İçinde Aye Bulunan 7 Harfli Kelimeler
İçerisinde AYE olan 7 harfli 22 kelime bulunuyor. İçinde AYE olan 7 karakterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Aye ile başlayan 7 harfli kelimeler. aye ile biten 7 harfli kelimeler. İçinde olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
PESPAYE18,
SİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça sirāyet)
-
Hastalık başkalarına geçme, bulaşma
Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. - Sait Faik Abasıyanık
-
Yayılma, dağılma
Vehbi'nin bu şüphesi büyüklere sirayete başladı, çocuk bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. - Reşat Nuri Güntekin
Ata Sözleri ve Deyimler
- sirayet etmek
DİRAYET (Kelime Kökeni: Arapça dirāyet)
-
İnce şeyleri kavrayış
Dikkat ve dirayetiyle her işin yolunda yürümesini temin etmişti. - Osman Aysu
- Zekâ
- Beceriklilik
LAYEMUT (Kelime Kökeni: Arapça lāyemūt)
-
Ölümsüz, ölmez
Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. - Atatürk
MUAYENE (Kelime Kökeni: Arapça muʿāyene)
-
Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi
Doktor muayenesine gitmek için aldığı her randevunun ardından korkudan iştahı kesiliyordu. - Selçuk Erez
-
Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol
Gümrük muayenesi.
Ata Sözleri ve Deyimler
- muayene etmek
- muayene olmak
Birleşik Kelimeler: muayenehane, fennî muayene, laboratuvar muayenesi, sağlık muayenesi
SERMAYE (Kelime Kökeni: Farsça ser + māye)
-
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. - Aka Gündüz
- Varlık, servet
-
Konu
Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu. - Refik Halit Karay
- Genelev kadını
Ata Sözleri ve Deyimler
- sermaye yapmak (veya etmek)
- sermayeyi doğrultmak
- sermayeyi kediye yüklemek
Birleşik Kelimeler: sermaye mal, sermaye piyasası, döner sermaye, kayıtlı sermaye, mütedavil sermaye
SAYEBAN (Kelime Kökeni: Farsça sāyebān)
- Gölgelik
ŞİKÂYET (Kelime Kökeni: Arapça şikāyet)
-
Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı, sızlanma, sızıltı, yakınma (II), yakıntı
Vali ne yapsa hâkim onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış. - Abdülhak Şinasi Hisar
Ata Sözleri ve Deyimler
- şikâyet etmek
- şikâyet getirmek
- şikâyette bulunmak
Birleşik Kelimeler: şikâyet kutusu, şikâyetname
C
- Karbon elementinin simgesi
- Romen rakamları dizisinde 100 sayısını gösterir
BİDAYET (Kelime Kökeni: Arapça bidāyet)
-
Başlama, başlangıç
Sevdasını, bidayette kıyısından köşesinden paylaşırken, zamanla tamamen sahiplenmiş. - Attila İlhan
GAYETLE
-
Aşırı derecede
Gayetle zengin bir ailenin kıymetli, tek evladı. - Ömer Seyfettin
MUAYEDE (Kelime Kökeni: Arapça muʿāyede)
- Bayramlaşma, birbirinin bayramını kutlama
NİHAYET (Kelime Kökeni: Arapça nihāyet)
-
Son
Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım. - Ömer Seyfettin
-
(ni'ha:yet) Sonunda
Nihayet duam kabul olundu, önümde hiçbir hicap kalmadı, hakikat bana olduğu gibi tecelli etti. - Necip Fazıl Kısakürek
-
-den başka bir şey değil
Ama bu, nihayet bir nüktedir. - Yusuf Ziya Ortaç
Ata Sözleri ve Deyimler
- nihayete ermek
- nihayet vermek
ŞAYESTE (Kelime Kökeni: Farsça şāyeste)
- Uygun, yakışır
BEGAYET (Kelime Kökeni: Farsça be + Arapça ġāyet)
-
Son derece, pek çok, aşırı
Kızım, evladım, sana söyleyeceğim sözler begayet mühim, begayet naziktir. - Reşat Nuri Güntekin
HİDAYET (Kelime Kökeni: Arapça hidāyet)
- Doğru yol, hak olan Müslümanlık yolu
Ata Sözleri ve Deyimler
- hidayete ermek