İçinde Ağ Bulunan Kelimeler
İçinde AĞ olan 1021 kelime bulunuyor. İçerisinde AĞ geçen kelimeler ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Ağ kelimesinin anlamı nedir? Ağ ile başlayan kelimeler. Ağ ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
15 Harfli Kelimeler
BAĞIŞLAYIVERMEK38,
Tümünü Gör
14 Harfli Kelimeler
ÇOBANDAĞARCIĞI41, BAĞIŞLAYIVERME37, BAĞIŞLAYICILIK35, AĞDALAŞIVERMEK34, BAĞIMSIZLAŞMAK34, ÇAĞDAŞLAŞTIRMA34, AŞAĞILAYICILIK33, BAĞDAŞIKLAŞMAK33, ÇAĞCILLAŞTIRMA33, DAĞITILIVERMEK33, AĞAÇLANDIRILIŞ32, BAĞIŞLAYABİLME32, AŞAĞILAŞABİLME31, AKÇAAĞAÇGİLLER31, BAĞDAŞTIRILMAK31, BAĞNAZLAŞTIRMA31, BAYAĞILAŞTIRMA31, AŞAĞILAYABİLME30, BAĞIŞLANABİLME30,
Tümünü Gör
13 Harfli Kelimeler
SAĞGÖRÜSÜZLÜK41, ÇAĞRIŞIMCILIK34, AĞDALAŞIVERME33, BAĞDAŞTIRMACI33, BAĞIMSIZLAŞMA33, ÇAĞLAYIVERMEK33, ESTAĞFURULLAH33, HACILARKUŞAĞI33, BAĞDAŞIKLAŞMA32, BAĞLAYIVERMEK32, DAĞITILIVERME32, DAĞLAYIVERMEK32, PAPAĞANGİLLER32, PAPAĞANLAŞMAK32, AĞIRLAŞTIRICI30, BAĞDAŞABİLMEK30, BAĞDAŞTIRILMA30, BAĞLANIVERMEK30, DAĞLANIVERMEK30, DENİZKOZALAĞI30
Tümünü Gör
12 Harfli Kelimeler
DEFNEYAPRAĞI34, VEZİRPARMAĞI34, BAĞDAŞTIRICI32, ÇAĞLAYIVERME32, BAĞDAŞMAZLIK31, BAĞLAYIVERME31, ÇAĞDAŞLAŞMAK31, ÇAĞIRIVERMEK31, ÇENGÜÇAĞANAK31, DAĞLAYIVERME31, HANIMPARMAĞI31, PAPAĞANLAŞMA31, BUZAĞILAŞMAK30, BAĞIRIVERMEK30, ÇAĞCILLAŞMAK30, DAĞILIVERMEK30, DAĞITIVERMEK30, TAVŞANKULAĞI30, ÜÇKAĞITÇILIK30,
Tümünü Gör
11 Harfli Kelimeler
HAYVANCAĞIZ37, ÇAĞRIŞIMSIZ32, SAĞLIĞINIZA32, BAĞIŞLAYICI31, YAĞMURÖLÇER31, BAĞLAŞIMSIZ30, ÇAĞDAŞLAŞMA30, ÇAĞIRIVERME30, ÇAĞRIŞTIRIŞ30, TAVŞANAYAĞI30, YAĞIŞSIZLIK30, AŞAĞILAYICI29, BUZAĞILAŞMA29, BAĞIRIVERME29, ÇAĞCILLAŞMA29, DAĞITIVERME29, DAĞILIVERME29, PAPAĞANYEMİ29, AĞLAYIVERME28, BAĞIMSIZLIK28
Tümünü Gör
10 Harfli Kelimeler
SAĞGÖRÜSÜZ36, DAĞDAĞASIZ33, YAVRUCAĞIZ33, BAŞSAĞLIĞI32, ÇOCUKCAĞIZ32, GAZOZAĞACI32, YAĞIŞÖLÇER32, ÇAĞRIŞIMCI30, TAVŞANAĞZI30, BAĞIŞLAYIŞ29, ÇAĞILDAYIŞ29, HOROZAYAĞI29, SAĞLIĞINDA29, BAĞIŞÇILIK28, ÇADIRUŞAĞI28, DOMUZAYAĞI28, DAĞITIMEVİ28, AŞAĞILAYIŞ27, AĞAÇKÜPESİ27, BAĞIŞLATIŞ27
Tümünü Gör
9 Harfli Kelimeler
GÖKKUŞAĞI31, SAĞGÖRÜLÜ31, YAVRUAĞZI29, BUZAĞISIZ28, DAĞDAĞALI28, UĞURLUDAĞ28, BAĞDAŞMAZ27, BAĞCIKSIZ27, CANCAĞZIM27, ADAMCAĞIZ26, SAĞBEĞENİ26, ÜÇKAĞITÇI26, AYIBACAĞI25, AĞIZLIKÇI25, BAĞLAYICI25, ÇİÇEKDAĞI25, ÇAĞDAŞLIK25, DAĞITIMCI25, YAĞLAYICI25, YAĞMURSUZ25
Tümünü Gör
8 Harfli Kelimeler
BAĞBOĞAN27, KIZCAĞIZ26, YAPAĞICI26, YAĞÖLÇER26, YAĞIŞSIZ26, BUNCAĞIZ25, CANCAĞIZ25, AĞAÇÖREN24, BAĞDAŞIM24, BAĞIMSIZ24, ÇAĞRIŞIM24, ÇAĞRISIZ24, ÇAĞLAYIŞ24, ÇAYAĞACI24, NAVÇAĞAN24, AÇIKAĞIZ23, BUZAĞILI23, BAĞDAŞMA23, BAĞDAŞIK23, BAĞITSIZ23
Tümünü Gör
7 Harfli Kelimeler
GÖZDAĞI30, FAĞFURİ27, SAĞGÖRÜ27, DAĞDAĞA25, BAĞIŞÇI24, DAĞLAĞI24, AĞIZSIZ23, GÜLAĞAÇ23, KAFDAĞI23, AĞAÇSIZ22, AĞIZCIL22, BAŞAĞAÇ22, ÇAĞIRIŞ22, ÇAĞRICI22, DAĞBAŞI22, HACIAĞA22, PAPAĞAN22, VARSAĞI22, AĞRIYIŞ21, AĞAÇÇIK21
Tümünü Gör
6 Harfli Kelimeler
FAĞFUR26, SAĞYAĞ23, ÇAĞDAŞ21, MAĞŞUŞ21, MAĞFUR21, ZAĞSIZ21, BUZAĞI20, BAĞSIZ20, BAĞDAŞ20, BAĞICI20, ÇAĞCIL20, SAĞDIÇ20, YAPAĞI20, YAĞSIZ20, CIDAĞI20, AĞDACI19, BAĞRIŞ19, BAĞCIK19, BEYDAĞ19, DEBBAĞ19
Tümünü Gör
5 Harfli Kelimeler
LAĞIV19, ZAĞCI19, BAĞCI18, BAĞIŞ18, DAĞCI18, FERAĞ18, İFRAĞ18, YAĞCI18, YAĞIŞ18, YAĞIZ18, SAĞCI17, AŞAĞI16, AĞCIK16, BAĞIM16, BAĞDA16, ÇIRAĞ16, ÇAĞMA16, ÇAĞRI16, YAĞSI16, ZAĞLI16
Tümünü Gör
4 Harfli Kelimeler
AĞCI15, AĞIŞ15, AĞIZ15, AĞAÇ14, BAĞI14, ÇAĞA14, YAĞI14, AĞDA13, AĞIM13, AĞSI13, BAĞA13, DAĞİ13, SAĞI13, AĞIL12, AĞIN12, AĞIR12, AĞIT12, AĞLI12, AĞMA12, AĞRI12
Tümünü Gör
3 Harfli Kelimeler
ÇAĞ13, ZAĞ13, CAĞ13, BAĞ12, DAĞ12, YAĞ12, AĞI11, SAĞ11, AĞA10
2 Harfli Kelimeler
AĞ9
AĞ
-
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü
Balık ağı. Tenis ağı.
- Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü
-
Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke
Cumhuriyetin onuncu yılında ülkemiz demir ağlarla örülmüştü.
-
Tuzak
Onu, ağına düşmüş bir av gibi ne öldürdü ne ondurdu. - Samiha Ayverdi
- Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file
- Çaprazlama örgü ile yapılan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağ atmak (veya bırakmak)
- ağ çekmek
- ağına düşürmek
Birleşik Kelimeler: ağbenek, ağbeneklilik, ağ iğnesi, ağ ipliği, ağ kayığı, ağ kepçe, ağ kurdu, ağ kurşunu, ağ mantarlar, ağ tabaka, ağ tonoz, ağ torba, ağ yatak, dış ağ, genel ağ, iç ağ, serpme ağ, yerel ağ, alamana ağı, bilgisayar ağı, bilişim ağı, borda ağı, boru ağı, çektirme ağı, çevirme ağı, dalyan ağı, dip ağı, ıstakoz ağı, iletişim ağı, karides ağı, marya ağı, sürtme ağı, voli ağı
- Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık
AĞA
-
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse
Sonra köy ağası hazretleri bizim de kıçımıza atacak tekmeyi. - Nazım Hikmet
- Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan
-
Ağabey
Köye varınca ağamdan parasını muhakkak alır, sana veririm. - Etem İzzet Benice
- Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san
- Cömert, eli açık
- Koca
-
Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san
Yeniçeri ağası. Çarşı ağası.
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağa borç eder, uşak harç
- ağanın alnı terlemezse ırgadın burnu kanamaz
- ağanın eli tutulmaz
- ağanın gözü ata tımardır
- ağanın gözü öküzü semiz eder
- ağanın gözü, yiğidin sözü
- ağanın malı çıkar, uşağın canı
Birleşik Kelimeler: ağababa, ağabey, ağa kapısı, ağa yamağı, ak ağa, hacıağa, hıyarağa, iç ağa, silahtar ağa, acemi ağası, alkış ağası, çarşı ağası, eyyam ağası, hadım ağası, harem ağası, hıyarağası, kahve ağası, kantar ağası, kapı ağası, kızlar ağası, kolağası, köy ağası, tatar ağası, yalı ağası, yeniçeri ağası
AĞI
- Zehir
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağı gibi
Birleşik Kelimeler: ağı ağacı, ağı çiçeği, ağı otu, sarıağı
SAĞ
-
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı
Sağ cebinde kocaman bir gazete tomarı görünüyordu. - Ömer Seyfettin
-
Bu taraftaki yön
Sağa dönmek. Sağdan yürümek.
- Ekonomi ve siyasette gelenekçi (görüş)
- Boksta sağ yumrukla vuruş
Ata Sözleri ve Deyimler
- sağa kaymak
- sağa sola
- sağa sola bakmadan
- sağdan geri dönmek (veya etmek)
- sağ elinin verdiğini sol elin görmesin
- sağ eliyle sol kulağını göstermek
- sağ gösterip sol vurmak
- sağ gözünü sol gözünden sakınmak
- sağını solunu bilmemek
- sağı solu (belli) olmamak
- sağ yapmak
Birleşik Kelimeler: sağ açık, sağ bek, sağ çıkarma, sağ eğilimli, sağ haf, sağ iç, sağ kanat, sağkol, sağ kol, sağ şerit, ortanın sağı
- Sağlam, esen
-
Yaşamakta olan
Aliş sağ mı yoksa boğuldu mu? - Halikarnas Balıkçısı
-
Katkısız
Sağyağ.
Ata Sözleri ve Deyimler
- sağ kalmak
- sağ ol
- sağ olsun
Birleşik Kelimeler: sağbeğeni, sağduyu, sağ esen, sağgörü, sağistem, sağ para, sağ salim, sağ selamet, sağtöre, sağyağ
AĞIL
-
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç
Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum. - Sait Faik Abasıyanık
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
Birleşik Kelimeler: açık ağıl
- Hale
- Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker
AĞIN
- Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
AĞIR
-
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı
Kurşun, ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır.
-
Çapı, boyutu büyük
Ağır top.
-
Yavaş
Adam ağır adımlarla gelip masanın başına geçiyor. - Esat Mahmut Karakurt
-
Yoğun
Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı. - Abbas Sayar
- Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak)
-
Değeri çok olan, gösterişli
Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi. - Mithat Cemal Kuntay
-
Çetin, güç
Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. - Feridun Fazıl Tülbentçi
- Ciddi
- Sıkıntı veren, bunaltan
-
Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum. - Nurullah Ataç
-
Ağırbaşlı, ciddi
Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı. - Halide Edip Adıvar
-
Keskin, boğucu (koku)
Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır. - Falih Rıfkı Atay
-
Kısık, alçak
Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi. - Osman Cemal Kaygılı
- Davranışları yavaş olan
-
Sindirimi güç (yiyecek)
Ağır bir yemek.
-
Ağır sıklet
Yıllarca ağırda güreşti.
-
Yavaş bir biçimde
Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu. - Etem İzzet Benice
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağır basar, yeğni kalkar
- ağır basmak
- ağır basmak
- ağır çekmek
- ağırdan almak
- ağır durmak
- ağır gelmek
- ağır git ki yol alasın
- ağırına gitmek
- ağır işitmek (veya duymak)
- ağır kaçmak
- ağır kazan geç kaynar
- ağır ol!
- ağır ol, batman gel
- ağır otur ki bey (veya molla) desinler
- ağır oturmak
- ağır söylemek
- ağır taş yerinden oynamaz
- ağır yongayı yel kaldırmaz
Birleşik Kelimeler: ağır ağır, ağır aksak, ağır araç, ağırayak, ağırbaşlı, ağırcanlı, ağır ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır çekim, ağırelli, ağır ezgi, ağır hapis cezası, ağır hasta, ağır hava, ağır hidrojen, ağır iş, ağırkanlı, ağır kayıp, ağır kusur, ağır küre, ağır makineli, ağır para cezası, ağır sanayi, ağır sıklet, ağır söz, ağır su, ağır top, ağır uyku, ağır vasıta, ağır yağ, ağır yara, eli ağır, eline ağır, uykusu ağır, yarı ağır sıklet
AĞIT
-
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi
Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar. - Lâtife Tekin
- Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi
-
Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye
Rahman'ın sazı susmuş, okuduğu ağıt bitmiştir. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağıt yakmak (veya düzmek veya tutturmak)
AĞLI
- Ağı bulunan
- Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
AĞMA
- Ağmak işi
- Akan yıldız
AĞRI
- Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı
Anlaşılan kollarındaki ağrı biraz daha sürecek. - Ahmet Ümit
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağrılarda göz ağrısı, her kişinin öz ağrısı
- ağrısı tutmak
Birleşik Kelimeler: ağrı kesici, ağrı kesimi, ağrı sızı, ağrı yitimi, ince ağrı, başağrısı, baş ağrısı, bel ağrısı, diş ağrısı, eski göz ağrısı, ilk göz ağrısı, kalp ağrısı, karın ağrısı, yarım baş ağrısı, yürek ağrısı
BAĞ
-
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne
Ayakkabının bağı çözüldü.
-
Sargı
Yaramın bağını değiştireceğim.
-
Bağlam, deste, demet
Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz.
-
İlgi, ilişki, rabıta
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. - Anayasa
-
Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti
Eklem bağı, asıcı bağ.
- Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm
- Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret
Birleşik Kelimeler: bağ doku, bağ-fiil, organik bağ, ağız bağı, ayak bağı, bel bağı, boyun bağı, diz bağı, domuzbağı, düzen bağı, etek bağı, göbek bağı, gönül bağı, göz bağı, kan bağı, kasık bağı, kol bağı, sancak bağı
- Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası
-
Meyve bahçesi
Kadıköy'den Fenerbahçe'ye kadar olan saha, gözleri okşayan bağlarla örtülüdür. - Beynun Akyavaş
Ata Sözleri ve Deyimler
- bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
- bağ babadan, zeytin dededen kalmalı
- bağ bayırda, tarla çayırda
- bağ bozmak
- bağ budamak
- bağı ağlayanın yüzü güler
Birleşik Kelimeler: bağ bahçe, bağ bıçağı, bağboğan, bağ bozumu, bağ çubuğu, bağkesen
DAĞ
- Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü
Ata Sözleri ve Deyimler
- dağ (veya dağlar) gibi (veya kadar)
- dağ (veya dağları) devirmek
- dağa çıkmak
- dağa kaldırmak
- dağ ardında olsun da yer altında olmasın
- dağda bağın var, yüreğinde dağın var
- dağda büyümüş
- dağda gez belde gez, insafı elden bırakma
- dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur
- dağ dağ üstüne olur, ev ev üstüne olmaz
- dağdan gelip bağdakini kovmak
- dağ doğura doğura bir fare doğurmuş
- dağlara düşmek
- dağlara taşlara
- dağların misafir aldığı mevsim
- dağların şenliği (veya gelin anası)
- dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar
- dağ yürümezse abdal yürür
Birleşik Kelimeler: dağ adamı, dağ alası, dağ anası, dağ armudu, dağ aslanı, dağ ayısı, dağbaşı, dağ başı, dağ bayır, dağ bilimi, dağ birliği, dağ çamı, dağ çayı, dağ çayırı, dağ çileği, dağ dalak otu, dağ elması, dağ eriği, dağ eteği, dağ evi, dağ gölü, dağ havası, dağ iklimi, dağ isketesi, dağ ispinozu, dağ kavağı, dağ keçisi, dağ kestanesi, dağ kırlangıcı, dağ kolu, dağ köyü, dağ lalesi, dağ merası, dağ nanesi, dağ oluşu, dağ otlağı, dağ reyhanı, dağ serçesi, dağ servisi, dağ sıçanı, dağ taş, dağ tavuğu, dağ topu, dağdan inme, dağlar anası, sıradağ, yanardağ, buz dağı, Hüt Dağı, Kafdağı
- Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan
- İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılan yanık
- Büyük üzüntü, acı
Birleşik Kelimeler: gözdağı
YAĞ
- Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
-
Vazelin, mazot gibi yağları andıran ve sanayide kullanılan bir mineral madde
Yağı tükenmiş motor gibi duraklamış, kalmıştı. - Ercüment Ekrem Talu
- Vücudun, atılması gereken amonyak, üre vb. maddelerini içine alarak deriden sızan ve ter kokusunu veren madde
-
Güzel kokulu bitkilerden çıkarılan uçucu, kokulu ve sıvı madde
Gül yağı.
- Abartılı övgü
Ata Sözleri ve Deyimler
- yağa bala batırmak
- yağ bağlamak
- yağ bal olsun
- yağ basmak
- yağ çekmek (veya yapmak)
- yağ gibi kaymak
- yağ yakmak
- yağ yedirmek
Birleşik Kelimeler: yağ aldırma, yağ bezi, yağ çubuğu, yağ doku, yağ ekletme, yağ göstergesi, yağhane, yağ hücresi, yağ kesesi, yağ kutusu, yağ küpü, yağ lambası, yağ mantısı, yağ marulu, yağölçer, yağ şalgamı, yağ taşı, yağ tulumu, yağ uru, yağ yakıt, ağır yağ, bitkisel yağ, ince yağ, kalın yağ, katı yağ, madenî yağ, sadeyağ, sağyağ, sarı yağ, sıvı yağ, alabalık yağı, ayçiçeği yağı, badem yağı, balık yağı, balina yağı, ban yağı, bezir yağı, böbrek yağı, büryan yağı, cila yağı, çiçek yağı, çöz yağı, defne yağı, domuz yağı, don yağı, fındık yağı, gaz yağı, gres yağı, gül yağı, güneş yağı, hacı yağı, haşhaş yağı, Hint yağı, içyağı, iğ yağı, inek yağı, kandil yağı, karanfil yağı, katran yağı, kekik yağı, kenevir yağı, kuyruk yağı, makine yağı, mangal yağı, manuka yağı, mısır yağı, motor yağı, neft yağı, pamuk yağı, reçine yağı, sığla yağı, silindir yağı, soya yağı, susam yağı, taş yağı, tereyağı, Tonya yağı, Trabzon yağı, yağlama yağı, yapak yağı, yer yağı, zaç yağı, zeytinyağı
AĞDA (Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳīde)
- Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği
- Şekerle yapılan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk
Ata Sözleri ve Deyimler
- ağda yapmak
Birleşik Kelimeler: sir ağda