunuyor. Başında CEZ olan kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "İçinde cez olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILMAK26

14 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRILMA25

13 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRMAK23

12 Harfli Kelimeler

CEZALANDIRMA22

11 Harfli Kelimeler

CEZBELENMEK20

10 Harfli Kelimeler

CEZASIZLIK22, CEZBELENME19, CEZALANMAK17

9 Harfli Kelimeler

CEZBETMEK18, CEZAYİRLİ17, CEZALANMA16

8 Harfli Kelimeler

CEZBESİZ20, CEZBETME17

7 Harfli Kelimeler

CEZAEVİ19, CEZASIZ18, CEZAYİR15, CEZERYE15, CEZBELİ15

6 Harfli Kelimeler

CEZALI13, CEZİRE12

5 Harfli Kelimeler

CEZVE17, CEZBE13, CEZ11, CEZİR11, CEZ11

4 Harfli Kelimeler

CEZP14, CEZA10


CEZA (Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ)


[isim]
  • Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım

    O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. - Elif Şafak

[hukuk]
  • Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım

    Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceza almak
  • ceza çekmek
  • ceza görmek
  • ceza kesmek
  • cezasını bulmak
  • cezasını çekmek
  • ceza vermek
  • cezaya çarptırmak
  • ceza yazmak
  • ceza yemek

Birleşik Kelimeler: ceza alanı, ceza atışı, cezaevi, ceza hukuku, ceza reisi, ceza sahası, ceza vuruşu, ağır ceza, nakdî ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır hapis cezası, ağır para cezası, beden cezası, disiplin cezası, hafif hapis cezası, idam cezası, kınama cezası, kürek cezası, ölüm cezası, para cezası, pranga cezası


CEZA (Kelime Kökeni: Arapça cezāʾ)


[isim]
  • Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım

    O, olası ihanetim için cezalardan ceza beğenirken, ben de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordum. - Elif Şafak

[hukuk]
  • Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım

    Cezasını tamamlayana kadar tek kişilik bir koğuşta kalmış. - Ahmet Ümit

Ata Sözleri ve Deyimler

  • ceza almak
  • ceza çekmek
  • ceza görmek
  • ceza kesmek
  • cezasını bulmak
  • cezasını çekmek
  • ceza vermek
  • cezaya çarptırmak
  • ceza yazmak
  • ceza yemek

Birleşik Kelimeler: ceza alanı, ceza atışı, cezaevi, ceza hukuku, ceza reisi, ceza sahası, ceza vuruşu, ağır ceza, nakdî ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır hapis cezası, ağır para cezası, beden cezası, disiplin cezası, hafif hapis cezası, idam cezası, kınama cezası, kürek cezası, ölüm cezası, para cezası, pranga cezası


CEZALI


[sıfat]
  • Cezalandırılmış (kimse)

CEZBE (Kelime Kökeni: Arapça ceẕbe)


[isim] [eskimiş]
  • Bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçme durumu

    İsmet Paşa'yı birer serdengeçti cezbesiyle savunanlar arasında ben de vardım. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cezbeye tutulmak (veya kapılmak)


CEZP (Kelime Kökeni: Arapça ceẕb)


[isim] [eskimiş]
  • Kendine çekme
[mecaz]
  • Etkileyerek kendine bağlama

Birleşik Kelimeler: cezbetmek


CEZERYE


[isim]
  • Ezilmiş havuç içine fındık veya ceviz parçaları eklenerek yapılan bir tatlı türü

CEZALANMA


[isim]
  • Cezalanmak işi

CEZALANMAK


[nesnesiz]
  • Cezaya çarpılmak

    Yanlış ve mantıksız hareketim bu surette cezalanmalı! - Aka Gündüz


CEZBETME


[isim]
  • Cezbetmek durumu

CEZVE (Kelime Kökeni: Arapça ceẕve)


[isim]
  • Kahve pişirmeye yarayan, saplı, küçük kap

    Cezvedeki süt çoktan taşmış, gaz ocağının her tarafına köpük köpük yayılırken ateşi de söndürmüştü. - Elif Şafak

Ata Sözleri ve Deyimler

  • cezve sürmek

Birleşik Kelimeler: kahve cezvesi


CEZBETMEK (Kelime Kökeni: Arapça ceẕb + Türkçe etmek)


[-i]
  • Kendine çekmek, bağlamak, etkilemek

    Uzun boyu ve endamındaki zarafeti ile beni cezbetti. - Hüseyin Cahit Yalçın


CEZASIZ


[sıfat]
  • Cezaya çarptırılmamış, cezalandırılmamış

CEZBELENME


[isim]
  • Cezbelenmek durumu

CEZBELENMEK


[nesnesiz] [eskimiş]
  • Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek

    Hırıltıdan cezbelenen cins köpek gibi artık kendini tutamayarak o da Nükhet'e saldırdı. - Hüseyin Rahmi Gürpınar


CEZALANDIRMA


[isim]
  • Cezalandırmak işi