İçinde Aye Bulunan Kelimeler

İçinde AYE olan 103 kelime bulunuyor. İçerisinde AYE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aye ile başlayan kelimeler. Aye ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

HİKAYELEŞTİRMEK25

14 Harfli Kelimeler

HİKAYELEŞTİRME24

13 Harfli Kelimeler

KİFAYETSİZLİK25, NİHAYETSİZLİK23, PAYELENDİRMEK22, DİRAYETSİZLİK21, SERMAYESİZLİK21, NİHAYETLENMEK20

12 Harfli Kelimeler

HİMAYESİZLİK23, PAYELENDİRME21, ŞİKAYETÇİLİK20, NİHAYETLENME19, SERMAYECİLİK19, RİAYETSİZLİK18, DİRAYETLİLİK16

11 Harfli Kelimeler

HADDİKİFAYE27, HİMAYECİLİK21, HİKAYECİLİK20, VELAYETNAME20, MUAYENEHANE19, NİHAYETİNDE19, HİKAYELEMEK18, ŞİKAYETNAME17

10 Harfli Kelimeler

KİFAYETSİZ22, PESPAYELİK21, GAYESİZLİK20, NİHAYETSİZ20, DİRAYETSİZ18, SERMAYESİZ18, HİKAYELEME17, SERMAYEDAR16, MUKAYESELİ15

9 Harfli Kelimeler

HİMAYESİZ20, HİKAYESİZ19, HİKAYECİK18, HİKAYEMSİ17, KİFAYETLİ17, MUGAYERET17, ŞİKAYETÇİ17, MUAYENECİ16, MÜBAYENET16, SERMAYE16, İLANİHAYE15, KARAYEMİŞ15, MÜLAYEMET15, RİAYETSİZ15, SAYESİNDE15, DİRAYETLİ13, SERMAYE13, LAYENKATİ11, RİAYETKAR11

8 Harfli Kelimeler

FÜRUMAYE20, HİMAYE18, MÜZAYEDE18, HİKAYE17, CUMAYE15, HİKAYE14, MUKAYESE13, KİNAYE10

7 Harfli Kelimeler

PESPAYE18, GAYESİZ17, VESAYET16, BEGAYET15, HİDAYET15, KİFAYET15, RİVAYET15, VİLAYET15, VELAYET15, BİDAYET13, GAYETLE13, MUAYEDE13, NİHAYET13, ŞAYESTE13, SAYEBAN12, ŞİKAYET12, CİNAYET12, DİRAYET11, LAYEMUT11, MUAYENE11
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

ÇAYE17, VİKAYE14, HİMAYE13, GAYE12, HİKAYE12, ÇAYE11, DUAYEN11, İNAYET8, KİNAYE8, RİAYET8

5 Harfli Kelimeler

FUAYE14, AYE13, GAYET11, PAYEN11, PAYET11, ŞAYET10, EMAYE8

4 Harfli Kelimeler

GAYE10, PAYE10, DAYE8, SAYE7, AYET6

AYET (Kelime Kökeni: Arapça āyet)

[isim]

[din bilgisi]

  • Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri

    Unutmadığı ayetlerle namaz kılıyor, dua ediyordu. - Ömer Seyfettin

SAYE (Kelime Kökeni: Farsça sāye)

[isim]

[eskimiş]

  • Gölge

[mecaz]

  • Koruma, yardım

İNAYET (Kelime Kökeni: Arapça ʿināyet)

[isim]

[eskimiş]

  • İyilik, kayra, atıfet, ihsan, lütuf

    Gayret bizden, inayet Allah'tan. - Emine Işınsu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • inayet etmek (veya eylemek)
  • inayet ola
  • inayette bulunmak

KİNAYE (Kelime Kökeni: Arapça kināye)

[isim]

  • Düşünüleni dolaylı olarak anlatan söz

    Babam bu kinayeyi anlardı sanırım fakat anlamamazlıktan gelirdi. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Üstü kapalı, sitemli, dokunaklı söz

    Demek lokantadaki kinayeler hep ona karşıydı. Aleyhine bir şeyler kuruluyordu. - Sait Faik Abasıyanık

[edebiyat]

  • Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatı

RİAYET (Kelime Kökeni: Arapça riʿāyet)

[isim]

  • Uyma, boyun eğme

    Edep ve erkâna riayet lazım. - Refik Halit Karay

  • Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme

Ata Sözleri ve Deyimler

  • riayet etmek

EMAYE (Kelime Kökeni: Fransızca émaillé)

[sıfat]

  • Üzeri emayla kaplanmış olan

    Emaye tencere.

[isim]

  • Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme

DAYE (Kelime Kökeni: Farsça dāye)

[isim]

[eskimiş]

  • Dadı

KİNAYELİ

[sıfat]

  • İçinde kinaye bulunan (söz)

    Mebrure bu kinayeli sözlerle kendisine uzanan mektubu aldı. - Peyami Safa

ŞAYET (Kelime Kökeni: Farsça şāyed)

[bağlaç]

  • Eğer

    Bu parayı şayet sen ben vermezsek veren, başkaları olacak. - Ercüment Ekrem Talu

GAYE (Kelime Kökeni: Arapça ġāye)

[isim]

  • Elde edilmesi gereken, ulaşılmak istenen şey, amaç, maksat

    İnsanoğlunun gayesi ölmek değil, yaşamak ve galebe çalmaktır. - Mehmet Kaplan

PAYE (Kelime Kökeni: Farsça pāye)

[isim]

[eskimiş]

  • Rütbe

    Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanımdan uzaklaştırıldı, gitti. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  • Derece, aşama

Ata Sözleri ve Deyimler

  • paye vermek

LAYENKATİ (Kelime Kökeni: Arapça lāyenḳaṭiʿ)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Kesintisiz, aralıksız

RİAYETKÂR (Kelime Kökeni: Arapça riʿāyet + Farsça -kār)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uyan, saygı gösteren, riayet eden

Ata Sözleri ve Deyimler

  • riayetkâr olmak

DİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça dirāyet)

[isim]

[eskimiş]

[ruh bilimi]

  • İnce şeyleri kavrayış

    Dikkat ve dirayetiyle her işin yolunda yürümesini temin etmişti. - Osman Aysu

  • Zekâ
  • Beceriklilik

LAYEMUT (Kelime Kökeni: Arapça lāyemūt)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Ölümsüz, ölmez

    Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. - Atatürk