İçinde Ese Bulunan Kelimeler



İçinde ESE olan 148 kelime bulunuyor. İçerisinde ESE geçen kelimeler ve kelime anlamları.

Ayrıca, "Ese ile başlayan kelimeler. Ese ile biten kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz.

15 Harfli Kelimeler

YÖRESELLEŞTİRME28, KÜRESELLEŞTİRME22

14 Harfli Kelimeler

BÖLGESELLEŞMEK31, MÜESSESELEŞMEK24

13 Harfli Kelimeler

BÖLGESELLEŞME30, HAKKIMÜKTESEP26, YÖRESELLEŞMEK26, BELGESELCİLİK23, MÜESSESELEŞME23, KÜRESELLEŞMEK20

12 Harfli Kelimeler

MÜŞKÜLPESENT25, YÖRESELLEŞME25, KÜRESELLEŞME19, MÜTESELSİLEN17, TELESEKRETER13

11 Harfli Kelimeler

BÖLGESELLİK24, KESEKLENMEK13

10 Harfli Kelimeler

GECESEFASI26, SAĞTÖRESEL25, BOĞAZKESEN24, BELGESELCİ20, RESEPSİYON19, YÖRESELLİK19, ESEFLENMEK18, DARBIMESEL17, DESENCİLİK16, ESERİCEDİT16, MÜKTESEBAT16, ESENLEŞMEK15, İRADIMESEL15, MUKAYESE15, MÜTESELSİL15, TESETTÜRLÜ15, TESELLİSİZ15, DESENLEMEK14, ÜLKESELLİK13, KESEKLENME12
Tümünü Gör

9 Harfli Kelimeler

VESVESE23, HODPESENT21, AĞAÇKESEN20, PRESESYON18, ESEFLENME17, MÜHRESENK17, AKTÖRESEL16, IŞIKKESEN15, MÜRDESENK15, ESENLEŞME14, DESENLEME13, KESELENİŞ13, KESENEKÇİ13, MÜTESELLİ13, MEDRESE13, ESENLEMEK11, KESELEMEK11, KESELENME11, KESELETME11, TEKESEMEK11
Tümünü Gör

8 Harfli Kelimeler

GÖVDESEL27, BÖLGESEL21, RESEPTÖR19, TESEYYÜP19, BAĞKESEN18, ÇEVRESEL18, DİZGESEL18, MAALESEF16, MÜKTESEP16, BELGESEL15, DESENSİZ15, SİMGESEL15, ABECESEL14, LESEPASE14, MÜESSESE14, MADDESEL14, MUKAYESE13, MÜRTESEM13, MÜMARESE13, PELESENK13
Tümünü Gör

7 Harfli Kelimeler

VESVESE21, YÖRESEL16, RESESİF15, ŞAHESER15, HENDESE14, NEVESER14, TÖRESEL14, BAŞESER13, DESENCİ13, İMGESEL13, KESESİZ12, KESECİK11, MEDRESE11, BESEREK10, DESENLİ10, KÜRESEL10, KESEDAR10, SESELİM10, ÜLKESEL10, ESERMEK9
Tümünü Gör

6 Harfli Kelimeler

ESEFLE13, ESEFLİ13, VERESE13, PERESE11, PESETA11, ESERME8, MESELE8, MESELA8, KESE7, KESENE7

5 Harfli Kelimeler

NESEP10, PRESE10, PESEK10, CESET9, ADESE8, DESEN8, ESEME7, MESEN7, MESEL7, KESER6, KESEK6, KESEL6, KESEN6, RESEN6

4 Harfli Kelimeler

ESEF11, ESER5, ESEN5, KESE5


ESER (Kelime Kökeni: Arapça es̱er)


[isim]
  • Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt

    Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir. - Yahya Kemal Beyatlı

Ata Sözleri ve Deyimler

  • eser kalmamak

Birleşik Kelimeler: eser miktarda, esericedit, başeser, edebî eser, neveser, şaheser, tarihî eser, yazma eser, sanat eseri, saz eseri, tesadüf eseri, eski eserler


ESEN


[sıfat]
  • Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim

Ata Sözleri ve Deyimler

  • esen kalmak

Birleşik Kelimeler: sağ esen


KESE (Kelime Kökeni: Farsça kīse)


[isim]
  • Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba

    Çıkarken elini göğsüne sokup bir kese çıkardı, keseden alabildiği kadar para alıp delikten attı. - Fikret Otyam

[sıfat]
  • Bu küçük torba miktarında olan

    Üç kese tütün.

[mecaz]
  • Bir kimsenin mal varlığı

    Bu sadeleşme, vücut ve keseye daha elverişli idi. - Falih Rıfkı Atay

[anatomi]
  • Organizmanın bazı boşlukları
[bitki bilimi]
  • Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik
[tarih]
  • Beş yüz kuruşluk para birimi

Ata Sözleri ve Deyimler

  • keseden yemek
  • kesenin ağzını açmak
  • kesenin dibi görünmek
  • kesenize bereket
  • kesesi elvermemek
  • kesesine bir şey girmek
  • kesesine göre
  • kesesine güvenmek
  • kesesini doldurmak
  • keseye danış, pazarlığa sonra giriş
  • keseye davranmak

Birleşik Kelimeler: kese çiçeği, kese kâğıdı, kese yoğurdu, bol keseden, döl kesesi, göz kesesi, hamam kesesi, hava kesesi, idrar kesesi, işitme kesesi, öd kesesi, reçine kesesi, safra kesesi, spor kesesi, su kesesi, yağ kesesi, yüzme kesesi

[sıfat] [halk ağzında]
  • Kısa, kestirme (yol)

KESER


[isim]
  • Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç

    Kadınlar kucaklarından bebeklerini atıp ellerine keserleri aldılar. - Lâtife Tekin

Birleşik Kelimeler: ayak keseri, el keseri, nalıncı keseri


KESEK


[isim]
  • Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça

Birleşik Kelimeler: altın keseği


KESEL (Kelime Kökeni: Arapça kesel)


[isim] [eskimiş]
  • Gevşeklik, tembellik

Ata Sözleri ve Deyimler

  • kesel gelmek

Birleşik Kelimeler: kesel perdesi


KESEN


[sıfat]
  • Kesme işini yapan
[isim] [matematik]
  • Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru

Birleşik Kelimeler: ağaçkesen, bağkesen, boğazkesen, ışıkkesen, yelkesen, yolkesen


RESEN (Kelime Kökeni: Arapça reʾsen)


[zarf] [eskimiş]
  • Kendi başına, kendiliğinden

KESELİ


[sıfat]
  • Kesesi olan

Birleşik Kelimeler: keseli kurt


KESENE


[isim] [halk ağzında]
  • Sözleşme, yazılı anlaşma

ESEME


[isim] [halk ağzında]
  • Mantık

MESEN (Kelime Kökeni: Fransızca mécène)


[isim]
  • Sanat ve bilim adamlarını koruyan kimse

    Anacığı Sait Faik'in tek meseni, en anlayışlı dostu, sır yoldaşı oldu dünyada. - Haldun Taner


MESEL (Kelime Kökeni: Arapça mes̱el)


[isim] [eskimiş]
  • Örnek alınacak söz

    Büyükannemin sık sık kullandığı bir mesel belleğimde beliriyor. - Haldun Taner

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesel olmak

Birleşik Kelimeler: darbımesel, iradımesel


ESERME


[isim]
  • Esermek işi

MESELE (Kelime Kökeni: Arapça mesʾele)


[isim]
  • Sorun

    Gazeteler vakit vakit bir meseleyi öne sürerler. - Nazım Hikmet

[eskimiş] [matematik]
  • Problem

Ata Sözleri ve Deyimler

  • mesele çıkarmak
  • mesele etmek
  • mesele olmak
  • mesele yapmak
  • mesele yok!

Birleşik Kelimeler: boğaz meselesi, gönül meselesi, ölüm kalım meselesi