İçinde Aye Bulunan 7 Harfli Kelimeler

İçerisinde AYE olan 7 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde AYE olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Aye ile başlayan 7 harfli kelimeler. aye ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

PESPAYE18, GAYESİZ17, VESAYET16, BEGAYET15, HİDAYET15, KİFAYET15, RİVAYET15, VİLAYET15, VELAYET15, BİDAYET13, GAYETLE13, MUAYEDE13, NİHAYET13, ŞAYESTE13, SAYEBAN12, ŞİKAYET12, CİNAYET12, DİRAYET11, LAYEMUT11, MUAYENE11, SERMAYE11, SİRAYET10

SİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça sirāyet)

[isim]

  • Hastalık başkalarına geçme, bulaşma

    Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. - Sait Faik Abasıyanık

[mecaz]

  • Yayılma, dağılma

    Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. - Reşat Nuri Güntekin

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sirayet etmek

DİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça dirāyet)

[isim]

[eskimiş]

[ruh bilimi]

  • İnce şeyleri kavrayış

    Dikkat ve dirayetiyle her işin yolunda yürümesini temin etmişti. - Osman Aysu

  • Zekâ
  • Beceriklilik

LAYEMUT (Kelime Kökeni: Arapça lāyemūt)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Ölümsüz, ölmez

    Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. - Atatürk

MUAYENE (Kelime Kökeni: Arapça muʿāyene)

[isim]

[tıp]

  • Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi

    Doktor muayenesine gitmek için aldığı her randevunun ardından korkudan iştahı kesiliyordu. - Selçuk Erez

  • Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol

    Gümrük muayenesi.

Ata Sözleri ve Deyimler

  • muayene etmek
  • muayene olmak

Birleşik Kelimeler: muayenehane, fennî muayene, laboratuvar muayenesi, sağlık muayenesi

SERMAYE (Kelime Kökeni: Farsça ser + māye)

[isim]

[ekonomi]

  • Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal

    Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. - Aka Gündüz

  • Varlık, servet

[mecaz]

  • Konu

    Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu. - Refik Halit Karay

[mecaz]

  • Genelev kadını

Ata Sözleri ve Deyimler

  • sermaye yapmak (veya etmek)
  • sermayeyi doğrultmak
  • sermayeyi kediye yüklemek

Birleşik Kelimeler: sermaye mal, sermaye piyasası, döner sermaye, kayıtlı sermaye, mütedavil sermaye

SAYEBAN (Kelime Kökeni: Farsça sāyebān)

[isim]

[eskimiş]

  • Gölgelik

ŞİKÂYET (Kelime Kökeni: Arapça şikāyet)

[isim]

  • Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı

    Vali ne yapsa hâkim onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış. - Abdülhak Şinasi Hisar

Ata Sözleri ve Deyimler

  • şikâyet etmek
  • şikâyet getirmek
  • şikâyette bulunmak

Birleşik Kelimeler: şikâyet kutusu, şikâyetname

C

[kimya]

  • Karbon elementinin simgesi
  • Romen rakamları dizisinde 100 sayısını gösterir

BİDAYET (Kelime Kökeni: Arapça bidāyet)

[isim]

[eskimiş]

  • Başlama, başlangıç

    Sevdasını, bidayette kıyısından köşesinden paylaşırken, zamanla tamamen sahiplenmiş. - Attila İlhan

GAYETLE

[zarf]

[eskimiş]

  • Aşırı derecede

    Gayetle zengin bir ailenin kıymetli, tek evladı. - Ömer Seyfettin

MUAYEDE (Kelime Kökeni: Arapça muʿāyede)

[isim]

[eskimiş]

  • Bayramlaşma, birbirinin bayramını kutlama

NİHAYET (Kelime Kökeni: Arapça nihāyet)

[isim]

  • Son

    Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım. - Ömer Seyfettin

[zarf]

  • (ni'ha:yet) Sonunda

    Nihayet duam kabul olundu, önümde hiçbir hicap kalmadı, hakikat bana olduğu gibi tecelli etti. - Necip Fazıl Kısakürek

[zarf]

  • -den başka bir şey değil

    Ama bu, nihayet bir nüktedir. - Yusuf Ziya Ortaç

Ata Sözleri ve Deyimler

  • nihayete ermek
  • nihayet vermek

ŞAYESTE (Kelime Kökeni: Farsça şāyeste)

[sıfat]

[eskimiş]

  • Uygun, yakışır

BEGAYET (Kelime Kökeni: Farsça be + Arapça ġāyet)

[zarf]

[eskimiş]

  • Son derece, pek çok, aşırı

    Kızım, evladım, sana söyleyeceğim sözler begayet mühim, begayet naziktir. - Reşat Nuri Güntekin

HİDAYET (Kelime Kökeni: Arapça hidāyet)

[isim]

[eskimiş]

[din bilgisi]

  • Doğru yol, hak olan Müslümanlık yolu

Ata Sözleri ve Deyimler

  • hidayete ermek