Ese ile Biten Kelimeler

ESE ile biten 11 kelime bulunuyor. Sonu ESE olan kelime listesi ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ese ile başlayan kelimeler. İçinde ese olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

8 Harfli Kelimeler

MÜESSESE14, MUKAYESE13, MÜMARESE13

7 Harfli Kelimeler

VESVESE21, HENDESE14, MEDRESE11

6 Harfli Kelimeler

VERESE13, PERESE11

5 Harfli Kelimeler

PRESE10, ADESE8

4 Harfli Kelimeler

KESE5

KESE (Kelime Kökeni: Farsça kīse)

[isim]

  • Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba

    Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı. - Fikret Otyam

[sıfat]

  • Bu küçük torba miktarında olan

    Üç kese tütün.

  • Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap

    Kur'an kesesi.

  • Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez

[mecaz]

  • Bir kimsenin mal varlığı

    Bu sadeleşme, vücut ve keseye daha elverişli idi. - Falih Rıfkı Atay

[anatomi]

  • Organizmanın bazı boşlukları

[bitki bilimi]

  • Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik

[tarih]

  • Beş yüz kuruşluk para birimi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keseden yemek
  • kesenin ağzını açmak
  • kesenin dibi görünmek
  • kesenize bereket
  • kesesi elvermemek
  • kesesine bir şey girmek
  • kesesine göre
  • kesesine güvenmek
  • kesesini doldurmak
  • keseye danış, pazarlığa sonra giriş
  • keseye davranmak

Birleşik Kelimeler: kese çiçeği, kese kâğıdı, kese yoğurdu, bol keseden, döl kesesi, göz kesesi, hamam kesesi, hava kesesi, idrar kesesi, işitme kesesi, öd kesesi, reçine kesesi, safra kesesi, spor kesesi, su kesesi, yağ kesesi, yüzme kesesi

[sıfat]

[halk ağzında]

  • Kısa, kestirme (yol)

ADESE (Kelime Kökeni: Arapça ʿadese)

[isim]

[fizik]

  • Mercek

    Yaşamayı tatsız, dünyayı mahdut gösteren bu adese bana babamdan mı yadigâr kalmıştı? - Kemal Bilbaşar

[bitki bilimi]

  • Kovucuk

PRESE (Kelime Kökeni: Fransızca pressé)

[sıfat]

  • Sıkıştırılmış, sıkılmış olan

MEDRESE (Kelime Kökeni: Arapça medrese)

[isim]

[din bilgisi]

  • İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer

    Geceleri de ya bir cami ya da bir medrese köşesinde kıvrılır yatarmış. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

[eskimiş]

  • Fakülte

Ata Sözleri ve Deyimler

  • medreseye düşmek

PERESE

[isim]

  • Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları şakul ipi

[mecaz]

  • Durum, derece, kerte

    İş bu pereseye geldikten sonra...

Ata Sözleri ve Deyimler

  • peresesine getirmek
  • pereseye almak

MUKAYESE (Kelime Kökeni: Arapça muḳāyese)

[isim]

  • Benzeterek veya karşılaştırarak değerlendirme, karşılaştırma, kıyaslama

    Bu kitabın kahramanıyla hakikat arasında yeniden mukayeseye başladı. - Peyami Safa

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mukayese etmek

MÜMARESE (Kelime Kökeni: Arapça mumārese)

[isim]

[eskimiş]

  • Yatkınlık

VERESE (Kelime Kökeni: Arapça veres̱e)

[isim]

[eskimiş]

  • Mirasçılar

MÜESSESE (Kelime Kökeni: Arapça muʾessese)

[isim]

[hukuk]

  • Kurum (II)

    Türkiye'de henüz memleket meselelerini ilmî bir şekilde araştıran müesseseler kurulmamıştır. - Mehmet Kaplan

[mecaz]

  • Bir toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için uygulanan yöntem

    Hâlbuki bu dayak müessesesi cennetten çıkmadır. - Ömer Seyfettin

HENDESE (Kelime Kökeni: Arapça hendese)

[isim]

[eskimiş]

  • Geometri

VESVESE (Kelime Kökeni: Arapça vesvese)

[isim]

  • Kuruntu

    Etrafı su olduğu için acaba kökünü bırakıp yüzüverir mi diye içime bir vesvese girer. - Burhan Felek

Ata Sözleri ve Deyimler

  • vesveseye düşmek