Fa ile Biten 4 Harfli Kelimeler
FA ile biten 4 harfli 13 kelime bulunuyor. Sonu FA olan 4 karekterli kelime listesi ve kelime anlamları.
Ayrıca, "Fa ile başlayan 4 harfli kelimeler. İçinde Fa olan 4 harfli kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.
VEFA16,
ALFA (Kelime Kökeni: Fransızca alpha)
- Yunan alfabesinin birinci harfi
Birleşik Kelimeler: alfa ışınları
- Kuzey Afrika'da ve İspanya'da yetişen ve kâğıt, ip, halı yapımında kullanılan bir bitki (Stipa tenacissima)
İTFA (Kelime Kökeni: Arapça iṭfāʾ)
- Söndürme
- Sönüm
- Sönüm
Ata Sözleri ve Deyimler
- itfa etmek
KAFA (Kelime Kökeni: Arapça ḳafā)
- İnsan başı, ser
- Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü
- Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu
-
Mekanik bir bütünün parçası
Distribütör kafası.
-
Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek
Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş. - Yahya Kemal Beyatlı
-
Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet
Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı. - Yusuf Ziya Ortaç
Ata Sözleri ve Deyimler
- kafa (veya kafasını) dinlendirmek
- kafa (veya kafasını) karıştırmak
- kafa (veya kafasını) şişirmek
- kafa (veya kafasını) ütülemek
- kafa (veya kafayı) çekmek
- kafa (veya kafayı veya kafasını) dinlemek
- kafa atmak
- kafa bulmak
- kafa cilalamak
- kafa eskitmek
- kafa göz yarmak
- kafa kafaya vermek
- kafa kalmamak
- kafa patlatmak
- kafa sallamak
- kafası (veya kafasına) takılmak
- kafası almamak (veya sarmamak)
- kafası bir dünya
- kafası bozulmak
- kafası bulanmak
- kafası dolmak
- kafası dönmek
- kafası dumanlanmak
- kafası durmak
- kafası düzelmek
- kafası ile oynamak
- kafası işlemek (veya çalışmak)
- kafası karışmak (veya allak bullak olmak)
- kafası kazan (gibi) olmak
- kafası kızmak
- kafasına dank etmek
- kafasına estiği gibi
- kafasına geçirmek
- kafasına girmek
- kafasına girmemek
- kafasına göre
- kafasına koymak
- kafasına sığmamak
- kafasına söz girmemek
- kafasına uymak
- kafasına vura vura
- kafasına vur, ekmeğini elinden al
- kafasına vurmak
- kafasından çıkarmak (veya atmak)
- kafasından geçirmek
- kafasında şimşek çakmak
- kafasında tutmak
- kafasını ezmek
- kafasını işletmek
- kafasını kaldırmak
- kafasını kaldırmamak
- kafasını kaşıyacak vakti olmamak
- kafasını kırmak
- kafasını kullanmak
- kafasını kurcalamak
- kafasının bir tahtası eksik (veya noksan) (olmak)
- kafasının dikine gitmek
- kafasının etini yemek
- kafasının kontağı atmak
- kafasını sarmak (veya açmak)
- kafasını sokmak
- kafasını taştan taşa çarpmak (veya vurmak)
- kafasını toplamak
- kafasını tütsülemek
- kafasını uçurmak
- kafasını vurmak
- kafası sarmamak
- kafası sersem sepet (olmak)
- kafası şişmek
- kafası yerinde olmamak
- kafası yerine gelmek
- kafa tutmak
- kafaya almak
- kafaya çıkmak
- kafa yapmak
- kafaya takmak
- kafayı (bir yere) vurmak
- kafayı bulandırmak
- kafayı bulmak
- kafayı çalıştırmak (veya işletmek)
- kafayı değiştirmek
- kafayı tütsülemek (veya dumanlamak)
- kafayı üşütmek
- kafayı yemek
- kafa yok!
- kafa yormak
Birleşik Kelimeler: kafa çıkışı, kafa dengi, kafa sesi, kafa işçisi, kafa kâğıdı, kafa koçanı, kafakol, kafatası, kafası boş, kafası bulutlu, kafası çatlak, kafası dumanlı, kafası iyi, kafası kıyak, kafası kontak, kafası küflü, kafası örümcekli, kafası tembel, kalın kafa, kurukafa, kuru kafa, taş kafa
KOFA
- Hasır otu
SAFA (Kelime Kökeni: Arapça ṣafāʾ)
- 343 sefa
SEFA (Kelime Kökeni: Arapça ṣafā)
- Gönül rahatlığı, rahatlık, kaygısız ve sakin olma
-
Eğlence, zevk, neşe
Beni tam manasıyla mesut eden de asıl bu çeşit tatil sefalarıydı. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Ata Sözleri ve Deyimler
- sefa (veya sefalar) bulduk
- sefa geldin (veya geldiniz)
- sefa geldine gitmek
- sefasına bakmak
- sefasını sürmek
- sefa sürmek
Birleşik Kelimeler: sefa pezevengi, aynısefa, zevküsefa, akşamsefası, içki sefası, gecesefası, gündüzsefası
DEFA (Kelime Kökeni: Arapça defʿa)
-
Kez, kere, sefer, yol
İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı. - Yahya Kemal Beyatlı
Birleşik Kelimeler: bir defa
SOFA (Kelime Kökeni: Arapça ṣuffe)
-
Evlerde oda kapılarının açıldığı genişçe yer, hol
Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış. - Halide Edip Adıvar
ŞİFA (Kelime Kökeni: Arapça şifāʾ)
-
Bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma
Son yüzyıl içinde bizi bu hâlden kurtarmak isteyen hiçbir davranış şifa getiremedi. - Necip Fazıl Kısakürek
Ata Sözleri ve Deyimler
- şifa bulmak
- şifalar olsun
- şifa niyetine
- şifa vermek
- şifayı bulmak (veya kapmak)
Birleşik Kelimeler: şifahane, şifa otu, akıllara şifa, darüşşifa
CEFA (Kelime Kökeni: Arapça cefā)
-
Zulüm
Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım. - Ruşen Eşref Ünaydın
Ata Sözleri ve Deyimler
- cefa çekmek (veya görmek)
- cefa etmek
- cefaya katlanmak
- cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez
Birleşik Kelimeler: eza cefa
ŞUFA (Kelime Kökeni: Arapça şufʿa)
- Ön alım
Birleşik Kelimeler: şufa hakkı
VEFA (Kelime Kökeni: Arapça vefāʾ)
-
Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı
Biz mağlup olduğumuz için sizden cesur görünüyoruz ve vefamız daha sağlamlaşıyor. - Aka Gündüz